LÜTFEN BU YAZIYI SONUNA KADAR OKUYALIM !!!!!!!!

Türkiye’de çocuk istismarı, tıp ve hukuk alanlarında, siyasi alanlarda ve basında son yıllarda sık sık dile getirilmekte, önleme ve çözümleme aşamalarında yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Fakat yeterli değildir. Bu konu sadece yaşandığı ve basına yansıdığı zaman ele alınmamalı bitirmek için devlet politikası şeklinde ele alınıp bu konu ile savaşılmalı alınan tedbirler kağıt üzerinde kalmamalı uygulamaya dönüştürülmeli ve kesinlikle kontrol edilmeli aksayan yanlar varsa o kısımlara müdahale edilerek, bu en aza indirmek hatta bitirmek için TÜM TOPLUM EĞİTİLMELİ….

Çocuk istismarı tıbbı , hukuksal , sosyal yönleri olan önemli bir halk sağlığı sorunudur.

Fiziksel istismar , cinsel istismar, duygusal istismar ,ekonomik istismar şeklinde gruplandıra biliriz.

Bu yazımda size cinsel istismar üzerinde bilgiler vereceğim.

Elimden geldiği kadar kendimizi çocuklarımızı EĞİTMEK için neler yapabilir konusunda sizi biraz aydınlatmaya çalışacağım.

TBMM Araştırma Komisyonu tarafından hazırlanan raporda çocuk istismarının birinci sırada aile içinde gerçekleştirildiği, bunu okullar, kolluk kuvvetleri, sokaklar, bakım yurt ve yuvaları, tutuklu ve hükümlü olarak tutuldukları kurumlar ve çalıştıkları iş yerlerinin izlediği açıklanmaktadır.

Çocuk cinsel istismarı, erişkin bir kişinin 18 yaşından küçük genç ve çocukları cinsel istek ve ihtiyaçlarının doyumu için kullanmasıdır.

Cinsel istismarı çocuktan yaşça büyük bir erişkin veya 18 yaş altını çocuk kabul ettiğimiz göz önüne alınacak olursa çocuktan 4-6 yaş büyük bir çocuk tarafından gerçekleştirilmektedir. İstismara uğrayan çocuk ya yaşı çok küçük ve kendisine yapılanı anlamayacak durumdadır ya da çeşitli şekillerde sindirilmekte ve kendisine yapılanlara katlanmaktadır.

Çocukların biyolojik olarak akrabalığı olan aile bireyleri; ebeveynleri, ağabey ve ablaları ya da dayı, amca vb. güvendiği sevdiği kişiler tarafından aile içinde cinsel istismara uğraması her toplumda ve her statüde kişiler tarafından gerçekleştirilmekte ve çoğu zaman bu durum gizli kalmaktadır. Tüm ensest ( aile içi istismar) olgularının yalnızca % 33’ü bildirilmektedir.

9-11. sınıf öğrencileriyle yapılan bir çalışmada % 1.8 oranında ensest bildirilmiş, öğrencilerin %11,3’ünün çocukken özel bölgelerine istemedikleri şekilde dokunulduğunun, % 4.9’u ise cinsel ilişkiye zorlandıklarını belirtmişlerdir.

Dünya sağlık örgütünün tanımına göre pedofiller temel olarak 18 yaş üzeri erkekler olmak üzere, ergenlik yaşı öncesindeki ( 12 yaş altı ) bir çocuğa yönelik anormal sapkın cinsel istek duyan kişilerdir.

Diğer cinsel saldırı yapan gruplarla karşılaştırıldığında bireylerin daha büyük yaş grubunda oldukları, eylemlerin yapıldığı ortalama yaşın 40-70 yaş arası olduğu gösterilmiştir.

Pedofilik bireylerin aile içinde ve dışında sosyal teması sınırlı, içe kapanık, eşi ya da ailesiyle sıcak ilişki kuramayan psikopatik, psikoseksüel ve sosyal açıdan tam gelişmemiş oldukları, çeşitli ruhsal hastalıklar ve davranış bozukluklarına ( duygu durum bozuklukları, depresyon, madde – alkol bağımlılığı, kaygı bozukluğu, empati ve yakınlık duygusunda eksiklik, vb. ), sahip oldukları belirtilmektedir.

Pedofiller gözlerden uzak, karanlıkta avını yakalamaya çalışan kimseler değillerdir. Herhangi birinin arkadaşı, topluma iyi entegre olmuş, şüphe uyandırmayan biri olabilir.

Çeşitli meslekte ve statüde; öğretmen, danışman, üst düzey yönetici, izci lideri, kamyon şoförü, fabrika işçisi, din adamı veya doktor vb. olabilir. Kısacası içimizden biri …

Çocukların cinsel istismarında faillerin %60-%70’i akrabalar, öğretmenler, komşular, otorite figürleri gibi çocuğun bildiği ve güvendiği kişilerdir.

Pedofiller önceden planlayarak, çocuklara gözlemsiz biçimde yakın olabilecekleri mesleklere ve konumlara yerleşirler. Çocuklara yakınlaşmak için önceleri çocuğun ve ailenin güvenini kazanacak davranışlarda bulunurlar.

Çocuk cinsel istismarı faillerine özgü kesin bir profil çizmek mümkün değildir. Psikolojik olarak sorunlu ve hasta olanların yanı sıra tamamen sağlıklı ve bilinçli olup çocukların seks partneri olmalarını savunan kişiler de bulunmaktadır.

Cinsel istismar özellikle de ensest çoğu zaman gizli kalmakta ve çocuk erişkin yaşa gelinceye kadar istismara uğramaktadır. Cinsel istismarın ortaya çıkması çoğu zaman tesadüfidir. Aile içinde bu durumun saklanması ile nesilden nesile geçen sağlıksız psikolojik yapı, toplumun içinde dibi görünmeyen gizli bir buzdağına dönüşür ve bu durum psikolojik rahatsızlıkların en vahim tablosudur. Çeşitli tabular, eğitimsizlik, korku, yasaklar, yetersiz hukuk yapısından dolayı gizlenen çocuk cinsel istismarı sorunu, özellikle ülkemizde korkutucu boyutlara ulaşmıştır.

Çocukluğunda istismara uğrayıp da bildirmeyen kişilerle bunun nedenini araştıran bir çalışmada; çocuklar tarafından en çok verilen yanıt kendilerini eylemden dolayı sorumlu hissettikleri (%57.7) ve eylemi yapan kişiye olan bağlılıkları nedeniyle o kişinin cezalandırılmasını istememeleridir (%44.2)

Bir çocuğun sağlıklı ruh gelişimi için, anne ve babasının kendisini koşulsuz sevdiğine inanması çok önemlidir. Çocuk ne yaparsa yapsın çocuktur ve anne babasının kendisini, hiçbir koşulda sevmekten vazgeçmeyeceğine, her zaman onun yanında olacağına ve kendisini koruyacağına emin olmalı, ailesi için değerli ve özel olduğunu hissetmelidir.

Sevgimizi çocuğumuza his ettirdikten sonra yapacağımız birkaç küçük önlemle belki de çocuğumuzu eğitmiş ve korumuş olabileceğiz.

• Televizyon, bilgisayar ve diğer kitle iletişim araçlarını kontrollü kullanmasını sağlayın, evinizde filtre sistemi vb. gerekli tedbirleri alın.

•Çocuklarınızı dudaklarından öpmeyin. Kendini öptürmek istemiyorsa ona kızmayın.

• Çocuğunuz özellikle 7 yaşından sonra yalnız yatmaya alışmalıdır. Anne, baba ile ve ayrıca kardeşi, kuzeni vb. başka bir çocuk ile beraber yatmasını da engelleyin.

• Özel yerlerini göstermemesini, vücudunun yalnızca kendisine ait olduğunu, çocuk olduğu için kimsenin öpmesi, dokunmasına izin vermek zorunda olmadığını uygun bir şekilde söyleyin ve bu konuda hiç tereddüt etmeyin. Çocuğunuzun mahrem yerlerini, bacaklarını vb. korumak ve bunu ona öğretmek önemli bir tedbirdir.

•Kız çocuğu ise elbisesinin altına tayt giydirin.

• Tuvalet ihtiyacını kendi başına yapmasını, kim olursa olsun ikinci bir kişinin yanında olmaması gerektiğini öğretin. Aynı şekilde banyo yaparken de annesi dışında hiç kimsenin olmamasını sağlayın.

• Yalnız başına bakkala, fırına, okula vb. hiç bir yere göndermeyin. Çok iyi tanımadığınız kişilerin evine asla göndermeyin. Her zaman kontrol altında bulundurun. Unutmayın ki cinsel istismar genellikle dışarıdan bakınca anlaşılmayan herhangi bir kişi tarafından gerçekleştirilebilir. Bu bakımdan kimseye güvenmemek daha iyi olacaktır. Bakıcınız varsa kamera sistemi ile gözetim altında tutun.

•Bir ortamda teyze kızar, garson kızar diye herkes sana kızabilir, bağırabilir imajı yaratmayın.

•Kalabalık araçlarda teyzenin amcanın yanına kucağına otur diyerek yabancılarla arasındaki bağı kuvvetlendirmeyin.

• Çocuğunuzu cinsel istismar konusunda yaşına göre uygun bir şekilde uyarın, kendisine tanımadığı birisi yaklaşır da dokunmak veya elini tutmak isterse bağırmasını, tekmelemesini ve dikkat çekmesini söyleyin.

• Sır saklamaması gerektiğini, bir yetişkin ona bir sır verirse ve kimseye söylememesini tembih ederse mutlaka gelip size söylemesini sağlayın.

• Kötü arkadaşlar, sapık cinsel eğilimler, madde bağımlılığı, sigara, alkol vb. konularda yaşına göre uygun şekilde eğitim verin.

• Çocuğunuzun yanında soyunmayın, yatak odanızın kapısını kilitleyin, banyo yaparken ve tuvalette sizi görmesini önleyecek tedbirleri alın.

• Aile içi istismarı da göz ardı etmeyin. Özellikle şüphe halinde takip edin. Korkmayın ve kimsenin sizi sindirmesine izin vermeyin, çocuğunuzu istismarcıdan korumak için size göre yapabileceğiniz en uygun yolu seçin. En azından evden uzaklaşın ve en yakın olduğunuz bir arkadaşınıza veya aile fertlerinden birinin yanına gidin, onunla birlikte hareket edin. Pes etmeyin ve çocuğunuzu emniyet altına alıncaya kadar savaşın.

•Acil durumlarda danışma hatlarından, bilmiyorsanız 155 Polis İmdattan yardım isteyin. Görevli birimler kısa zamanda size ulaşacaklardır.

• Çocuğunuzun istismara uğradığından şüphe ediyorsanız mutlaka hastaneye başvurun ve gerekli tespitlerin yapılmasını talep edin.

•Çocuğunuza bolca sarılın unutmayın ihtiyacı olan sevgiyi sizden alan çocuk dışarıya daha az yönelecektir.

• Çocuğunuzda herhangi bir şekilde davranış bozukluğu, bir değişiklik sezdiğinizde üzerinde durun ve izleyin. Özellikle içe kapanma, suskunluk, yalnız kalma isteği veya aşırı sinirlilik ve öfke, gece işemeleri, uyku ve yeme bozuklukları, sebepsiz korku atakları his ettiğinizde mutlaka profesyonel yardım isteyin ve bu davranışlarının nedenini araştırın.

Bazı çocuklar ve istismara tanık olan erişkinler ise ne yapacaklarını, nereye başvuracaklarını bilmemeleri; yalnız bırakılacaklarını, olayın medyaya yansıyarak aile şereflerine leke sürüleceğini düşünmeleri, yasaların kendilerini yeterince koruyamayacağını ve özellikle istismar aile içinde

gerçekleşmişse faille karşı karşıya gelmeleri halinde daha ciddi travmaya uğrayacaklarını hatta öldürülebileceklerini düşünmeleri vb. çeşitli sebeplerden dolayı olayı gizlemektedirler.

Yakalanan failin rehabilitasyonu ve tedavisinin zorunlu kılınarak cezasının o şekilde onaylanmasından sonra emniyet içinde kurulacak bir ekip ve sosyal hizmet uzmanları tarafından takip edilmelerinin sağlanması, telefonlarının dinlenmesi, internet sitelerine girişleri, iş ve ev değişiklikleri, çocukları, eşleri, çevresindeki kişilerle ilişkileri vb. kontrol edilmelidir. İstismar faillerinin ailelerinin, çocuklarının ve yakın çevresinin de konu ile ilgili eğitim almaları ve korunmaları sağlanmalıdır.

Çünkü yapılan bir araştırmaya göre mahkumiyet süresi bittikten sonra çıkan kişilerin aynı eylemleri yapmaya devam ettikleri görülmektedir.

Ülkemiz internette çocuk pornografi sitelerine girme, çocuk pornografisine eğilim açısından dünyanın en önde gelen ülkeleri arasında yer almaktadır. İnternet ortamında, her türlü seks görseli ve porno sitelerine her yaştan insan çok kolay ulaşabilmektedir .Filtreleme sistemi yeterince başarılı olamamaktadır.

Bu göstergelerden de anlaşılacağı üzere özellikle aile içi istismarların ön planda olduğu ülkemizde çocuk istismarı olgusu giderek ciddi boyutlara ulaşmakta, koruma ve önleme ile ilgili yasaların yürürlüğe girmesi ve uygulanması gecikmektedir. Özellikle son zamanlarda çocukları istismardan koruyucu tedbirler yasalarla desteklense de, uygulamada eksikliklerin olduğu açıktır. Başta devlet düzeyinde olmak üzere, eğitim, sağlık, hukuk ve emniyet çalışanlarının ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği içinde önlenmesine yönelik çalışmaları plan aşamasından eylem aşamasına geçirmeleri, radikal uygulamalarla ve ivedilikle çözüme ulaştırmaları gerekmektedir.

Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan, devletin zirvesindeki yetkiliden sade vatandaşa kadar her Türk vatandaşının ilk ve öncelikli görevi, her çocuğu hakları açısından kendi çocuğu gibi görmek ve çocukların hakları ile ilgili her girişime “Evet” demek olacaktır.

UNUTULMAMALIDIR Kİ İSTİSMARA UĞRAYAN ÇOCUK BUGÜN KOMŞUNUN ÇOCUĞUYSA YARIN KENDİ ÇOCUĞUMUZ TORUNUMUZ OLABİLECEKTİR !!!!!!!!!!!!!!!!