Bazı kadınlar vardır, Tabiri caiz ise;üzerinden kırk katırla da geçsen,kırk satırla da kessen, sevmekten yana;iflah olmazlar...

Sevilmedikce; daha da çok sevmistir o kadınlar...

Küçükken bir kez saçları okşanmamıştır fakat; gözlerinizin içine inatla bakarlar, aşkla bakarlar...

Bir kez ne istediği sorulmamıştır yine de; en çok sizin ne istediginiz ile alâkadar olurlar...

Küçücük çocukken tanışmıştır çoğu; kendi karanlığıyla, ama size düştüğünüz her kuyuda ışık olurlar...

Sesleri gür çıkar alabildiğince çünkü susmaktan, susturulmaktan hoşlanmazlar...

Ve o kadınlar, bir gün susarlarsa hayatınız kararır...

Bazı kadınlar vardir hiç 18 yasinda olmamış hep otuzunda Sırtlarında türlü türlü yükler,gamzelerinin çukurlarında hayaller...

Bir görseniz..Ahh bir güldürseniz göreceksiniz.Kaç numara ayakkabı, kaç beden elbise giydiğini bilmeyen kadınlar vardir...

Çünkü birilerinin eskileri onların yenilerini, hep satın almıştır...

Yürüyüşleri duruşları gülüşleri bakışları başkadır...

Bazı kadınlar vardır.Yarımdır.

Tepeden tırnağa yaralıdır...

Bazen çok yoruluruz.Buraya kadarmış deriz.

Çekiliriz bir köşeye,kimseyle konuşmak istemeyiz.

Sadece o köşeler anlar bizi.Ama onlarında ellerinden bir şey gelmez.

Yine her şey bizim üstümüze kalır.Biz toplamaya çalışırız.

Biz toparlarız.

Sonra tamam başardım deriz.Artık pozitifim deriz.

Yeni kişiler alırız hayatımıza.

Her zaman ki gibi onlarda gider.

Ya ölüm alır,ya da canları ister.

Ama sonrasında dağılacak olanda biziz,toplayacak olanda.

Kimse bizi iyileştirmek için yaratılmadı değil mi?

Şimdi geç bir köşeye düşün.Nasıl toparlanıcam de.

Sadece düşün.İstersen ağla içini dök ama iyi ol.Sadece iyi ol...

“Ne kadar kötü günler geçirdin, unuttun mu?

Ne kadar çok ağladın, hatırlamıyor musun?

Ne kadar üzüldü kalbin, ne kadar titredi ellerin, ne kadar çok gözyaşı tükettin, anımsamıyor musun?

Sen ki o küçücük bedeninde dünyalar kadar büyük savaşlar verdin.

Bazen yorganının altında kimse seni duymasın diye sessizce ağladın, ama bazen de zaten seni ağlarken duyacak kimsen bile yoktu.

Sen buna rağmen yine de sessizce ağladın, uzaktan bir yerden geçen olur da bir ihtimal seni duyar diye.

Sen hep sessizce ağladın, sessizce bağırdın, sessizce yakındın.

Abdulbaki Erdoğmuş'un Kaleminden:KUR’AN-İ KERİM’İ YAKMA KÜSTAHLIĞI Abdulbaki Erdoğmuş'un Kaleminden:KUR’AN-İ KERİM’İ YAKMA KÜSTAHLIĞI

Çünkü verdiğin tüm o savaşlara rağmen o kadar güzel bir kalbin var ki seni ağlarken kimse duymasın istedin...

Ama emin ol, ne kadar sessizce ağlarsan ağla bir gün biri senin sesini duyacak.

Gözyaşlarını silmek için kendini hapsettiğin karanlığa elini uzatacak, o el senin yüzünü bulacak, gözyaşlarını silecek.

Çünkü senin öyle güzel bir ruhun var ki şunu unutma, güzel ruhlar asla yalnız kalmaz...

Güzel ruhlar her daim birbirini bulur.” -