Akşener'den Erdoğan'a:İçeride Aslan, Dışarıda Kedi Olmaktan Vazgeçin, 'Dostum' Siyasetinle Bizi Soktuğun Bataklıktan Memnun musun?"

Akşener, Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle yapılan tutuklamalara da tepki gösterdi. Akşener, "Atatürk'ün anasına sövmek serbest, Sayın Erdoğan'ı eleştirmek 2 yıl. Bizlere her türlü iftira atmak serbest,

Akşener'den Erdoğan'a:İçeride Aslan, Dışarıda Kedi Olmaktan Vazgeçin, 'Dostum' Siyasetinle Bizi Soktuğun Bataklıktan Memnun musun?"

Partisinin grup toplantısında konuşan İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İdlib'de Türk askerlerinin şehit olmasının ardından Ukrayna ziyaretini iptal etmemesine tepki gösterdi. Akşener, "Sayın Erdoğan da bu acı tabloya rağmen, seyahatini iptal etmeyip, Ukrayna’ya gidiyor. Gelişmelerden memnun musun Sayın Erdoğan? 'Dostum' siyasetinle bizi soktuğun bataklıktan memnun musun?" diye sordu.

Akşener Erdoğan'a, "Şimdi sana ve hükûmetine düşen görev açık ve nettir; Gök kubbeyi, Mehmedimizi toprağa düşüren alçakların başına yıkın. Devlet aklı ile ve bir kez olsun iç politika hesapları yapmadan hareket edip, Türk Milleti’nin ve Türk Devleti’nin gücünü gösterin. 'O ne der, bu ne yapar?' demeyin. İçeride aslan, dışarıda kedi olmaktan artık vazgeçin. Bir an önce ve tereddütsüz gerekeni yapın" çağrısında bulundu.

Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, İdlib'de çıkan çatışmada 8 kişinin şehit olduğunu duyurmuş, şehit olanların 5'inin asker, 3'ünün sivil olduğunu belirtmişti.

Akşener, Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle yapılan tutuklamalara da tepki gösterdi. Akşener, "Atatürk'ün anasına sövmek serbest, Sayın Erdoğan'ı eleştirmek 2 yıl. Bizlere her türlü iftira atmak serbest, Sayın Erdoğan'a kaşının altında gözün var dediğin zaman yandı bakalım keten helva" diye konuştu.


Başkan Meral Akşener'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Çok önemli bir noktanın altını çizmek isterim: Bakın, 2 Şubat’ta Ukrayna’dan açıklama yapılıyor; 'Türkiye Ukrayna’ya 200 milyon liralık askeri yardım yapacak.' deniyor. Aynı günün gecesi, 3 Şubat’ın ilk saatlerinde, Ukrayna’yla Kırım’ın işgali nedeniyle sorunlu olan Rusya’nın kontrolündeki Suriye ordusu, Türk askerini hedef alıyor. O satrancın tarifi açık; askeri yardım yapıyor ve askeri hedef oluyoruz. Üstelik Rusya, pişkinlik edip; 'Türkiye bize çalışmalarıyla ilgili bilgi vermedi.' diyor. Sayın Erdoğan da bu acı tabloya rağmen, seyahatini iptal etmeyip, Ukrayna’ya gidiyor. Gelişmelerden memnun musun Sayın Erdoğan? 'Dostum' siyasetinle bizi soktuğun bataklıktan memnun musun? Dış politikada aklı bırakıp, egonla iş götürünce olanlardan memnun musun? Sen Türk Devleti’ni yönetiyorsun. Akıllı olmak, gelişmeleri doğru okumak ve dış politikamızı, devlet ciddiyetiyle yürütmek zorundasın. Ama her şeyden önce, duyguların yerine milletimizin çıkarlarını öne koymak zorundasın.

Şimdi sana ve hükûmetine düşen görev açık ve nettir; Gök kubbeyi, Mehmedimizi toprağa düşüren alçakların başına yıkın. Devlet aklı ile ve bir kez olsun iç politika hesapları yapmadan hareket edip, Türk Milleti’nin ve Türk Devleti’nin gücünü gösterin. 'O ne der, bu ne yapar?' demeyin. İçeride aslan, dışarıda kedi olmaktan artık vazgeçin. Bir an önce ve tereddütsüz gerekeni yapın."

"İşte acının bir başka adresi Elazığ'da da aynı tablo. Hayatları alt üst olan vatandaşlarımız bin bir sıkıntıyla uğraşıyor. benim vatandaşım yaşadığı çaresizliğe bakıp bu güne kadar ne yaptınız diye soruyor. Ama sayın Erdoğan utanmadan çıkıyor harcanması gereken yere harcadık, bu tür şeylerin hesabını vermeye zamanımız yok diyor. Gereken yerin neresi olduğu belli değil ama Elazığ'a harcamaya gerek duymamışlar. Elazığ'da incelenen 14 bin binadan 1800'ü için yıkım kararı çıkarıldı. Allah aşkına bu kadar mı emanet yaşıyoruz biz. İktidarlar babasının parasını değil milletin parasını harcar. Onun için her kuruşun hesabını vermek zorundadırlar. Buna zaman ayırmak zorundadırlar. Bugün Türkiye'yi yönetenlere bu haklı soruyu sorduğumuzda azar işitiyorsunuz. Efendiler yönettiğiniz yer babanızın çiftliği değil. Bugün vermeseniz bile yarın mecburen hesabını vereceksiniz. "

"Kızılay'a verdikleri paranın tamamını vergiden düşebiliyorlar. 30 milyon lira gönderip Kızılay'a gönderip demişler ki sen sadece 75'ini al geri kalanı bizim çocuklara gönder. Bu para kimin parası? İşsizlikten kıvranan geçlerin parası."

"Tire'de bir manavla konuştum sebze-meyvede büyük marketlerden yüzde 1, bizden yüzde 8 vergi alınıyor diyor. Balçova'da bir eczacıyla konuştum, katkı payı çok yüksek, iki büklüm gelip alamadan giden emeklilere için parçalanıyor buna karşın Suriyeliler hiçbir şey ödemeden ilaçlarını alıp gidiyor' diyor. Yandaşın vergi kaçırması için formül üretik Kızılay'ı araç yapanlar İzmirli esnafın önüne duvar örmüşler.  Şu gerçeği artık görelim, Ak Parti 18 yıl ben bu işi çözerim dedi, 18 yıl sonra Türkiye'yi o günlerden daha kötü bir tabloya getirdi. Yasaklarla mücadele dedi, nefes alamıyoruz, İzmir'de Balçova'da gene bir esnaf hanımefendi ile konuştum; oğlu sosyal medyadan eleştiride bulunmuş Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanına hakaretten AK Parti genel başkanını eleştirmiş, tam 2 yıl hapis cezası almış, paraya çevrilmemiş hapiste yatıyor. Atatürk'ün anasına sövmek serbest, Sayın Erdoğan'ı eleştirmek 2 yıl. Bizlere her türlü iftira atmak serbest, Sayın Erdoğan'a kaşının altında gözün var dediğin zaman yandı bakalım keten helva."

"Bu zamlarla doğal gazı ancak zenginler yakar ama dünyayı da yaksa yaksa garipler yakar."

"Türkiye tüm politikalarının merkezine kalkınmayı koymak zorundadır."

Ahmet Kacir

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER