DEĞERİNİ BİLMEDİĞİMİZ ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ

​Sabah 6 da kalk işe git hardır hardır çalış, saatini tamamla, koştur koştur servise bin, yorgun argın yayıl koltuğuna sonra hayata ufaktan ufağa isyan; “of ya her gün çekilir mi bu yol. Amirden bıktım, işten yoruldum, sıkıldım, şu şöyle dedi, bu böyle dedi…

​Yorgun, gergin, sinirli yol alırken  sol şeritte sessizce geçen Cezaevi arabası…

Bu görüntü tüm isyanlarıma dur dedi. Ya ben bu koltukta özgür bir şekilde oturuyor olmayıp o araçta olsaydım neler olurdu.

Ellerimde kelepçe, sağ ve sol yanımda jandarma, üstten bakan küçük küçük parmaklıklı camlar, içimde büyük pişmanlık, üstümde ağır suçluluk; ailem, çocuklarım ne olacak bundan sonra ne bekliyor beni. Kaç yıl ceza alırım, kaç yıl yatarım, ne zaman çıkarım, hayatımdan kaç yılım gider.

Ne zaman yemek yerim ya keyifle bir kahve ya dostlarla sohbet eşliğinde çay ya o çok sevdiğim nevresim takımım ya elimden kaçırdığım hayatım. Ama çok şükür o arabada değil de özgürce oturduğum servisimdeyim.

Özgürüm; işim var, haklarım var, çocuklarım ailem yanımda, işimi sevmiyorsam değişme özgürlüğüm var, amiri şikayet etme hakkım var. Bir yandan şikayet ederken diğer yandan özgürlüğümü unuttuğumu anladım. Aslında çok da kötü değildi her şey.

Ben böyle şükrederken yine bir araç dikkatimi çekti; beyaz, üstünde yeşil çizgileri olan, tepesinde yeşil sireni olan, üstünde CENAZE  NAKİL ARACI yazılı olan o araç.Ben  halime şükrederken ya o aracın arka bölümünde olsaydım.

Ecel ansızın gelmiş ( aslında ecel ansızın gelmez doğduğumuz andan itibaren her an öleceğimizi biliriz) ve ben bu hayattan bir daha dönmemek üzere bana ayrılan sürenin sonuna gelmişim. Tüm hayatımı gözden geçiriyorum; ne kadar boşa tüketmişim ömrümü, ne kadar değmeyecek insanlar için üzülmüşüm, ne kadar da boşmuş endişelerim, dünya telaşına düşmüşken kendimi ne kadar ihmal etmişim.

Ben şimdi nereye gidiyorum? Nasıl bir şey  bekliyor beni? Kabir nasıl bir yer? Hep derlerdi sual var kabirde diye. Ben onca sınava hazırlanırken bu sınava hazırlandım mı? Oysa Allah bana o sınav için peygamber gönderdi, kitap gönderdi, açtım baktım mı? Dinledim mi ? Okudum mu hadisleri? Hazır mıydım sınava kur-an’ı okuyup uyguladım mı hayatıma.

Elhamdülillah ben o araçta değildim. O zaman bol bol tövbe edip Allah’ın emirlerine yapışmaya vaktim var. İsyanla başladığım yolculuğuma şükür ve bol tövbeyle devam ettim. 

Abdulbaki Erdoğmuş'un Kaleminden:HEZKURD ve Seçmeli Kürtçe Dersleri Abdulbaki Erdoğmuş'un Kaleminden:HEZKURD ve Seçmeli Kürtçe Dersleri

Saçma sapan üzüntülerimi bırakıp yeni bir yol çizerek yeni kararlar alarak baya yorgun ama çokça huzurlu, özgürlüğümün bolca olduğu evime geldim.

Fatma  Çolak