Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı: Türkiye, Kürt Meselesi ile Demokrasiye Direnmektedir!

Kürt Meselesini “bağımsız bir sorun” olarak tanımlamak ve değerlendirmek de yanlıştır.

YAZARLAR 21.02.2021, 11:44
Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı: Türkiye, Kürt Meselesi ile Demokrasiye Direnmektedir!

2023 yılı, Türkiye için hem Cumhuriyet, hem de demokrasi ile yüzleşmeyi zorunlu kılacaktır. Yüzüncü yıl dönümünde demokrasi ile taçlandırılmamış bir cumhuriyet kutlaması, Türkiye açısından son derece sorunlu ve tartışmalı olacaktır.

Türkiye’nin “muasır medeniyet” seviyesini belirleyecek olan ilkelerin başında demokrasi, İnsan Hakları, hukukun üstünlüğü, ekonomik teknolojik gelişmişlik olacaktır. Bugün itibariyle bu ilkelerden olumlu yönde söz etmek inandırıcı değildir.

Yaklaşık yüz yıldır, siyasi, sosyal, insan hakları ve özgürlükler, hukuk ve ahlak gibi dünyevi-manevi bedeli olmuş, ekonomik olarak da birkaç Trilyon dolarla ancak ifade edilebilecek ağır sonuçları olan Kürt Meselesi, başat ve hayati bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.

Kürt Meselesini “bağımsız bir sorun” olarak tanımlamak ve değerlendirmek de yanlıştır. Çünkü Türkiye, otoriter ve ceberut bir yönetimi tercih ettiği ve bu sorunu çözemediği için “demokratik-hukuk devleti”  olamamış ve sırf bu nedenle medeni dünyanın ve gelişmiş Avrupa’nın seviyesine çıkamamıştır.

Kurucu ilkeler (Laik-demokratik-sosyal-hukuk devleti) bağlamında Türkiye, evrensel değerlerle buluşmayı ve çağdaşlaşmayı başarmamıştır. “İrtica-bölücülük-Komünizm tehdidi-beka” gibi kurgulanmış gerekçelerle yüz yıl boyunca demokrasi ve hukuka karşı direnen bir devlet ve yönetim anlayışı hâkim olmuştur.

Oysa siyasal sorunların tamamını, ‘hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik bir siyasal düzen’ modeli ile çözüm yoluna koymak mümkündür. Bu alanda muhatap aranmasına da gerek yoktur.

Çoğulcu demokrasilerde ve hukukun üstünlüğüne dayalı devlet düzeninde haklar pazarlık konusu yapılmaz, hukuk devletinin bir gereği olarak herkesin ve her kesimin hakları bellidir, devlet ve siyasete düşen; söz konusu hakları hukuk ile teminat altına almaktır.

Ne yazık ki bu yapılmadı, yapılmak istenmedi veya yapılmasına izin verilmedi. Kuşkusuz dertleri sadece Kürtler değildi, asıl sorunları demokrasi ve hukuk iledir. Çünkü otoriter-Irkçı-vesayetçi siyasal düzenleri asıl tehdit edecek, yerle yeksan edecek olan demokrasi ve adaleti tesis edecek olan hukukun üstünlüğüdür.

Başta Kürtler olmak üzere farklı etnik-din ve inanç unsurlarını birer tehdit olarak göstererek, özellikle de ‘Kürtler yararlanmasın’ diye bu yönde atılan adımlar engellenmiş, değişik dönemlerde askeri müdahalelerle bu iddiaların seslendirilmesi dahi yasaklanmıştır.

Kürtleri ve diğer farklı unsurları kuşatmayan 1924 Anayasası ile başlayan süreçten itibaren anti demokratik ve hukuka aykırı yöntem ve uygulamalarla ayırımcı, ırkçı yasalar işletilmiş, “Otoriter-Totaliter” bir rejim pahasına demokrasiye karşı direniş günümüze kadar sürdürülmüştür.

Başlangıcından itibaren, en azından Kürtler 1924 Anayasasına itiraz etmiş, “Türklük” dayatmasına karşı çıkmışlardır. İtirazlara şiddet, baskı, tehcir ve katliamlarla cevap verilmesine rağmen Kürtlerin direnci yok edilememiş, asimilasyon politikaları da istenilen sonucu vermemiştir.

Medeni dünya, benzer sorunlarını demokrasi içinde çözmeye çabalarken Türkiye, medeni dünyaya ve demokrasiye sırtını çevirmiş, inkâr ve asimilasyonda ısrar ve inat etmiştir. 1946 yılında çok partili sisteme geçmesine ve 1950’de Demokrat Parti iktidarına rağmen Kürt meselesinde olumlu/yasal bir adım dahi atılmamıştır.

Daha açık bir ifade ile “Türklük” bir “devlet kimliği” olarak “ayrışma”, “ayırımcılık”, “ırkçılık” ve “şiddet” ideolojisine dönüşmüş, demokratikleşmenin ve hukuk devleti olmanın önünü kesmiştir. 12 Eylül Askeri Cuntası tamamıyla, 15 Temmuz Süreci de kısmen aynı amaca hizmet etmiştir.

Her iki müdahale için diğer kimliklerin fazla etkilenmediği iddia edilebilir ancak “Kürtlük” kimliğinin “Türklük” karşıtı olarak daha çok geliştiğini ve etnik farklılık üzerinden giderek ayrıştığını görmemek için basiret yoksunu olmak gerekir, diye düşünüyorum.

Çözüm süreci ile istediğini alan iktidarın, yeni politikalarla Kürtleri ayrıştırmak, kutuplaştırmak, düşmanlaştırmak ve yoğunlaştıkları partiyi bölerek seçmenini sindirmek suretiyle sorunu çözümsüz kılmaya çalışması, derinleştirmekten başka işe yaramayacağını bilmesi gerekir!

Kürt meselesinde şiddet ve baskının çözüm olmadığı çok net ortaya çıkmıştır. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren uygulanan inkâr, baskı ve şiddet politikalarının Kürtler kadar Türkiye’ye de telafisi imkânsız zararlar verdiği ortadadır.

Bugün de benzer politikalar oluşturmanın ve aynı anlayışta ısrar etmenin Türkiye’ye içerde ve dışarda, özellikle de bölgesinde bir yarar sağlayacağı kanaatinde değilim, aksine Türkiye’yi çok daha geriye götürecek ve telafisi mümkün olmayan derin bir kaosa sürükleyecektir.

PKK gerekçe yapılarak Kürtlere, Kürt siyasetçilerine, gazeteci ve yazarlara yönelik baskılar, öfke ve nefret söylemleri, gözaltı ve tutuklamalar ırkçı-resmi ideolojiyi güçlendirdiği ve politik bir avantaj sağlayacağı düşünülebilir ancak karşıtı olarak Kürt milliyetçiliğini de güçlendireceğini bilmek gerekir!

Peki, ayrışmak, kutuplaşmak Türklerin ve Kürtlerin yararına olmadığına göre kimlerin yararınadır?

Kanaatime göre demokrasi ve hukuk devleti olmayı engelleyen de bu odaklar ve işbirlikçileri politikacılar ve örgütlü dini-la dini kesimlerdir!.

Kürt meselesini, Kürtler ve diğer farklı unsurlarının tamamını, Türklerle birlikte eşit halklar ve eşit yurttaşlık modeli ile çözmek neden mümkün olmasın?

Yok, şayet benim iddia ettiğim gibi Sorun Kürt meselesi değil de, demokrasi ve hukuk devleti olmaya direnmek ise ulusçu-dinbaz ve milliyetçilerin desteğinde “Totaliter ve Otoriter” yönetilmeye devam edeceğiz!

Abdulbaki Erdoğmuş

Yorumlar (0)
7
açık
Namaz Vakti 05 Mart 2021
İmsak 06:01
Güneş 07:25
Öğle 13:21
İkindi 16:31
Akşam 19:06
Yatsı 20:25
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 27 57
2. Beşiktaş 26 57
3. Fenerbahçe 27 55
4. Trabzonspor 27 51
5. Hatayspor 27 46
6. Alanyaspor 27 43
7. Gaziantep FK 27 43
8. Karagümrük 27 41
9. Göztepe 27 36
10. Antalyaspor 27 35
11. Sivasspor 26 33
12. Konyaspor 26 32
13. Malatyaspor 27 31
14. Kasımpaşa 27 29
15. Kayserispor 26 28
16. Rizespor 27 28
17. Başakşehir 27 26
18. Erzurumspor 27 26
19. Ankaragücü 26 23
20. Denizlispor 26 21
21. Gençlerbirliği 26 21
Takımlar O P
1. Giresunspor 24 53
2. Samsunspor 24 50
3. İstanbulspor 24 46
4. Altınordu 24 44
5. Adana Demirspor 24 42
6. Altay 24 41
7. Tuzlaspor 24 41
8. Ankara Keçiörengücü 24 39
9. Bursaspor 24 34
10. Bandırmaspor 24 31
11. Ümraniye 24 31
12. Adanaspor 24 26
13. Boluspor 24 26
14. Menemenspor 24 26
15. Balıkesirspor 24 25
16. Akhisar Bld.Spor 24 19
17. Ankaraspor 24 15
18. Eskişehirspor 24 7
Takımlar O P
1. Man City 27 65
2. M. United 27 51
3. Leicester City 27 50
4. Chelsea 27 47
5. Everton 26 46
6. West Ham 26 45
7. Liverpool 27 43
8. Tottenham 26 42
9. Aston Villa 25 39
10. Arsenal 26 37
11. Leeds United 26 35
12. Wolverhampton 27 34
13. Crystal Palace 27 34
14. Southampton 26 30
15. Burnley 27 29
16. Brighton 26 26
17. Newcastle 26 26
18. Fulham 27 23
19. West Bromwich 27 17
20. Sheffield United 27 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 24 58
2. Barcelona 25 53
3. Real Madrid 25 53
4. Sevilla 24 48
5. Real Sociedad 25 42
6. Real Betis 25 39
7. Villarreal 25 37
8. Granada 25 33
9. Levante 25 32
10. Athletic Bilbao 24 30
11. Celta de Vigo 25 30
12. Osasuna 25 28
13. Getafe 25 27
14. Valencia 25 27
15. Cádiz 25 25
16. Eibar 25 22
17. Real Valladolid 25 22
18. Deportivo Alaves 25 22
19. Elche 24 21
20. Huesca 25 20
Günün Karikatürü Tümü