Eski AKP'li Vekil Mehmet Ocaktan Eleştirdi: Dindarlar Açısından Geldiğimiz Nokta....

Eski Ak Parti Milletvekili ve Karar gazetesi yazarı Mehmet Ocaktan, "Dindarlar açısından geldiğimiz nokta, kelimenin tam anlamıyla bir gerileyiş içe kapanma göstergesidir." dedi.

Eski AKP'li Vekil Mehmet Ocaktan Eleştirdi: Dindarlar Açısından Geldiğimiz Nokta....

Eski Ak Parti Milletvekili ve Karar gazetesi yazarı Mehmet Ocaktan, bugünkü köşesinde edebiyat, müzik ve kültür alanlarından uzaklaşıldığını, muhafazakâr kesimde içe kapanma yaşandığını yazdı. Ocaktan, "İslamcı entelektüel kesimler açısından sanatta, edebiyatta, müzikte, mimaride dünyanın bütün sanat-edebiyat iklimlerine açık evrensel bir bakış hakimdi. Ancak şimdi dindarlar açısından geldiğimiz nokta, kelimenin tam anlamıyla bir gerileyiş içe kapanma göstergesidir." dedi. 

Karar yazarı Mehmet Ocaktan, "Dindarlar caz ya da Beethoven dinleyemez mi?" başlıklı yazısında kültürel alanda değerlendirmelerde bulundu. Ocaktan, "Yerli ve milli olmak kaygısıyla farklı kültürlere karşı aşırı bir ‘korumacı’ tavır sergileyen toplumlar, aslında hakim kültürlerin etkisine en çok maruz kalan toplumlardır. Unutmayalım ki korumacılık refleksleriyle kültürlerarası ilişkiyi ve etkileşimi olumsuzlayan yaklaşımların hakim olduğu bir toplumda kültürel alanda, müzikte, mimaride, resimde, kısacası sanatın bütün alanlarında dünya ile yarışacak yeni eserlerin ortaya çıkması mümkün değildir." ifadelerini kullandı. 

Eski Ak Parti Milletvekili Mehmet Ocaktan'ın yazısının ilgili bölümü şöyle: 

"İyi güzel de dindarlar neden Beethoven dinlemesin? Mesela Vivaldi’nin ‘Dört Mevsimi’ni, ya da Mozart’ın 40. Senfonisi’ni dinlemek dini hassasiyetleri olan bir insanın inancını ifsat edebilir mi? Elbette böyle bir şey kabul edilemez. Zihinsel algı düzeylerimizde belli farklılıklar olsa da sonuç itibariyle Dede Efendi’yi, Hacı Arif Bey’i, Itri’yi hangi deruni duygularla dinliyorsak, Beethoven’i de, Mozart’ı da benzer bir ruh iklimi içinde dinleyebiliriz.
Evet ‘ulusalcılığın’ prim yaptığı şu günlerde, müzikte ve sanatın her alanında evrensel bir dili savunmak pek makbul bir durum değil, hatta zaman zaman ihanetle suçlanmak bile mümkün. Ancak 1970’ler ve ‘80’lerde durum hiç de böyle değildi, özellikle İslamcı entelektüel kesimler açısından sanatta, edebiyatta, müzikte, mimaride dünyanın bütün sanat-edebiyat iklimlerine açık evrensel bir bakış hakimdi. Ancak şimdi dindarlar açısından geldiğimiz nokta, kelimenin tam anlamıyla bir gerileyiş içe kapanma göstergesidir. Geçmişte İslamcı kavramı içinde değerlendirilen okumuş-yazmış kesimler, artık günümüzde ulusalcılarla, kavmiyetçilerle ve de iktidarla kol kola yürümeyi seçmiş bulunuyorlar."

Ahmet Kacir

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER