Prof.Dr.Baskın ORAN, Rabbim Düşmanımı Bu Vaziyetlere Düşürmesin

“Mevcut Anayasa ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi arasında tamiri ve telafisi imkansız bir çelişki ve uyumsuzluk yumağı söz konusudur.”        

YAZARLAR 07.05.2021, 22:54
Prof.Dr.Baskın ORAN, Rabbim Düşmanımı Bu Vaziyetlere Düşürmesin

Baskın Oran

Hani, ünlü bir yabancı Türkiye’ye gelmiş, biraz dolaşmış, sonra demiş ki, “Ben Aziz Nesin’i çok büyük bir mizah ustası sanıyordum, meğerse adam sadece gördüğünü yazıyormuş.” Ama birader, bu kadar “AzizNesinlik” olmak, ülkeyi bu hale getirmek şart mıdır?    

Merkez Bankası’nın 128 milyar doları ucuz ucuz yandaşlara satıldı. Anlıyorum, mesela yandaşları kollamak gerekiyordu veya kurların yükselmesi böyle önlenecekti, her ne hal ise, sattı. Fakat “128 milyar dolar nerede?” veya sadece “128”, hatta “256 kağadın yarısını nettiniz, deyiversenize?" yazan afişleri itfaiyeci gönderip söktürmek neyin nesi? “128 milyar nerede” manisini okuyan davulcuyu aratmak neyin nesi? Üstelik, bu konuda her önüne gelen her “yetkili”nin farklı sebepler serdetmesini unutun, “koronavirüs tedbirleri kapsamında (…) afiş asma yasağı getirilmiştir” gibi bir gerekçe neyin nesi?

***

Anlıyorum, nereyi tutsa eline yapışan ve bu yüzden fena halde paniğe kapılan iktidar tarikatlara muhtaç; hiç olmazsa onların desteğini almak için İstanbul Sözleşmesi’ni tek imzayla da iptal eder, (corona’ya asıl azdıran sigarayı değil) alkolü de yasaklar. Ama kardeşim, vatandaşın evinde yaşadığı özel hayatına müdahaleden başka anlam taşımayan alkol yasağını savunmak için icat edilen gerekçeler artık biraz fazla kaçtı.

26 Nisan’da yayınlanan genelgede, Ramazan’ı da içine alan üç haftalık süreçte alkol satışı yapılmayacağına yönelik tek ifade yok. Yani alkol yasağı, (resmî önem sırasına göre sayarsak) yasada yok, yönetmelikte yok, tüzükte yok, genelgede yok. Sadece, Soylu’nun, tekel bayilerinin durumu konusunda "İstisnada yer almıyor ve kapalı. Bu açıdan hem bir muafiyet yok hem de soru işareti de söz konusu değil" demesinde, yani genelgeyi sözlü yorumlamasında var.

Anayasacı Doç. Dr. Tolga Şirin diyor ki, “Eskiden, Türkiye'nin bir ‘hukuk devleti’ mi yoksa ‘kanun devleti’ mi olduğunu tartışırdık. [Şimdi artık] genelgeleri[n hukuka uygunluğunu] tartışır düzeye düştük.” Eksik bile söylüyor. Genelge de bir idari metindir, Danıştay’da aleyhine dava açabilirsin, fakat ortada genelge bile yok ki! Tek Adam Yönetimi’ni CB Erdoğan’dan çok daha iyi temsil etmekte olan İçişleri Bakanı Soylu’nun “Sözlü Yorum/Emir Devleti” var sadece.

Şu anda 36 baro dava açmış vaziyette. Ama şimdi Danıştay kalksa, ben hangi yazılı idari tasarrufu görüşüp de hakkında karar vereceğim dese ne olacak? Bu kadar da mı olurmuş, yedi yüz yıllık bir devlet mekanizmasının getirildiği perişanlık? İktidar son anda yani 4 Mayıs’ta “Marketlerde zorunlu temel ihtiyaç maddesi dışındakilere satış yasağı” genelgesi çıkarma icadına mı sarılacak şimdi? Bu arada, sigara zorunlu ihtiyaç maddesi oluyor yani; CB Erdoğan duymasın.  

***

Polisin gaz ve cop kullanmasını basının videoya alması yine genelgeyle yasaklandı. Bu zaten yeterince büyük bir rezalet, çünkü “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir” diyen Anayasa Md. 34’e rağmen polisin en ufak bi basın açıklamasını aşırı şiddet kullanarak dağıttığı başka türlü nasıl belgelenecek? Sağır-dilsiz işaretleriyle mi?

Eğer polis kanuna uygun davranıyorsa, o zaman gazetecilerin kayıt yapması polisin masum olduğunu belgelenmez mi? Minnesota’da “Nefes alamıyorum!” diye diye öldürülen Siyah kişinin katili Beyaz polis, bir görgü tanığı tarafından cep telefonuyla gizlice çekilen 10 dakikalık video olmasaydı, ABD gibi ırkçı bir ülkede 6’sı Siyah 6’sı Beyaz 12 kişilik jüri o polisi bütün cinayet suçlamalarından bu kadar kolaylıkla suçlu bulabilir miydi?     

Peki, Soylu nasıl savunuyor bu görüntü ve ses yasağını? Aynen şöyle: “Anayasa'nın 27. maddesi çok açık ve nettir. Kişisel verileri koruma kurulu var. Bunun Anayasa'ya aykırı olduğunu iddia eden hukukçular çıksınlar konuşsunlar.”  

Bereket ki okumamız var. Bahsettiği Anayasa Md. 27 aynen şöyle: “Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir. Yayma hakkı, Anayasanın ilk üç maddesi hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamaz. Bu madde hükmü, yabancı yayınların ülkeye girmesi ve dağıtımının kanunla düzenlenmesine engel değildir.”

Soylu’nun sözünü ettiği “kişisel veriler”e gelince, bu hususu Emniyet’in “ilgili yerler” için yayınladığı 27 Nisan tarihli genelgeden aynen şöyle okuyoruz: “İzinsiz olarak kişilerin ses ve görüntülerinin kayda alınmasının ve yayımlanmasının, en temel kişilik haklarından olan özel hayatın gizliliğinin ihlali anlamına geleceği hususunda şüphe bulunmamaktadır.” Pes yani. Açıkça diyor ki, polis vatandaşı darp ederken çekilen videolar polisin özel hayatının gizliliğini ihlal eder.

Bu, sözün bittiği yer. Ama Bakan Soylu’da bitmiyor: Herkes polisin karşısına geçsin, polis bir işlemi yaparken veya tapucu bir işlemi yaparken, hatta hanımefendi siz yolda yürürken birisi gelip sizi telefonla taciz ederse siz bundan mutlu mu olursunuz? Anlaşılıyor ki dünyada cep telefonları olmadan adalet tecelli etmemiş bu zamana kadar.”    

İşin kötüsü, bütün bunlar, iktidar ortağı D. Bahçeli’nin “Demokrasi yok diyenler külahıma anlatsın” dediği, CB Erdoğan’ın da 30 Nisan’da Resmî Gazete’de “İnsan Hakları Eylem Planı (2021-2023)” adlı genelge yayınladığı bir ortamda olup bitiyor.

Plan’ın kendisini Hürriyet’ten Fatih Çekirge görmüş ve 1 Mayıs’ta özetledi. İ-na-nı-lır gibi değil! Sosyal mesafe kuralını ihlalden başbakanına ceza kesilen Norveç halt etsin bunun yanında; o kadar demokratik yani. 

***

Sürüyle şeyden bahsedemedim: LGBTİ bayrağı taşıyan 4 öğrencinin gözaltına alınmasından. Toplumsal cinsiyet eşitliği dersine YÖK’ün soruşturma açtığından. Kadıköy’de Kürtçe sokak müziği yapan sanatçının enstrümanlarına el konulduğundan. Bir öğrencinin yurtta barınması için CB’na hakaretten mahkum olmaması şartı getirildiğinden. CB’na hakaretten gözaltına alınan 14 yaşındaki çocuğun kemik yaşı testine götürüldüğünden. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın "Özgürlüğün olmadığı ülkelerde, kapalı toplumlarda, kapalı rejimlerde 1 Mayıs kutlanmaz" demesinden. CB Erdoğan’ın “1 Mayıs’ı emek ve dayanışma günü olarak biz ilan ettik” dedikten sonra “Hamdolsun, 1 Mayıs’ta ağır sayılabilecek yaralanma cereyan etmedi” diye açıklama yapmasından. İzmir’de yasak 1 Mayıs’ı evinin çatısında kutlamak isteyen gençleri polisin çıkıp engellediğinden.

Az daha devam? Gecikmiş kirasını faiziyle ödemeyen esnafı Diyanet’in icraya verdiğinden. Ailesinin yolladığı bereyi, kar maskesi olarak kullanabilir diye cezaevi yönetiminin Dr. Gergerlioğlu’na teslim etmediğinden. CB Erdoğan’ın yeğeni tarafından tehdit edildiğini söyleyen yurttaşın CB’na hakaretten tutuklandığından. İktidara karşı çıkan Alpaslan Kuytul’un taraftarı Müslümanlara cami içinde biber gazı sıkıldığından ve bu olayın “orada bulunmaması gereken personel yapmıştır” diyerek izah edilmesinden. Gazeteci L. Gültekin’e saldıran 25 kişi arasından tutuklanmış olan 2 kişinin de 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü serbest bırakıldığından. Tutuklu bir gazeteciye, cezaevine gelen gazete kupürlerini biriktirmekten hapis cezası verildiğinden. İstanbul’a yurt dışından Fatih portreleri satın alıp getiren İmamoğlu’na Fatih türbesi dışında ellerini arkasında kavuşturarak dolaştığı için İçişleri Bakanlığınca soruşturma açıldığından.

Peki, bu son olayı Zaytung’un “Bu soruşturma haberi bize ait değildir. Kamuoyunun bilgisine sunarız” diye Twitter’dan (4 Mayıs, 13.11) ilan etmek zorunda kalmasına ne dersiniz?

Bunaldınız. Bitirelim. D. Bahçeli’nin, “100 maddelik yeni anayasa önerisi”nin gerekçesi olarak söylediği ve şu andaki Rejim’in Anayasa’ya açıkça aykırı olduğunu, yeni anayasanın Rejim’e uygunluk sağlamayı amaçladığını ilan eden şu sözleriyle:

Mevcut Anayasa ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi arasında tamiri ve telafisi imkansız bir çelişki ve uyumsuzluk yumağı söz konusudur.”           

Yorumlar (0)
26
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 22 Haziran 2021
İmsak 03:24
Güneş 05:25
Öğle 13:11
İkindi 17:11
Akşam 20:47
Yatsı 22:38
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü