Ahmet Taşgetiren'den Karamollaoğlu Vurgusu: Erdoğan'a Hz. Ömer Uyarısı, “Her Şeyi Konuştuk”

Karar gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren, Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'la yaptığı görüşmeye dair dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

GÜNCEL 12.11.2021, 12:00
Ahmet Taşgetiren'den Karamollaoğlu Vurgusu: Erdoğan'a Hz. Ömer Uyarısı, “Her Şeyi Konuştuk”

Karar gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren,  Saadet Partisi Genel Başkanı  Temel Karamollaoğlu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'la Beştepe'de yaklaşık iki buçuk saate yakın yaptığı görüşmenin önemi hakkında çarpıcı bir yazı kaleme aldı.

Taşgetiren, Karamollaoğlu'nun siyasi duruşuna vurgu yaptığı yazısında "Belki de Temel Bey’in “herkesle görüşebilme” yaklaşımını sayın Cumhurbaşkanının bizzat kendisi benimsemeli. “Cumhur”un Başkanı” olmak bunu gerektirir. Herkese söyleyeceği bir şey olmalı, herkesle paylaşacağı bir şey olmalı, toplumun şu veya bu kesiminden kopmamalı, hele onlarla siyaseten bir tür savaş dili kullanmamalı" dedi.

Ayrıca Karamollaoğlu - Erdoğan görüşmesi üzerinden iktidarın uyarılması gerektiğinin önemine vurgu yapan Taşgetiren "Hani Halife Ömer, “Benim yanlışlarımı düzeltecek bir toplumu yönettiğim için  Allah’a hamd ediyorum” demişti ya… Aynen öyle" ifadelerini kullandı.

İşte Ahmet Taşgetiren'in Karamollaoğlu hakkındaki yazısı şu şekilde:

"Saadet Partisi lideri ve Oğuzhan Asiltürk’ün vefatından sonra Milli Görüş’ün Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığına da seçilen Temel Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la 2 saat 20 dakika süren bir konuşma gerçekleştirdi. Görüşme Temel Bey’in isteği üzerine oldu.

Görüşmenin ilk anlarından yansıyan görüntülerde, Temel Bey’e oturması için gösterilen yer biraz  İsrail’in Türkiye Büyükelçisini “Düşük koltuğa oturtma” olayını hatırlattı. Saadet camiası bu algıyı nazikçe “Değerlendirmeyi kamuoyunun takdirine bırakarak” not etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Temel Bey’i neden hemen yanındaki o tekli koltuğa oturtmamış, özellikle daha uzaktaki üçlü koltuğa oturmaya yöneltmişti? Bunun Cumhurbaşkanı için bir anlamı var mıydı, Temel Bey’in ve kamuoyunun zihninden bu tarz değerlendirmeler geçeceği öngörülmemiş miydi?

Her neyse ilişkilerin içine siyaset girince küçük – büyük her jest anlam kazanıyor.

Temel Bey görüşme ile ilgili “Her şeyi konuştuk” dedi. Talep kendisinden geldiğine göre sözlerinin, ülke yönetiminde gördüğü sorunlar karşısında bir tür uyarı niteliği taşıdığı da söylenebilir.

Cumhurbaşkanı’nın acil gündeminde Cumhur İttifakı’nı tahkim etmek olduğu, Saadet konusunun da bu açıdan özel önem taşıdığı düşünülebilir. Daha önce merhum Oğuzhan Asiltürk’le görüşmeleri de bu yönde “Üstten” bir hamle olarak değerlendirilmişti.

Son görüşmede bu konu bu açıklıkta ele alınmış mıdır, sanmıyorum. Temel Bey’in bu konudaki mesafeli tavrı bilindiği için de hiç girilmemiş olabilir.

En azından şu anda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Temel Bey arasında bu konuda “Temel”den bir fark olduğunu sanıyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünyasında “seçimi kazanmak” en öncelikli konu olarak gözüküyor. Bunun için denklemler önemli. Cumhur İttifakı’nın tahkimi önemli. Oysa oylarda aşınma var, onun için ek destekler gerekli. Saadet’in karşı kampta gözükmemesi, karşı kampın  CHP-  HDP’ye indirgenmesi, kamplaşmanın “Millet – zillet” diye okunması…. Hesaplar böyle gidiyor.

Temel Bey ise farklı bir siyaset dili geliştiriyor. Cumhurbaşkanı ile görüşüyor ama CHP lideri Kılıçdaroğlu ile de görüşüyor. Söyleyeceği bir şey varsa ona da söyleyebilme imkanını açık tutuyor ötekine de. Yani kamplaştırma penceresinden bakmıyor siyaset zeminine. Bunu “Değerler” açısından yapıyorsa, ki ben öyle düşünüyorum, bu daha da anlamlı. Yani eğer “muhafazakâr değerler” diye genel bir isimlendirme yapılıyorsa, o değerleri siyaseten tek bir kampa indirgemek, diğer toplum kesimlerini karşı -hatta düşmanlaştırılmış- kampa atmak ne değerlere bir şey kazandırır ne de memlekete.

Belki de Temel Bey’in “herkesle görüşebilme” yaklaşımını sayın Cumhurbaşkanının bizzat kendisi benimsemeli. “Cumhur”un Başkanı” olmak bunu gerektirir. Herkese söyleyeceği bir şey olmalı, herkesle paylaşacağı bir şey olmalı, toplumun şu veya bu kesiminden kopmamalı, hele onlarla siyaseten bir tür savaş dili kullanmamalı.

Temel Bey, gitsin  Kemal Kılıçdaroğlu ile konuşsun. Mesela onunla “muhafazakarlarla helalleşme”nin parametreleri üzerine değerlendirmeler yapsın. Kim ne kaybeder? Bunu yapınca Temel Bey ya da Saadet “CHP’nin yanında” mı gözükmüş olur?

Muhafazakâr siyasetin toplumun farklı cenahlarına söyleyeceği hiçbir şey yok mudur?

Böyle bakıldığında aynı aile içinde bile kopmalar gerçekleşeceği ihtimali hiç mi düşünülmez?

Ben kişisel olarak, tıpkı Saadet gibi, muhafazakâr toplum kesimleriyle bağlantılı olan DEVA ve Gelecek Partilerinin varlığını, farklı toplum kesimlerinin iletişim imkânı açısından hayati buluyorum.

Bunu bizzat sayın Cumhurbaşkanı’nın ve  AK Parti’nin yapmaya çalıştığı zamanlar oldu. Kesinlikle yanlış olmadı.

Ama bugün, üstelik Cumhurbaşkanlığının olağanüstü yetkilerle donatıldığı bir zamanda Cumhurbaşkanlığının bir kampa indirgendiği noktaya gelindi. Yüzde 50 artı 1’lik bir kamp. Toplumun geriye kalan kısmı ne olacak?

Saadet, DEVA, Gelecek, bana göre iktidar dilinin muhafazakârlık adına yaptığı yanlışları tamir etmeye çalışıyor. En bariz yanlışlık kamplaştırma siyaseti. Yolsuzluk, yoksulluk, adaletsizlik diğer yanlışlık alanları. Bunlara itirazın hemen yanı başınızdaki muhafazakâr insanlardan gelmiş olması, muhafazakârlığın kendi kendini tashih edebilme potansiyeli açısından hayati değer taşıyor. Keşke bu tashih operasyonu bizzat Ak Parti’nin içinde gerçekleşebilseydi.

Hani Halife Ömer, “Benim yanlışlarımı düzeltecek bir toplumu yönettiğim için Allah’a hamd ediyorum” demişti ya… Aynen öyle."

Yorumlar (0)
14
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 07 Aralık 2021
İmsak 06:37
Güneş 08:08
Öğle 13:00
İkindi 15:22
Akşam 17:43
Yatsı 19:09
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 15 39
2. Konyaspor 15 27
3. Fenerbahçe 15 27
4. Hatayspor 15 26
5. Başakşehir 15 25
6. Alanyaspor 15 24
7. Galatasaray 15 23
8. Karagümrük 15 22
9. Beşiktaş 15 21
10. Adana Demirspor 15 20
11. Sivasspor 15 19
12. Giresunspor 15 19
13. Kayserispor 15 19
14. Altay 15 18
15. Antalyaspor 15 18
16. Gaziantep FK 15 18
17. Göztepe 15 14
18. Öznur Kablo Yeni Malatya 15 14
19. Kasımpaşa 15 11
20. Rizespor 15 10
Takımlar O P
1. Ankaragücü 15 30
2. Erzurumspor 13 28
3. Ümraniye 14 27
4. Eyüpspor 14 27
5. Bandırmaspor 14 25
6. Samsunspor 14 22
7. Tuzlaspor 13 21
8. İstanbulspor 14 20
9. Kocaelispor 14 20
10. Gençlerbirliği 14 20
11. Boluspor 14 19
12. Adanaspor 15 19
13. Menemenspor 14 18
14. Bursaspor 14 17
15. Manisa FK 15 17
16. Denizlispor 14 15
17. Ankara Keçiörengücü 14 14
18. Altınordu 15 13
19. Balıkesirspor 14 7
Takımlar O P
1. Man City 15 35
2. Liverpool 15 34
3. Chelsea 15 33
4. West Ham 15 27
5. Tottenham 14 25
6. M. United 15 24
7. Arsenal 15 23
8. Wolverhampton 15 21
9. Brighton 15 20
10. Aston Villa 15 19
11. Leicester City 15 19
12. Everton 15 18
13. Brentford 15 17
14. Crystal Palace 15 16
15. Leeds United 15 16
16. Southampton 15 16
17. Watford 15 13
18. Burnley 14 10
19. Newcastle 15 10
20. Norwich City 15 10
Takımlar O P
1. Real Madrid 16 39
2. Sevilla 15 31
3. Real Betis 16 30
4. Atletico Madrid 15 29
5. Real Sociedad 16 29
6. Rayo Vallecano 16 27
7. Barcelona 15 23
8. Valencia 16 22
9. Athletic Bilbao 16 21
10. Osasuna 16 21
11. Espanyol 16 20
12. Mallorca 16 19
13. Villarreal 15 16
14. Celta de Vigo 16 16
15. Granada 15 15
16. Elche 16 15
17. Deportivo Alaves 15 14
18. Cádiz 16 12
19. Getafe 16 11
20. Levante 16 8
Günün Karikatürü Tümü