Erzincan felaketinin ardındaki zincirleme ihmaller gün yüzüne çıkmıştı. Madende insan hayatının hiçe sayıldığını gösteren korkunç örnekler de kamuoyuna yansıdı. Ocakta çalışırken kansere yakalanan Abdullah Doğan’ın sağlık raporunu aldığı hastaneye “Siyanürlü alanda çalışanlar özel kıyafet giymiyordu” dediği ortaya çıktı. Şirkete dava açan Doğan, duruşmalar devam ederken hayatını kaybetti.

İliç’teki Çöpler Madeni’nde 9 işçinin tonlarca toprak altında kalmasına yol açan facianın ardından yıkımın göz göre göre geldiği raporlarla ortaya konmuştu. Bursa Su Kolektifi üyeleri, İliç’teki maden faciasının sorumluları hakkında bugün suç duyurusunda bulundu.

Adliye önünde yapılan basın açıklamasında konuşan kolektif üyesi Figen Ovat, “Her zaman dediğimiz gibi, sistem değişmedikçe yaşadıklarımız yaşayacaklarımızın göstergesidir. Bu sebeple tüm yurtta ekolojistler olarak firma yöneticileri, dönemin bakanı Murat Kurum, ilgili birim ve müdürlükler için suç duyurusunda bulunuyoruz” dedi.

Bursa Su Kolektifi ile CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Erzincan’ın İliç ilçesinde13 Şubat tarihinde meydana gelen maden kazasıyla ilgili suç duyurusunda bulundu.

Suç duyurusu öncesi adliye önünde basın açıklaması yapan Bursa Su Kolektifi üyesi Figen Ovat şöyle konuştu: İliç Çöpler Altın Madeni’nde yığın liçi sahasında meydana gelen kayma sonucunda büyük bir ekolojik yıkım yaşandı ve 9 işçi bugüne kadarki ihlaller ve ihmaller sebebiyle vahşi madencilik yüzünden hayatını kaybetti. İktidar şirketler lehine maden kanununda değişiklikler yapma derdindeyken yaşanan bu facia maden yasasını şimdilik askıya aldırdı. Son maden tasarısına göre UMREK koduna göre raporlama zorunluluğu 4. Grup madenler dışındaki diğer madenler için kaldırılıyor.

Böylece mermer, taş ocağı vb faaliyetler için şirket maliyetini önceleyen değişiklik hayata geçirilmeye çalışılıyor. Bugüne kadar çeşitli kanunlarda ve yönetmeliklerde yapılan değişiklikler sayesinde maden firmalarının istedikleri her yerde ve her şeye rağmen madencilik yapabilmelerinin önü açılmış ve adına ‘kamu yararı’ denmişti. İliç’te yaşanan felaket tüm uyarılara rağmen önlem alınmaması ve daha fazla kar için kapasite artışlarına göz yumulması, gerekli denetimin yapılmaması sebebiyle göz göre göre geldi.

MADENDE ÇALIŞAN İKİ İŞÇİYE KANSER TANISI

Madende geçmiş yıllarda da güvenlik önlemlerindeki eksikler nedeniyle can kayıpları yaşandığı ortaya çıktı. Haber10’dan Ersin Eroğlu’nun haberine göre, İliç’teki ocakta çalışmaya başlamadan önce 2012 yılında ‘sağlıklı’ raporu sunan Abdullah Doğan, iki yıl sonra akciğer kanserine yakalandı. İstanbul Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde hazırlanan raporda kansere sülfürik asidin yol açmış olabileceği tespit edildi.

Karar'ın haberine göre, Doğan, rapor hazırlandığı süreçte hastaneye verdiği bilgilendirmede “Siyanürlü alanda işçiler normal iş kıyafetleriyle çalışıyordu, özel kıyafet kullanılmıyordu” dedi. Yaşananların ardından Doğan maden şirketine dava açtı. Ancak duruşmalar devam ederken geçen yıl hayatını kaybetti.

Kamuda Tasarruf Yapacağını Söyleyen Erdoğan'a Halktan Çağrı: Tasarruf Lafla Olmaz, Böyle Olur... Kamuda Tasarruf Yapacağını Söyleyen Erdoğan'a Halktan Çağrı: Tasarruf Lafla Olmaz, Böyle Olur...

Öte yandan 2014-2019 yılları arasında madende çalışan Ali Fıstık da görevden ayrılmasının ardından yargıya başvurdu. Fıstık hakkında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından verilen raporda bir akciğer hastalığı olan pnömokonyoz tanısı kondu.