Emin Çölaşan: ''Metin İstiyor Diye Barolar Bölünecek ve Yeni Barolar Kurulacak; Aynen 12 Eylül Öncesindeki Bölünmelerde Olduğu...''

Emin Çölaşan, iktidarın Meclis’e getireceği ‘çoklu baro’ sistemine ilişkin, “Metin istiyor diye barolar bölünecek ve yeni barolar kurulacak; aynen 12 Eylül öncesindeki bölünmelerde olduğu gibi!”

Emin Çölaşan: ''Metin İstiyor Diye Barolar Bölünecek ve Yeni Barolar Kurulacak; Aynen 12 Eylül Öncesindeki Bölünmelerde Olduğu...''

Sözcü gazetesi yazarı Emin Çölaşan, iktidarın Meclis’e getireceği ‘çoklu baro’ sistemine ilişkin, “Metin istiyor diye barolar bölünecek ve yeni barolar kurulacak; aynen 12 Eylül öncesindeki bölünmelerde olduğu gibi!” düşüncesini dile getirdi.

Çölaşan, "Bu yasa çıktığı takdirde olacakları şimdi bir düşünün… Metin istiyor diye barolar bölünecek ve yeni barolar kurulacak. Sonrası örneğin (sadece en büyük baro olan İstanbul'dan örnek vereyim) şöyle gelebilir… Devrimci İstanbul Barosu. Muhafazakâr İstanbul Barosu. Çağdaş İstanbul Barosu. Ülkücü İstanbul Barosu… Yenilikçi Baro… Öz Baromuz…Hakiki avukatlar topluluğu Barosu. Aynen 12 Eylül öncesindeki bölünmelerde olduğu gibi!" görüşünü savundu.

Çölaşan, "Unutmayalım, daha birkaç yıl öncesine kadar FETÖ'nün de bu konuda düşünceleri vardı. FETÖ düzeni değiştirip bütün illerde kendi barolarını kurmak istiyordu. Ortam uygun olmadığı için bu niyetini açığa vuramadı. Şimdi Metin Feyzioğlu da aynı şeyi istiyor! Açıkça söyleyemiyor ama isteği aynı." değerlendirmesinde bulundu. 

Çölaşan, "Bunu niçin istediğine kısaca bakalım… Zira Türkiye Barolar Birliği Başkanlığında büyük yanlışlar yaptı, gelgitlere kapıldı ve çok yıprandı. Bu yıl yapılacak olan genel kurulda kaybedeceği kesin. AKP iktidarını hukuk ve yargı açısından eleştirirken birdenbire keskin bir dönüş yaptı ve iktidara sığındı. Bu dönüşün, yoldan bu sapmanın nedeni bilinmiyor. Bilinen tek şey, iktidar kurtarma motoru görevini hemen yerine getirip işe el atmazsa, Metin ilk genel kurulda gidici. İktidara soralım; sırf size sığındı diye Metin'i kurtarmak için bunca zahmete, adaleti ve yargıyı böylesine germeye, kuralları altüst etmeye, on binlerce avukatı rencide etmeye acaba değer miydi? Kim bilir, belki de değerdi! Değse de değmese de, 12 Eylül öncesinin acı tecrübelerini yine yaşamayalım da…" ifadesini kullandı. 

Yazının devamı için tıklayın

Ahmet Kacir

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER