Ayşe Müzeyyen Taşçı, Sabra ve Şatilla Soykırımı

14 Eylül 1982’de Falanjistlerin Lideri,  Cumhurbaşkanı Cemayel bir suikast ile öldürülmüş ve hâlihazırda halen failleri bulunamamıştır.

YAZARLAR 18.09.2020, 17:52
Ayşe Müzeyyen Taşçı, Sabra ve Şatilla Soykırımı

Tarihler 16 Eylül 1982.

Beyrut’un batısında 120 bin kişinin yaşam sürdüğü Sabra ve Şatilla kampında yasemin kokulu Filistin akşamlarına duyulan hasretin hüzne dönüştüğü bir akşam üstü..

1948’de yaşanan Nakba (büyük yas günü)işgalci İsrail tarafından evlerinden, Vatanlarından çıkarılarak sürüldükleri bu bir metre karelik alana sıkışıp kalalı da tamı tamına 34. Eylül..

Doğan her yeni güne evlerine dönme umudu ile uyanırken Filistinli mülteciler, gün yine gurbette sona ermiş, zorlukların kuşanıldığı kampta geceye hazırlık başlamıştı..

Sabra ve Şatillanın (zorunlu)meskûnları (ceplerindeki anahtarları okşayarak) umutlarını bir sonraki güne devrederken az sonra olacaklardan habersiz aileleri ile akşam yemeği hazırlığındadırlar.

Sessizliği bozarcasına havaya üç el ateş edildiğinde tüm evlerde bir irkilme meydana gelmiş, ardından “İsrailliler hepimizi öldürmeye geldi” diyen çığlıklar semayı inletmişti. İsrail’in işaret fişekleri ile aydınlattığı sokaklara dağılan milisler ev sahiplerinin ismlerini seslenerek içeri dalarak “siz teröristsiniz sizi yok edeceğiz” naraları ile Filistinli Mültecilere saldırı başlatmışlardı.

Sessizce kampa sızan Hristiyan Falanjis milisler bir yandan ellerindeki ağır silahlarla karşılarına çıkan her kesi kurşuna dizerken, diğer yandan kesici aletlerle doğrayıp acımasızca katletmekteydiler. Bir şekilde kaçmaya çalışanlar kampın dışında bekleyen İsrail askerleri tarafından tekrar içeri püskürtülerek adeta “tek bir kişi sağ kalmasın için” çapraz taarruz sergilenmekteydi.

Saldırıdan üç gün sonra 150 kişilik Falanjist milis Sabra ve Şatilla’yı terk ettiğinde, ardında korkunç bir manzara bırakmıştı.

Tamamen sivillerden oluşan kamp sakinleri kadın, çocuk, yaşlı demeden ağır silahlarla katledilmiş, kafaları baltalarla parçalanmış, hamile kadınların karınları yarılmıştı. Kin ve nefret dolu milisler bebekleri öldürmüş, erkekleri duvar önüne sıralayıp topluca kurşuna dizmişlerdi.. Evlere, sokaklara hemen her yere saçılan cesetler, soykırım vahşetini en korkunç hali ile ortaya sermekteydi.

Soykırım Öncesi

Bilindiği üzere 1948’de İsrail’in bir terör Devleti olarak resmen kurulmasının ardından topraklarına ve evlerine el konulan Filistinliler Lübnan ve Ürdün’e sürülmüşlerdir. Söz konusu zorunlu göçün mağdurları aynı tarihte Beyrut’un batısında kurulan Sabra ve Şatilla kamplara yerleşmişlerdir.

Sonraki süreçte Lübnan’ın pek çok yerinde bulunan çok sayıdaki mülteci kamplarının korumasını ise dönemin Filistin Örgütü FKÖ tarafından sağlanmaktadır.

1975’te Lübnan’da Hristiyan Falanjistleri, Sünni kanat, Şii kanat ve FKÖ arasında bir iç savaş başlamış ve bu bölgedeki kaosu tırmandırmıştır.

İşte bu kargaşa esnasında 6 Haziran 1982’de dönemin İsrail Başbakanı Menahem Begin’in (Deir Yassin katliamını gerçekleştiren katil) desteği ve Savunma bakanı Ariel Şaron öncülüğünde Lübnan işgal edilmiştir.

Lübnan’da bulunan Filistin nüfusundan rahatsızlık duyan tarafların desteğini arkasına alan İsrail, işgalin hemen ardından FKÖ’nün Lübnan’ı terk etmesini istemiştir..

Neticede ülkeyi terk etmemek için dirense de yoğun baskılar FKÖ’yü buna mecbur etmiştir. FKÖ’nün Lübnan’ı terk etmesi halinde korumakta olduğu “kampların güvenliği” gündeme geldiğinde ise; kamplara asla dokunulmayacağı ve korunacağına dair Şaron ve Ranold Readan tarafından teminat verilmiştir.

Oysa bütün bunlar İsrail’in Lübnan üzerindeki planlarının bir parçasıdır!

Bölgede kendi varlıklarını güçlendirecek bir iktidar kurmak için harekete geçen İsrail, tüm kozlarını ortaya koymaktadır ve bunun için iç ve dış destekli stratejiler çoktan belirlenmiştir.

Nitekim İsrail 23 Ağustos 1982’deki seçimlerden Beşir Cemayel’in Cumhurbaşkanı olarak çıkmasını sağlamıştır.

Hristiyan Falanjist örgütü Lideri olan ve pek çok Filistinli katliamı sicili bulunan Beşir Cemayel’in Başkan seçilmesinden sonraki iki hafta içerisinde FKÖ Bütün unsurları ile Tunus’a gönderilmiştir.

14 Eylül 1982’de Falanjistlerin Lideri,  Cumhurbaşkanı Cemayel bir suikast ile öldürülmüş ve hâlihazırda halen failleri bulunamamıştır.

Bu olay neticesinde Ariel Şaron “Filistin kamplarında terörist bulunduğu” iddiası ile kamuoyu oluşturmaya başlamış, özellikle Sabra ve Şatillayı hedefe koymuştur. Böylelikle İsrail kendisi bir Terör Devleti olduğu halde işgal ettiği Lübnan’da terörist avına çıkmıştır.Sabar ve Şatilla kampının havadan görüntüleri alınmış, planlar hazırlanmış ve Şaron yönetiminde  Falanjistlerin eli ile korkunç soykırım gerçekleştirilmiştir..

Katliam uluslararası anlamda tepkilere yol açınca İsrail bir araştırma komisyonu kurmuş, komisyon 1983’te yayınladığı raporda Şaron’u bireysel olarak sorumlu tutmuş ve Şaron Savunma Bakanlığından istifa etmiştir.

Ancak bu durumun uluslararası kamuoyunun tepkisine karşı ustaca planlanmış bir manipülasyon olduğu çok geçmeden anlaşılmıştır.

Zira “Beyrut Kasabı” Ariel Şaron tıpkı( Deir Yassin katliamını gerçekleştiren Menahem Begin gibi) 2001’de İsrail Başbakanlığına getirilerek işlediği katliamlarından dolayı bir bakıma terfi ettirilmiştir..

Nitekim o esnada Sabra Şatilla katliamdan kurtulan 23 kişinin Belçika’da Şaron Aleyhine açmış olduğu dava devam etmektedir. Sonuç hiç te şaşırtıcı olmayacak, Şaron söz konuş katliamdan sorumlu tutulduğu halde 2002’de “yetkisizlik” gerekçesi ile dava düşürülecektir.

 Esasında bu vahşet, İsrail Savunma Bakanı Ariel Şaron’un ilk katliamı olmadığı gibi son katliamı değildi.!

14 yaşında İsrail ordusuna giren Şaron Ekim 1953’te 25 yaşındayken Filistin’in Kibya Köyüne bir gece yarısı baskını düzenlemiştir.600 askerden oluşan 101 tim gece yarısı sızdığı Kibya köyünde tüm evlere tek tek girerek katliamlar yapmış, köyden çıkarken de evleri dinamitle donatarak tamamını bombalamıştır.

Uluslararası güvenlik meclisi evlerinde ve köylerinde uğradıkları bu korkunç vahşetle katledilen Filistinlilerin katillerini tespit etmiş olmasına rağmen, sadece kınamakla yetinmiştir.

Söz konusu karanlık sicile bir yenisi daha eklenerek Başbakan Ariel Şaron’un Başbakan olduğu İsrail’de 29 Mart 2002’de  “terörle mücadele” gerekçesi ile bu kez Cenin kampına saldırılmıştır.’

Ki, Cenin 1948 işgalinde Hayfa kentinden ve civar köylerden gelen mülteciler için 1 km alana kurulmuş olup 13.755 sivil Filistinlinin yaşam sürdüğü bir Mülteci kampıdır.

3 Nisanda kuşatma altına alınan Cenin kampında İsrail toplu kıyım ve imha saldırıları ile tarihe geçecek bir katliam daha gerçekleştirmiştir. Üstelik saldırı sonrası 12 gün süresince abluka altında tutulan kamp dünyadan tecrit edilmiş BM kararına aykırı olarak ambulans girişine dahi izin verilmemiştir. Saldırı esnasında 13 bin Filistinli katledilmiş ağır yara alan 1500 Filistinli hiçbir tıbbi müdahaleye izin verilmeden içerde tutulmuştur.

Katliamın deşifre olmasından sonra BM inceleme gereği bile duymadan saldırıları “Katliam” olarak değil “İsrail aşırı güç kullanmıştır”  şeklinde tanımlamıştır.

Kasap Şaron”un kin, nefret ve korkunç katliamlarla dolu geçen 85 yıllık ömrü 2006’da geçirdiği beyin kanaması sonrası 8 yıl komada kalarak 2014’te sona ermiştir..

Bilge Lider Alija İzzetbegoviç’in tabiri ile “unutulan soykırım tekrarlanır” gerçeğinden hareketle, tüm soykırımlar gibi Sabara Şatilla soykırımını da unutmadık!.

Unutanların Kanı kurusun!

Yorumlar (0)
2
açık
Namaz Vakti 16 Ocak 2021
İmsak 06:49
Güneş 08:19
Öğle 13:19
İkindi 15:46
Akşam 18:08
Yatsı 19:33
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 17 35
2. Fenerbahçe 17 35
3. Galatasaray 17 33
4. Gaziantep FK 17 31
5. Alanyaspor 18 30
6. Hatayspor 17 28
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 17 26
9. Antalyaspor 18 24
10. Konyaspor 17 22
11. Sivasspor 17 22
12. Başakşehir 17 22
13. Kasımpaşa 17 22
14. Malatyaspor 17 21
15. Rizespor 17 21
16. Göztepe 17 19
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 17 16
19. Ankaragücü 17 15
20. Denizlispor 17 14
21. Erzurumspor 18 13
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 17 36
2. Liverpool 17 33
3. Man City 16 32
4. Leicester City 17 32
5. Everton 17 32
6. Tottenham 17 30
7. Southampton 17 29
8. Aston Villa 15 26
9. Chelsea 17 26
10. West Ham 17 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 17 23
13. Crystal Palace 18 23
14. Wolverhampton 18 22
15. Newcastle 17 19
16. Burnley 16 16
17. Brighton 18 14
18. Fulham 16 12
19. West Bromwich 17 8
20. Sheffield United 18 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12
Günün Karikatürü Tümü