24.06.2021, 16:51

İkinci Kore’miz hayırlı olsun diyeceğim ama…

Baskın Oran

Ama’sı şu: “İkinci Kore” demek yanlış. Çünkü K. Kore’nin G. Kore’yi işgaline karşı Türkiye’nin Ekim 1950’de Birleşmiş Milletler kuvvetlerine asker göndermesi, Şubat 1952’de Soğuk Savaş belasının tam orta yerinde NATO’ya girip Stalin baskısından kurtulmak içindi.

Kurtulmak, çünkü Tek Adam Stalin’in kendine aşırı güveni (= geri zekalılığı) Türkiye’yi ABD’nin kollarına atlamak zorunda bırakmıştı. Resmî yazışmaya dökmeden de olsa, toprak (Kars-Ardahan) ve Boğazlar’da üs anlamına gelen talepler ileri sürmüştü Stalin. (SSCB’nin bu taleplerden vazgeçtiğini resmen açıklaması, kendisinin ölümünün hemen ardından Mayıs 1953’tedir.) Uzun lafın kısası, SSCB gibi bir dev Türkiye’yi diplomatik ve özellikle de psikolojik olarak çok fena sıkıştırıyordu.

Şimdi böyle bi durum yok. Afganistan’da Taliban önce Sovyetleri sonra Amerikalıları (Ege tabiriyle) çok çikin etmişken ve şimdi de tüm Batılılar oradan tam deyimiyle tüymekteyken biz Kabil havalimanını korumak için gönüllü kalıyoruz ve Türkiye’yi istemediğini açıkça ilan eden Taliban’ın ve ülkedeki diğer cihatçı grupların yağlı satırına Mehmetçiğin boynunu uzatıyoruz.

Üstelik, 52’de NATO’ya girerken tam destek veren CHP şimdi ülkenin Afganistan bataklığına saplanacağını söylüyor. Dahası, dostumuz Rusya da ülkenin en az yarısında hüküm süren Taliban’ın “istemiyoruz” açıklamasına destek veriyor.

***

1950’dekine uzaktan yakından benzeyen hiçbir dış ortam yokken belaya dörtnala koşuyoruz. Çünkü önüne geleni devirip geçen bu Amok koşusu bütünüyle, iki hafta önce yazdığım 5-0’ın bizi mahkum ettiği bir ortama dayanıyor. İçeride çürümüş, dikkatleri dışarı çekmek için komşu topraklarına sürekli sarkan bir Rejim var.

Askerî olarak sarkmak yetse yine iyi. Son yıllarda “Suriye’den hububat ithalatı” ve “Afrin zeytinyağı piyasayı karıştırdı” diye haberler okurduk. Yani yıllardır savaş yaşayan Suriye insanı ürün üretmeyi ve bize ihraç etmeyi başarıyordu.

Artık sınıf atladık. Yayınlanan son haberler, Suriyeli iş insanlarının kendilerine ait bazı makinaları Türkiye'de gördüklerine ve konuyu yargıya taşıdıkların ilişkin. Yahu, biz bunu gençken özel bir teknik terimle anlatırdık; neydi sahi o kelime?

***

Tek Adam Yönetimi içeride Batılı anlamda devlet diye bişey bırakmamış vaziyette:

Demokrasi derseniz sanırım şu kadarı yeter ki, Cumhurbaşkanlığı’nın 14 no’lu kararnamesiyle Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na 83 milyon vatandaşın “gerekli gördüğü tüm bilgilerine” ulaşma yetkisi verildi. Artık bunlar AKP+MHP’nin elinde. Üstelik AYM de bu korkunç kararnameyi iptal etmeyi 5’e 10 reddetti. Yazmaya hiç elim gitmiyor ama, HDP’nin kapatılması şu anda aynı AYM’nin önünde.  

Yargı demişken, demeyin çünkü yazmakla bitmez, sadece geçen haftadan haberler: Gözlerini yummadan önce 16 kg kalmış Berkin Elvan çocuğu öldüren polise mahkeme 16 yıl 8 ay ceza verdi. Tutuklama yok. Oybirliğiyle. Önce müebbede mahkum ederek ve sonra da “cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkisi dikkate alınarak” deyip.

Ayyuka çıkmış mafya-devlet ilişkisini soruşturmayan savcılar, “128 Milyar Nerede?” diyen yurttaşlara “cumhurbaşkanına hakaret”ten dava açmakta ve tutuklama kararı vermekte. Kadına ve çocuğa yönelik suçlarda somut delil arayan yargı paketi de şu anda TBMM’de. Yani özellikle çocukla ilgili suçlar pratikte cezasız kalmaya koşuyor.

***

Tek Adam Erdoğan başka liderlerle yaptığı resmî görüşmeleri tercüme için aile içinden İngilizce bilen genç kızlar kullanıyor; oysa bu iş daima Dışişleri diplomatları tarafından yapılır ve tutulan resmî tutanak gizli dosyaya kaldırılırdı.

Bu arada D. Bahçeli biraz vicdan sergilese. Hiç olmadı, sussa. Bozkurt işareti yapan faşist katili değil, annesi yerine o gün HDP çay ocağını yakan o güzelim genç kızı suçluyor. 

Ekonomi derseniz, demeyin çünkü yazmakla bitmez. İkili-üçlü maaşların verildiği, yolsuzlukların kurallaştığı ülkede devlet kuruluşlarını dizginleyen tek kurum olan Sayıştay’ın Yargılama Raporları sansürleniyor. Hüküm giymiş yolsuzluğun tarihi, ortaya çıkan kamu zararı, buna yol açanların isimleri, hepsi gizleniyor. Yetmiyor, mesela T.C. Ziraat Bankası’ndaki usulsüzlükler Sayıştay’a hiç gönderilmiyor.

Daha radikal bir yöntem olarak, Sayıştay denetiminden kaçırmak için en temel devlet kurumları özelleştiriliyor. Mesela Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE). Kökeni Fatih zamanındaki Top Dökümhanesi’ne dayanan ve görevi TSK’nin “her türlü silah, mühimmat, roket, araç ve gereç ihtiyaçlarını karşılamak” olarak belirtilen bu ulusal kurumun akıbeti zaten yıllar öncesinden belli olmuştu: MSB’ye ait Tank Palet Fabrikası, CB Erdoğan tarafından Aralık 2018’de daha özelleştirme kapsamına alınmadan aylar önce Katar ortaklığındaki BMC firmasına bedelsiz olarak “atölye ve arazi tahsisi” biçiminde devredilmiş, yani Türkçesi, Katar Emirliği’ne satılmıştı.

Yetmiyor, şimdi de Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürü AKP+MHP oylarıyla Sayıştay’ın başına aday gösteriliyor ve seçtiriliyor. Bu kişinin Cumhurbaşkanlığı dışında 2 yerden daha maaş almakta olduğu bilinmekte.

***

Hani CB Erdoğan, İYİP Gn. Bşk. M. Akşener’e Rize’de yapılan saldırı hakkında “Bunlar iyi günler, daha neler olacak neler” demişti ya, iktisat Nobeli almasına bir tık kaldığı bilinen Prof. Daron Acemoğlu Türkiye ekonomisi için benzer kelimelerle başka bişey söylüyor:

Çok daha zor zamanlar bizi bekliyor. GSYİH’nin neredeyse %30’u yatırıma gidiyor ama bunun sadece %10’u makina ve imalat yatırımlarına, %20’si inşaata. Sürdürülmesi gerçekten zor, çok dengesiz bir büyüme. İstihdam yaratmıyor. Genç işsizliği yüzde 25’ten inmiyor. Demokrasi bir lüks tüketim maddesi değil; ekonomimiz için de çok önemli. Bunu görmek istemeyenler var. Yabancı sermaye artık çok yüksek faiz almadan yatırıma gelmiyor ve bu da politik sistemin değişiminden kaynaklanıyor. Yabancı sermaye çekilince Merkez Bankası daha fazla rezerv kullanmaya başladı. Bunu çok uzun vade sürdüremezsiniz.

Doç. Seda Demiralp, Yetkin Report’ta yazıyor: “17 Aralık skandalının gerçekleştiği 2013 senesinde kişi başı milli gelir 12.614 dolar civarıyken 2020’de bu rakam 8.543 dolara düştü, enflasyon %7,4’ten %14,6’ya, işsizlik oranı %8,7’den %13’e çıktı”.

Ekonomiden en son iki haber: Dalaman Çayı üzerine bulunan Akköprü Barajı satışa çıkarıldı. Muğla ve İzmir’de denize sıfır kamu arazileri satışa çıkarıldı.    

***

Çok kimse bilmeyebilir: NATO’ya girmesi için Batı Türkiye’yi sıkıştırmamıştı. Hatta, Türkiye o devirde o panikle NATO’nun kurulma aşamasında 1 kere (Kasım 1948) ve kurulduktan sonra 2 kere (Mayıs ve Ağustos 1950) başvurmuş ve reddedilmişti. Bunun üzerine Kore’ye gitmiş ve 721 şehit karşılığında istihdam edilmişti.

Şimdi Kabil Havalimanı’nında istihdam edilmek için başvuruyor ve Batı tarafından reddedilmiyor.

Not: CB Erdoğan’ın gece 24’ten sonra müziğin yasaklanması kararını en az 2 sebeple tamamen destekliyorum: 1) Devletimizin geleneklerine uygundur. Bu ülkede devlet kurallara riayeti sağlamaktan aciz olunca olayı tümüyle yasaklar; 2) Milletimizin İslamî inançlarına uygundur. O saatten sonra bazıları oralara gidip alkol almakta, Batılı müziğiyle dans etmektedir.

Yorumlar (0)
26
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 25 Temmuz 2021
İmsak 03:56
Güneş 05:45
Öğle 13:16
İkindi 17:12
Akşam 20:36
Yatsı 22:17
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü