Fehmi Koru'dan Erdoğan'a Uyarı: Adalet Kadar Siyaset de Yara Alır

Fehmi Koru, kendisine ait sitede kaleme aldığı yazıda ceza alan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu üzerinden Erdoğan'a uyarıda bulundu.

GÜNCEL 13.05.2022, 13:31
Fehmi Koru'dan Erdoğan'a Uyarı: Adalet Kadar Siyaset de Yara Alır

Gazeteci Fehmi Koru, kendisine ait sitede kaleme aldığı yazıda CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun ceza almasını değerlendirdi. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'ı uyaran Gazeteci Fehmi Koru, "Canan Kaftancıoğlu cezaevine girecek, ‘siyasi yasaklı’ da olacağı için CHP’deki il başkanlığı görevini sürdüremeyecek, yakında veya zamanında yapılacak seçimde sandık güvenliği konusunda örgütlenmeye partisi adına karışamayacak… İstenen gerçekten bu mu? Siyasette bu tür ön kesmelerin işe yaramadığı hala görülmedi mi?Cezaevlerini ‘suçlu’ oldukları vicdanları rahatsız etmeden kabul edilecek kişilere tahsis etmek gerekir, yalnızca öyle olanlara; aksi halde adalet kadar siyaset de yara alır." ifadelerini kullandı.

İşte, Gazeteci Fehmi Koru'nun dikkat çeken o yazısı:

Pollyannacıyım.. Ne yapayım, adalete güvenmek istiyorum…

Bizim gençliğimizde yeri geldiğinde sıkça kullanılırdı, şimdiki gençler de ‘Pollyannacı’ deyimini ara sıra da olsa işitiyordur herhalde. Yetişme dönemimde, İzmir Devlet Tiyatrosu’nda oyun olarak sahnelendiğinde izlemiştim ‘Pollyanna’ oyununu…

[Yakınlarda İBB Şehir Tiyatrosu da programına almıştı. Yukarıdaki fotoğraf oyunun İstanbul’da sahnelenmesinden…]

Eleanor H. Porter roman olarak yazmış, sonradan oyuna dönüştürüldüğü gibi, 1920 ve 1960 yıllarında iki kez beyaz perdeye de aktarılmıştır ‘Pollyanna’…

Pollyanna, kötülüklerle karşılaştığında bile her yeni gelişmeyi mutluluğunu sürdürmek için iyimser biçimde yorumlayan bir kızdır… Romanda ve ondan uyarlanan tiyatro ve sinemada işlenen konunun etkisi bilim insanlarının da dikkatini çekmiş, o figürden hareketle ‘Pollyannacılık’ diye sıfata dönüştürülen bir davranış tarzı, bir ruh hali tanımlanmıştır.

[Vikipedi terimi şöyle özetliyor: Pollyanna ilkesi (Pollyannacılık veya olumluluk önyargısı olarak da adlandırılır), insanların hoş öğeleri hoş olmayanlardan daha doğru hatırlama eğilimidir.]

Adalet ve yargı konusunda ben biraz Pollyannacıyım.

Önce yazılarım ve yorumlarıma bakarak birileri o sıfatı benim için kullandı, sonradan ben de kabullenip kendim için kullanmaya başladım.

Ne yapayım, yargının hukuk insanları eliyle kötüye kullanıldığına inanmak istemiyorum; öyle olduğunu gördüğümde de tevil ediyorum.

28 Şubat döneminde yaşananları, sonrasında o dönemlere ‘intikamcı’ hislerle yaklaşanların kendilerine haksızlık yapıldığını ileri sürerek karşılarında yer aldığını düşündükleri kişi ve kesimlere etkileyebildikleri oranda yargı eliyle düşmanca davrandıklarını, yakın zamanda ise cezaevlerine doldurulan -aralarında Alaeddin Kaya gibi tanıdıklarımın da bulunduğu- nicelerinin ve bu arada Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala gibi bilinen, içte ve dışta davaları takip edilen şahsiyetlerin başlarına gelenleri gördüğüm halde hem de…

Hukuk eğitimi almış kişilerin, anayasa ve yasalara bağlı kalacaklarına dair yemin de ederek göreve başladıktan sonra yalnızca vicdanlarını dinleyerek karar verecekleri kanaatimi her tekrarladığımda, kimse söylemese de, kendimi çoktandır bir tür ‘Pollyanna’ olarak görmekteyim.

Özellikle de geçmişte kendileri yanlış yere yargı eliyle cezalandırılmak istenmiş ve bazısı cezaevine de düşmüş olanların, benzer bir kaderi başkalarına da yaşatabileceklerini, kusura bakılmasın ama, hafsalam almıyor.

Birileri herhangi bir davanın sonunda “Saray böyle istediği için” hükmünü ifade ettiğinde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı günlerinden başlayarak günümüze kadar yaşattırılanları düşünerek, içimden isyan etmek geliyor.

Tayyip Erdoğan büyükşehir belediye başkanlığından ülke genel siyasetine ağırlık koymaya doğru yol almaya başladığında, önünü kesmek için yargı kullanılmıştı.

Siirt’te düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada kitlelerle paylaştığı kısa ve zararsız mısralar kendisini ‘siyasi yasaklı’ hale getirecek bir hukuki savrulmaya yol açmıştı. Erdoğan’ı, o zor günlerinde, yalnızca çevresinden kendisini seven insanlar değil, adalet duygusu gelişmiş, hukukun kötüye kullanımına gönülleri razı olmayan muarızları da savunmuş, farklı eğilimden pek çok hukuk profesörü savunmasına yardımcı olmak üzere görüş bildirmişti.

Ne zaman hatalı olduğu besbelli bir yargı kararıyla karşılaşılsa, ben o kararı verenleri yanlış meslek seçmiş insanlar olarak yorumlarım.

Pollyannacılığımın temelinde bu yorumum yatar.

Canan Kaftancıoğlu’nun bir yerel mahkeme tarafından verilmiş 9 yıl 8 aylık cezasını görüşen daha yüksek mahkemenin iki davayı düşürdükten sonra üçünden 4 yıl 11 aylık ceza kısmını onaylamasını nasıl yorumlayacağımı tam bilemiyorum.

AK Parti sözcüsü Ömer Çelik karar belli olduktan sonra “Hukukçular görüş açıklasın” demiş, ancak cezalandırılan kişinin ‘siyasi kimliği’ var ve bu cezayla kendisine ‘siyasi yasak’ da getirilmiş oldu.

Tıpkı 28 Şubat günlerinde Tayyip Erdoğan’ı cezalandıran mahkemenin yaptığı gibi…

Bilindiği üzere, tıp doktoru olan Canan Kaftancıoğlu CHP’nin İstanbul il başkanı. İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı için yürütülen kampanyanın ve iki kez tekrarlanan seçimde CHP adayının kazanmasını sağlayan örgütlenmenin başında olan kişi de oydu.

Dolayısıyla, Kaftancıoğlu ile Erdoğan arasında cezalandırılma bakımından siyasi açıdan benzerlik kurmak çok kolay.

Anlamakta zorlandığım da bu.

Karar yazarı Akif Beki, bugünkü yazısında Kaftancıoğlu’na verilen cezanın sebebi olan sosyal medya mesajlarının serencamını anlatıyor. Mesajlar bayağı uzun bir süre -6 yıl- sorun teşkil etmezken, CHP’de il başkanı olduktan sonra soruşturmaya ve İstanbul seçimleri ardından da açılan bir davaya konu edilmiş.

Ne kadar tuhaf değil mi?

‘Suç’ sayılan mesaj ise iktidarın itibar ettiği gazeteler ve TV kanallarında manşetlere taşınmış bir yaklaşımla tıpa tıp benzeşiyor.

O manşet haberlerle ilgili bir soruşturma o zaman da daha sonra da açılmış değil.

Gelin de şimdi bu gelişmeyi, AK Parti sözcüsünün istediği üzere, ‘hukuki’ açıdan ele alıp yorumlayın bakalım.

Alaeddin Kaya benim dostum, onun hakkında tarafsız olamayabilirim; Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Canan Kaftancıoğlu ile tanışıklığım bile yok. Ancak hepsinin uzak-yakın izlediğim davaları ve cezaya çarptırılmaları benim adalet konusundaki ‘Pollyannacı’ özelliğimi fena halde zedeliyor.

O özelliğimin altında, ‘hakkı ayakta tutma, adaletle şahitlik etme, herhangi bir kişi veya topluluğa duyulan olumsuz hislerin etkisiyle onlara adaletsiz davranmama, her hal ve durumda adaletten ayrılmama’ temel ilkesi yatıyor…

Hukuk eğitiminden geçmiş ve yargı alanını uğraş olarak seçmiş insanların bu ilkeye daha fazla sahip olduklarını düşünürüm.

Bunun için inançlı olmak da gerekmiyor.

Ne olacak şimdi?

Canan Kaftancıoğlu cezaevine girecek, ‘siyasi yasaklı’ da olacağı için CHP’deki il başkanlığı görevini sürdüremeyecek, yakında veya zamanında yapılacak seçimde sandık güvenliği konusunda örgütlenmeye partisi adına karışamayacak…

İstenen gerçekten bu mu?

Siyasette bu tür ön kesmelerin işe yaramadığı hala görülmedi mi?

Cezaevlerini ‘suçlu’ oldukları vicdanları rahatsız etmeden kabul edilecek kişilere tahsis etmek gerekir, yalnızca öyle olanlara; aksi halde adalet kadar siyaset de yara alır.

Benim Pollyannacılığım da bu kadar…

Yorumlar (0)
16
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 19 Mayıs 2022
İmsak 03:47
Güneş 05:36
Öğle 13:06
İkindi 17:02
Akşam 20:25
Yatsı 22:06
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 37 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31
Günün Karikatürü Tümü