Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı: Silahların Gölgesinde NEWROZ!

Newroz ve özgürlük bilincinin damarlarında dolaştığı bir halkı, hiçbir baskı, hiçbir şiddet ve hiçbir yasak, özgürlük yolundan geri çeviremez.

YAZARLAR 21.03.2021, 10:37
Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı: Silahların Gölgesinde NEWROZ!

Silahların Gölgesinde NEWROZ!

“Yeni Gün” anlamına gelen NEWROZ; antik dönemlerden itibaren baharın başlangıcında coşkuyla kutlanan bir ‘bayram’ olarak bilinmektedir.

‘Ateş ve Su’ ile sembolize edilen bu bayram, daha çok ateş yakılarak kutlanmaktadır. Yenilenmenin ve tazelenmenin baharla başladığını da gösteren Nevroz, dini, geleneksel, mitolojik ve efsanevi anlayışların tamamını içermektedir.

Geniş bir coğrafyada gelenekler ve inançlardan efsaneler katarak çeşitlilik ve renklilik içinde farklı farklı kutlanmaktadır. Kimi sadece Su üzerinden, kimi topluluklar da sadece Ateş üzerinden atlayarak bu kutlamalara güzellik katmaktadır.

Hepsinde ortak payda; geçmişin olumsuzluklarından, eski yıla ait uğursuzluk ve sıkıntılardan, yaşanmışsa kuraklık ve kıtlıktan kurtulmayı umut ederek yeni yılın bereketli, uğurlu ve bolluk içerisinde olmasını dilemiş olmalarıdır.

NEWROZ, yalnız halk tarafından değil, dönemin muktedirleri tarafından da önemsenmekteydi. “Divan şairlerinin Nevruz gününü tebrik vesilesiyle devrin büyüklerine methiye takdim etmelerinin eski bir gelenek olduğu, kendilerine kaside sunulan kişilerin buna karşılık para veya hediye vermeleri bir tür büyüklük ve cömertlik sayıldığı, Osmanlılar döneminde de tabiattaki cömertliğin sembolü olarak görülen Nevruz gününde şairlere hediye verme âdeti oldukça yaygın olduğu” yazılmaktadır. (tdv. İsl. A. c:33. sh:62)

Baharın heyecanla karşılanması ve coşkuyla kutlanmasının Mezopotamya’da daha büyük bir öneme sahip olduğu düşünülmektedir. Ancak sadece Kürt halkı için değil, çok geniş bir coğrafyada, farklı din, dil, etnik ve kültüre sahip topluluklar için de bir bayram, sevinç ve barış anlamına geldiği çok açıktır.

Bu bağlamda diyebiliriz ki, NEWROZ sadece Kürt halkının kutladığı bir bayram değildir. Merkezi Mezopotamya olsa da Asya ve Uzakdoğu coğrafyasının büyük bir bölümünde, hatta az da olsa Balkanlarda da kutlanmaktadır.

Ancak Kürtler kadar bu bayramı coşkuyla ve siyasal anlam yükleyerek kutlayan başka bir halk yoktur. Kürtler açısından Newroz, başlangıcından itibaren siyasal anlam taşımaktadır. Efsaneye göre Demirci Kava, hükümdar olan Zalim Dehhak’ı öldürerek yüksek bir dağın en tepesine (minare) yığdığı odunlarla büyük bir ateş yakar.

Kürtlerin özgürlük ve kurtuluşunu simgeleyen bu ateş; Newroz bayramı olarak hep aynı tarihlerde yakılarak bugüne taşınmıştır. Yaklaşık bir asırdan beridir de Newroz ateşi ve bayramı, baharı karşılamaktan daha çok bir özgürlük ve siyasal direnişin sembolü haline gelmiştir.

Özgürlük ateşini yakıp etrafında genç-yaşlı, kadın-erkek, çoluk-çocuk hep birlikte rengârenk giysiler içinde şarkılar, halay ve zılgıtlarla kutlanması muhteşem bir tablo oluşturmaktadır. Bu tablodan da anlaşılacağı gibi Newroz’u, siyasal bir bayram olarak kutlayan tek halk, belki de Kürtlerdir.

Ne yazık ki son yarım asırdır bu muhteşem tablo, devlet müdahalesi, provokasyonlar ve örgütlerin kışkırtmalarıyla defalarca kan ve cinayetlerle karartılmıştır.

Kutlamalar; gerek iktidar ve yöneticilerin uyguladığı şiddet, gerekse PKK’nin bayramı şiddet aracı olarak kullanması sonucu ne yazık ki bu güzel bayramı çoğu zaman gölgelemiştir.

Newroz’u bu kadar önemseyen, bahar şenliğinden öte siyasal anlam yükleyerek bir özgürlük şöleni olarak kutlayan bir halka karşı şiddet uygulamak; devlet için utanç olduğu kadar, özgürlük bilinci bu kadar yüksek olan bir halkı silahlı mücadele ile özgürleştirme iddiası da ideolojik bir bağnazlık ve 21. yüzyılın ruhuna aykırı bir yaklaşım olarak görüyorum. Çünkü dikta rejimlerinin de, silahlı örgütlerin de gıdası şiddettir, kan, acı ve gözyaşıdır.

21. yüzyılın ruhuna uygun olan; Kürtlerin şiddet sarmalından hızla uzaklaşarak ilim/bilim,, hikmet, sanat, müzik, spor, teknoloji, nitelikli eğitim, yabancı dil, ekonomik, sosyal ve siyasi faaliyetlerle ileri bir toplum olma mücadelesini vermektir.

Savaş, şiddet, terör; bir toplumu özgürleştirmek ve ilerletmek yerine çağın dışına atmanın en önemli araçlarıdır. Buna muhatap olan her toplum; yoksulluk, sefalet, açlık, cehalet, siyaset ve ahlak boyutlarıyla büyük çöküşler yaşamaya mahkûmdur. Türkiye’de yaşananlar da bu çöküş için yeterli örnekler değil midir?

Örnek olması bakımından; HDP’ye yönelik yoğunlaşan baskı ve karalama kampanyası ile HDP tabanının şiddete teşvik edildiği ve gençlerin tahrik edildiği çok açıktır. Geçmişte kısmen de olsa bazı kesimlerin tahrik sonucu şiddet eylemlerine yöneldiklerini de biliyoruz.

Devletin sivil ve siyasal unsurlara yönelik her türlü baskı ve hukuksuz uygulamaları PKK’yi güçlendirmekte ve uluslar arası desteğini artırmaktadır.! Bu amaçla yapıldığı ve Kürtlerin şiddet sarmalında boğularak çağın gerisinde kalmalarını sağlamak olduğu da düşünülemez mi?

Veya Yerel seçimlerde, özellikle de yenilenen İstanbul seçiminde Öcalan’ın açık mesajına ve kardeş Öcalan’ın TRT ekranlarına çıkartılarak destek açıklamalarına rağmen HDP seçmeninin muhalefet adayını desteklemesi bir korku mu yarattı?

Bu korku; HDP’nin demokratik siyasetle İmralı ve Kandil’in baskı ve tahakkümünden kurtulma kararlılığını göstermesinden mi?

HDP’nin kapatılması durumunda, Cumhur ittifakı kadar PKK’nin de memnuniyet duyacağını hatırlatmak isterim.

HDP ve sivil halk şiddetin muhatabı değildir. Kürt siyasal hareketinde şiddetin tek muhatabı, tek temsilcisi ve tek sorumlusu PKK’dir. Her türlü şiddet ve baskı politikaları PKK’ye yarayacaktır!

PKK’nin eylemleri siyaset gündemi olabilir, siyaset alanında farklı yorumlanabilir ancak hiçbir partiyi, siyasetçiyi ve sivil unsurları bağlayıcı değildir ve hiç kimse yorumlarından dolayı sorumlu tutulamaz ve suçlanamaz!

Gerek devletlerin, gerekse örgütlerin başvurdukları silah-şiddet-terör gibi yöntemler, egemenlerin veya egemenlik mücadelesi verenlerin araçlarıdır, özgürlük-eşitlik-adalet-hak-hukuk mücadelesinin araçları değildir.

Özellikle Kürtler açısından bakıldığında, bir yanda özgürlük ateşi etrafında özgürlük şarkıları, halaylar ve zılgıtlarla zafer çığlıkları atarken, diğer yanda silaha, şiddete, savaşa selam çakmak, büyük bir çelişki ve handikap değil midir?

Özgürlük arayışını Newroz kutlamaları ile dünyaya duyuran bir halkın, silaha ve silahların gölgesine sığınmaya ihtiyacı olmamalıdır.

NEWROZ, sivil ve siyasal direnişin, özgürlük ve barış arayışlarının gücünü artırmalı, silahlı mücadelenin, şiddet ve savaşın değil..!

NEWROZ ateşinin aydınlattığı bir coğrafyayı, silahlı mücadele ile karanlığa çevirmenin Kürtlere ve birlikte yaşadığımız diğer halklara ve insanlığa ne yararı olabilir?

NEWROZ bilinci, silahlı mücadelen çok daha güçlü, anlamlı ve değerlidir..! Bu bilinçte olan bir halka, silahlı mücadele ve şiddeti reva görmek haksızlık değil midir?

Kürtler için ‘silahlara veda’ zamanı hala gelmedi mi?

NEWROZ’un yaşam ateşine, neden silahların yakıcı ateşi eşlik etsin?

Zılgıtlar, halaylar çekilirken neden ağıtlar yakılsın?

Şiddet-silah ve özgürlük yan yana durmaz!

Silahlar sussun artık..! Cezaevleri boşalsın..! Özgürlüğe vurulan prangalar kırılsın..! Dillerimiz çözülsün..!

El-ele özgürlük şarkılarını ülkenin tamamında hep birlikte söyleyelim..!

Bunun için yapılması gereken; uluslararası hakem gözetiminde silahlı unsurların güvenli geleceklerini sağlamak ve siyasal koşul ileri sürmeden silahların bir daha çıkartılmamak üzere gömülmesidir.

Dağlarımızda silahlı unsurlar dolaşmasın, üzerimize bombalar yağmasın, yavrularımız ölmesin artık!

Newroz ve özgürlük bilincinin damarlarında dolaştığı bir halkı, hiçbir baskı, hiçbir şiddet ve hiçbir yasak, özgürlük yolundan geri çeviremez.

--

Nevruz’da

Dünyayı değiştirmek elimde olsa,

İnsanlar birlikte huzuru bulsa,

Silahlar sussa, savaş bir dursa,

Bende mutlu olurum Nevruz gününde.

(Nazım AKSOY)

--

Newroz Pîroz Be!

Newroz pîroz bo!

Newroz Kutlu Olsun!

Abdulbaki Erdoğmuş

Yorumlar (0)
26
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 25 Temmuz 2021
İmsak 03:56
Güneş 05:45
Öğle 13:16
İkindi 17:12
Akşam 20:36
Yatsı 22:17
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü