AKP’nin 31 Mart yerel seçimlerinde Türkiye genelinde birinciliği ana muhalefet partisi CHP’ye kaptırması, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Salı günü toplanan AKP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında masaya yatırıldı. Toplantıda oy kaybının temel sebepleri olarak ekonomideki olumsuz tablo ve bu tabloya tepki gösteren AKP tabanının sandığa gitmemesi olduğu üzerinde duruldu.

22 yıllık iktidarı döneminde ilk kez birinciliği kaybeden AKP 2019 yerel seçimlerine göre 4 milyon 200 bin, 2023 genel seçimlerine oranla da yaklaşık 3 milyon oy kaybı yaşanmıştı.

AKP MYK’nın ardından daha hiçbir şekilde görülmeyen dikkat çekici bir gelişme de yaşandı.

Gazetecilere 1,5 sayfalık bir “MYK perde arkası” notu iletildi. Salı akşamı TSİ 22:03’te iletilen bu notta, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “partinin ciddi bir oy kaybı yaşadığı, bunun temel sebebinin 10 ay önce AK Parti’ye oy veren seçmenlerin bu sefer sandığa gitmemesi olduğu”, “seçmenin sandığa gitmemesinin hem teşkilattan hem genel merkezden hem de adaylardan kaynaklandığı” gibi görüşler dile getirdiği belirtildi. Notta ayrıca Erdoğan’ın “Şahsım dâhil bu masanın etrafında oturan hiçbir arkadaşım, 31 Mart seçim sonuçlarının sorumluluğundan kaçamaz. Ortada sadece bir oy kaybı değil, kan ve ruh kaybı var” dediği aktarıldı. Notta “Toplantıda ‘kibir hastalığı’na da dikkati çeken Erdoğan ‘Buradan başlayarak; il, ilçe, belde teşkilatlarına, belediye başkanlarımıza, milletvekillerimize, hatta bürokrasiye uzanan bir sıkıntıyla karşı karşıyayız’ değerlendirmesi yaptı” ifadeleri de yer aldı.

Ancak daha sonra İletişim Başkanlığı bu metni geri çekti ve gazetecilere yeni bir metin gönderdi. Bu metinde “kibir hastalığı”, “şahsım dahil” gibi Erdoğan’a atıf yapılan ifadelerin çıkarılmış olduğu görüldü.

DW Türkçe’nin edindiği bilgiye göre de AKP MYK toplantısında seçimde yapılan hatalar başlığında “gösterişli seçim kampanyası yapılması“, “halkın temel sorunlarına çok eğilmemek“, “emeklilerin beklentilerinin karşılanmaması“, “İstanbul’da kent lokantalarının küçümsenmesi“, “CHP’li belediyelerin yaptığı sosyal yardımların küçük görülmesi” ve “aday tercihlerindeki yanlışlıklar” ele alındı. Özellikle Afyon’da bakanların da içerisinde olduğu lüks ciple propaganda yapılmasının seçimlerin en çok konuşulan görüntüsü olduğu değerlendirildi.

Edinilen bilgilere göre bazı AKP’li yetkililer, “geçen yıldan sonra ekonomide verilen bazı sözlerin tutulamadığını, tam olarak iyileştirme yapılamadığınıve seçmenlerin sandığa götürülemediğini” dile getirdi. Sadece sandığa gitmeyen seçmen ile durumun açıklanamayacağını da düşünen bu yetkililer, partinin halktan kopuk tavırlarının da gözden geçirilmesi önerisinde bulundu.

AKP’nin ilk adımı ne olacak?

AKP’de sandık, mahalle ve il bazlı kapsamlı bir analiz de yapılacak. Süreçte “yenilginin üzerinde daha fazla durulmadan tabana iktidar biziz, sorunları çözeceğiz” mesajı verilmesi bekleniyor. Bu nedenle Erdoğan’ın ekonomiye dair çalışmaları daha fazla anlatan bir söylem geliştirmesi bekleniyor. Önümüzdeki aylarda enflasyonun düşürülmesi ve alım gücünün artırılmasına yönelik adımların da atılması hedefleniyor.

Lüks Makam Odası Gündem Olmuştu, Buda Araç Filosu:İhtiyaç Fazlası Araçları Meydanda Sergiledi Lüks Makam Odası Gündem Olmuştu, Buda Araç Filosu:İhtiyaç Fazlası Araçları Meydanda Sergiledi

Bu nedenle Erdoğan, ekonomi ile ilgili tüm bakanları da MYK toplantısına davet etti ve bu konuda çalışma yapmaları talimatı verdi.

MYK toplantısında Erdoğan, kurmaylarının istifa etmelerine dair bir mesaj vermedi.

AKP’de gözlerin çevrildiği değişim ise AKP’nin 8. Olağan Kongresi’nde gerçekleşecek. Kongrenin Eylül veya Ekim ayında gerçekleşmesi planlanıyor. Bunun için kongre sürecinin ilçelerde Haziran ayında başlatılması gerekiyor. Erdoğan’ın kongrede hem parti ve sonra da kabineye dair yeni bir belirleme yapabileceği ve 2028 seçimlerine bu kadro ile hazırlanabileceği konuşuluyor.

Van’da yaşananlardan rahatsızlık

Van Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen DEM Partili Abdullah Zeydan’a Van İl Seçim Kurulu tarafından mazbata verilmemesi de AKP’de tartışılıyor.

Abdullah Zeydan’la ilgili verilen mahkemenin kendi verdiği “memnu hakların iadesi” kararını kaldırmasına dair Erdoğan, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’tan detaylı bilgi aldı. Adalet Bakanı “sürecin mahkeme kararı çerçevesinde hukuki olduğu” bilgisini verdiği kaydedildi. Tunç’un “Karara itiraz yolu açık, süreç bitmiş değil” dediği kaydediliyor.

AKP içerisinde kararın yanlış olduğunu düşünenler çoğunlukta. Özellikle Doğu ve Güneydoğu milletvekillerinin de “kayyum” olarak algılanan bu kararın düzeltilmesini istediği kaydediliyor. Bazı AKP’lilerin “Abdullah Zeydan’a verilmeyecekse de seçim yenilensin, yeni aday ile yeniden seçim yapılsın” görüşünde olduğu belirtiliyor.

Edinilen bilgiye göre AKP’nin şu andaki mevcut Van milletvekilleri de yaşananlardan rahatsız.

AKP’nin kurucularından eski Bakan Hüseyin Çelik de “Oldum olası kayyum politikalarına karşı oldum. Van’da olup bitenler vahimdir. Seçilme ehliyeti yoksa aday olmasına niçin müsaade ettiniz? Siyasetin asker ve yargı eliyle dizayn edilmesi, artık geri dönmemek üzere tarihe gömülmelidir. Bu olup bitenler en çok hükümete ve AK Parti’ye zarar veriyor. Kayyum atamalarından sonra siyasi olarak hiçbir şey elde edilmediği, aksine daha önce alınan belediyelerin de kaybedildiği ortada iken hangi akılla bu iş sürdürülür?” açıklamasında bulundu. Çelik, DEM Parti’nin Van’daki 14 ilçenin tamamını kazanmasının da AKP için “ibret alınması gereken bir durum” olduğunu ifade etti.

AKP’nin Hakkari eski milletvekili Abdulmuttalip Özbek de sosyal medya hesabından, AKP’li aday Abdulahat Arvas’a çağrı yaparak “Adını aileni ve tüm Vanlıları düşünerek bu karardan bir an önce vazgeçmeni dilerim” ifadelerini kullandı.

VoA