2024 Bütçe Kanun Teklifi görüşmeleri TBMM Genel Kurulu’nda başladı. İki hafta sürecek görüşmelerin açılışında konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş hak, hukuk, adalet ekseninde yeni bir sisteme ihtiyaç olduğunu söyledi.

2024 Bütçe Kanun Teklifi görüşmeleri bugün başladı.

TBMM Genel Kurulu’nda  iki hafta sürecek  bütçe görüşmelerinin ilk gününü yöneten TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş açılış konuşması yaptı. Kurtulmuş; “İnsan hakları ihlallerinin durdurulabilmesi için dünyada hak, hukuk, adalet ekseninde gelişecek yeni bir sisteme ihtiyaç vardır. En son Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) alınamayan ateşkes kararı dolayısıyla bu karara sebep olanlar, bu karar aleyhine el kaldıranlar bundan sonra Gazze’de işlenecek insanlık suçlarının doğrudan doğruya sorumlularıdır. Bu vesile ile insanlığın hak ve hukukun korunduğu, yeryüzünde savaşların, haksızlıkların ortadan kaldırıldığı yeni bir dünyanın kurulması temennisi ile böyle bir dünyanın kurulabilmesi için Türkiye’nin, TBMM’nin bu anlamda öncü olmak, garantör olmak noktasında Türkiye’nin hedeflerini ortaya koyacağı yeni bir döneme geçilmesini temenni ediyorum” dedi.

Numan Kurtulmuş, şunları söyledi:

“10 Aralık 1948 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul edilişinin 75. yıldönümü dolayısıyla sizler adına da Meclis’in fikirlerini açıklamakta yarar görüyorum. İki büyük dünya savaşından sonra yüzbinlerce insanın öldürüldüğü, sakat kaldığı; şehirlerin yıkıldığı, kültürel eserlerin yok edildiği, atom bombası atılarak sadece o anda yaşayan insanların değil, ondan sonra yaşayacak insanların da hastalıklara duçar olmasının sağlandığı, büyük toplumsal kutuplaşmaların, büyük düşmanlıkların ortaya çıkarıldığı ve maalesef savaşın acılarının on yıllar boyunca sürmesinin sonunda insanoğlu; bütün milletler, uluslararası camia olarak bugün baktığımızda fevkalade önemli olan bir evrensel metni ortaya koydular.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi adını verdiğimiz bu beyanname, esası itibarıyla fevkalade iyi hazırlanmış, temel insani değerlere atıfta bulunan bugün bile insanlığın ihtiyaç duyduğu duyguları, dünya siyaset tarihine bir üst hukuk normu olarak kazandırmış olan bir metindir.

Emniyetteki Yerlikaya ve Soylu Ekibi Arasındaki “İç Savaş” Devam Ediyor Emniyetteki Yerlikaya ve Soylu Ekibi Arasındaki “İç Savaş” Devam Ediyor

Sadece ilk maddesi bile; ‘İnsanlar özgür, eşit ve hak sahibi olarak doğarlar; insanlar birbirlerinin kardeşi olarak hareket etmek durumundadırlar’ diyen ilk maddesi bile bugün insanlığın ihtiyaç duyduğu fevkalade önemli bir hukuk metnini ortaya koyuyor.

Ama ne yazık ki; bu 75 yıllık süre içinde bu metnin fevkalade iyi hazırlanmış cümlelerine rağmen insanlık, insan hakları bakımından, insanlık onuru bakımından ağır bedeller ödemiştir. Güney Afrika’da, Ruanda’da, Latin Amerika ülkelerinde, Irak’ta, Suriye’de, Myanmar’da; dünyanın birçok yerinde büyük insani dramlar yaşanmış, insan hakları ihlallerinin yaşandığı çok açık insanlık suçları işlenmiştir.

Ne yazık ki bugün de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul edildiğinin 75 yıl sonrasında bugün de bizim coğrafyamızda, Filistin topraklarında, Gazze’de ağır insanlık suçları işlenmektedir. Biz burada konuşurken, Gazze’nin şehirlerinin, sokaklarının neredeyse yeryüzünden silinmesi iradesi ile yok edildiği ağır bir insanlık suçunu yaşıyoruz.

GAZZE’DE DEVAM EDEN BU ZULÜM DURDURULAMAMIŞTIR

Aynı şekilde İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin açık hükümlerine rağmen bugün insanlık Gazze’de yaşanan, 67. gününe ulaşmış olan bu insanlık suçlarını önlemede, ne yazık ki yetersiz kalıyor. Şunu söylemek herhalde abartı değildir: Bir metin olarak fevkalade insani değerleri esas alan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, esasında sadece raflarda kalan, sadece iyi temennilerden ibaret bir metin halindedir. Ne yazık ki, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde dile getirilen ağır insanlık suçlarını önleyebilecek bir küresel sistem mevcut değildir. İşte en son BMGK’da 13 ülkenin bu insanlık dramının durdurulması, acil ateşkesin sağlanmasını temin etmek üzere verdiği karara rağmen; bir el hukuksuzluğa kalkmış, insan haklarının ihlallerinin devam etmesinden yana oy kullanmış ve ne yazık ki şu anda Gazze’de devam eden bu zulüm durdurulamamıştır. Bu anlamda baktığınız zaman insan hakları beyannamesinin yanında BM de sadece kâğıt üzerinde var olan bir kuruluş mahiyeti kazanmıştır.

Bu vesile ile bunu bir kere daha TBMM adına, daha evvel iki kez Gazze konusunda insani duyarlılığını ortaya koymuş olan altı siyasi partimizin ortak deklarasyonu ile bu fikrini ortaya koymuş olan Meclis adına bir kez daha ifade etmek istiyorum: İnsan hakları ihlallerinin durdurulabilmesi için dünyada yeni bir hak, hukuk, adalet ekseninde gelişecek yeni bir sisteme ihtiyaç vardır. En son BMGK’da alınamayan ateşkes kararı dolayısıyla bu karara sebep olanlar, bu karar aleyhine el kaldıranlar bundan sonra Gazze’de işlenecek insanlık suçlarının doğrudan doğruya sorumlularıdır.

Bu vesile ile insanlığın hak ve hukukun korunduğu, yeryüzünde savaşların, haksızlıkların ortadan kaldırıldığı yeni bir dünyanın kurulması temennisi ile böyle bir dünyanın kurulabilmesi için Türkiye’nin, TBMM’nin bu anlamda öncü olmak, garantör olmak noktasında Türkiye’nin hedeflerini ortaya koyacağı yeni bir döneme geçilmesini temenni ediyorum.”

Kaynak: Milli Gazete

Editör: Ahmet Kacır