''Helal Ojeli Kadinlara Helal Şampanya Yakışır''

MANŞET 21.01.2019, 14:12 21.01.2019, 15:01
''Helal Ojeli Kadinlara  Helal Şampanya Yakışır''

“Başarı” Bizim İçin Her Şey! Gayeye  Giden Her Yol Meşru mudur? 

Yeni akit yazarı Abdurrahman Dilipak, muhafazakar camiayı sorgulama ve eliştirmeye devam ediyor. Dilipak, "Helal ojeli bayanlara helal şampanya yakışır!" imalı bir yazı kaleme aldı.

İktidara olan yakınlığı ve desteği ile bilinen Abdurrahman Dilipak'ın yazıları her nekadar iktidar partisini işaret ediyor olsada bunu işin içinden kendisini sıyırarak yapmayı başarıyor. Dilipak, yine ustaca hem iktidarı hemde iktidara destek olanları yani muhafazakarları eleştiren bir yazı kaleme aldı.

"Men teşebbehe"  başlıklı yazısında Dilipak, "Şeytan aklımızı çeliyor ve her şeyin suyunu çıkarıyoruz. Kim neyin mağruru olursa ya da neyi ihtirasla isterse Allah onu o şeyle imtihan ediyor." ifadelerini kullandı.

"Bir zamanlar satrancı tartışanların çocukları bugün konken’i de meşrulaştırdılar, bilgisayar oyunlarını da." ifadelerini kullanan Dilipak, yazısının bir bölümünde "Din ve devlet büyüklerinizi “İlah ve Rab” edinmeye kalkıyorsunuz!" diye yazdı.

Muhafazakar görünen kesime yönelik eleştirilerini sıralayan Dilipak, "Helal" üzerinden eleştiren yazar, "Bizim bazı başörtülü kızlarımız da artık uzun tırnakları ojeli. Çoğu artık namaz da kılmıyorlar da, gusülde mi almıyor diyeceksiniz ama, hayır yanıldınız, onlar “Helal” sertifikalı, altına su geçiren oje kullanıyorlar! Helal Adanalı Celal! İşte bu!" benzetmesinde bulundu.

Helal sertifikalı ürünlerde haram olan ürünleri helalleştürme kurnazlığına başvurulduğunu ifade eden Dilipak, "Ha! Sahi, bu “Helalcilik” de nereden çıktı! Biz bu işi çok sevdik. Suudi Arabistan’da “Helal Sertifikalı bira, likör, şarap, şampanya bile var! Hacca Umreye gittiğinizde getirin bol bol, artık ziyaretinize gelenlere hep Zemzem ikram edecek değilsiniz ya, “Helal” ojeli bayanlara Helal Şampanya yakışır! “İç bade, sev güzel varsa aklı şuurun” değil mi! Gönlün bir hatuna meyletti ise “Türkiş bir mut’a” çakarsın olur biter. Yeter ki siz isteyin, biz sizin talebinize uygun bir fetva buluruz! “Modern, Çağdaş İlahiyatçılarımız” emrinzdedir diye yazdı.

“Helal Cert” denilince ilk akla gelenleri hatırladan Dilipak, ilk akla gelen Arabistan, Malezya ya da Türkiye değil. Dünyadaki “Helal” sertifikalarının %80’i “Made in Switzerland”.

''Ya hu, Müslüman kardeşim, hani biz “İbaha”dan söz ediyorduk. Haram olmayan her şey Mübah”tı. Buna mübahat diyorduk. Ne oldu da Yahudilerin “Koşer”ini Türkçeleştirip “Helalci” olduk. Tamam, helal de var haram da! Evet de zaten bunların sayısı belli. Diğer helal ve haram hükümlerinin çoğu müteşabih. Kimi illetinden dolayı haram, kimi kendiliğinden, Müteşabih olan bir ayetin yorumu ile ilgili olarak bir mezhebe göre haram olan bir başkasına göre haram değildir. Bakın “Helal” demiyorum. Bir şeyin helal olması için, haram demek için gerek olduğu gibi, Kur’an ya da Sünnette açık bir hüküm bulunması gerek." diye yazdı.

Koşer bizim helalden daha ciddi diyen Dilipak, din ve devlet büyüklerinizi ilah ve rabler edinmeye kalkıyorsunuz diyerek yazısını şöyle sürdürdü; 

"KOŞER BİZİM HELALDEN DAHA CİDDİ"

Dilipak yazısına şöyle devam etti:

"Bu arada Yahudilerin Koşer standartları, bizimkilere göre yüz kat daha ciddi. Bizimkiler üfürükten tayyare! Daha çok piyasa, pazar, market, dostlar alışverişte görsün kabilinden işler. Sünnet olan da var Müstehab olan da, Vacib olan da, Mekruh olan da. Bugün bizdeki durum “dostlar alışverişte görsün” kabilinden yapılan bir iş. Bu konuda birilerinin iyi niyeti, bu işleri aklamaya yetmez. Unutmamak gerekir ki, cehennemin yolları iyi niyet taşları ile döşelidir. Bize “Şeytan sizi Allah’la aldatmasın” diye boşuna denmedi. Yahu biz bir “yerli” etiketi üretelim dedik, ilk kullanan Kola firması oldu. Oh ne ala!

Biz “onlara benzemeyelim” diyoruz. Bizimkiler “yani cep telefonu da mı kullanmayacağız” diyorlar. Tam da bu kafa o çağdaş kafa işte. Kenan Evren kafası!

Biz yeni bir medeniyet inşa edecektik, kendi hayallerimizi onların kavram ve kurumları ile anlatmaya çalışıyoruz. Ödünç kavramlar ve kurumlarla medeniyet inşa edilmez benim canım abim, ablam! Tamam “Hikmet mü’minin yitik malıdır, nerede bulursa alır” da, bu bir alet almak değil ki, bir kavram, kurum, ahlak anlayışı, yaşam tarzı dedikleri şeyi, yediğiniz içtiğiniz şeyleri, zorunlu olmayan, aksine zararlı olan şeyleri alıyorsunuz. Onların eğitim modellerini alıyorsunuz. Vatikan’ın eğitim metodolojisini, ya da Amerikan mutfağını, Fransız ekmeğini, Batı mimarisini olduğu gibi alacak, savunacaksanız, biz niye Fulbright’e karşı çıkıyoruz ki!

"UNİSEX BİR TOPLUM OLDUK"

Vatikan bu eğitim modelini, Hristiyanlarla diğer inanç mensupları arasında ortak bir algı mekanizması oluşturmak üzere bir misyonerlik tekniği olarak yapılandırdı. Bunlara karşı bir savunma refleksi gerçekleştirmek için bunu öğrenebiliriz. Hatta buradaki bazı teknikleri ıslah ederek yeniden yapılandırmak sureti ile kendi projemizde bir malzeme olarak kullanabiliriz. Ama bunu onların markası ile onların koydukları kurallar çerçevesinde ve onların kurguladıkları ve denetleyip yönettikleri bir biçimde alamayız. Alırsanız ne olur! Almış olursunuz. Zaten alıyorsunuz. NLP de alıyoruz, başka şeyler de. Sahi, şu, “Alameti farikamız” denen şeye ne oldu. Hani bizi biz yapan, bizi ötekilerden ayıran şeylerimiz vardı. “Unisex” bir toplum olduk. Herkes yurtdışında okumaya can atıyor. İçeride de yabancı kolejler bizim zenginler için ayrı bir itibar meselesi.

Hani hiç gidilmez değil. Gidelim, öğrenelim de o bulunduğumuz yerde biz bir “yabancı”yız, bunun farkında olalım. Onlarla aranızda bir fark yoksa, sizi tanımayan biri fikir, düşünce, hayat tarzı itibarı ile sizinle onlar arasında bir fark göremiyorsa, “Men teşebbehe” ikazının muhatabı olmuşsunuz demektir. “Eğitim” zaten netameli bir konu. Bir de daha küçücük çocukların zihinlerini bu kalıplara dökerseniz, rasyonalist, pragmatik, determinist, başarıya ve kariyere odaklı bu çocuklar evlenip kendi ailelerini kurduklarında yapılan büyük hatanın farkına varırsınız ama artık vakit çok geç olur.

DİN VE DEVLET BÜYÜKLERİNİZİ "İLAH VE RAB" EDİNMEYE KALKIYORSUNUZ"

Sahi eğer bu yabancı eğitim metotları, kurumları çok doğru bir tercihse, falan Exeter’miş, Morrison’muş, Fulbrigt’miş, falan, bilmem neymiş diye niye konuşup duruyorsunuz ki. Mason locaları da çok iyi örgütlenmiş yapılardır. İttihatçılar da Mason localarını örnek alan “Müslüman locaları” kurmuşlardı. Sahi sonuç ne oldu biliyor musunuz! Ah şu bizim tatlı su Müslümanları. Bir şeyi yapmak istiyorlarsa, hemen o şeyi meşrulaştırıveriyorlar. Bir yol buluyorlar o şeyi yapmak için. Hani derler ya, kedi yavrusunu yemeye karar verirse, yavrusunu fareye benzetirmiş. Bizimkiler de birine, bir şeylere benzetiyorlar işte. Ha, sahi, altına su geçiren ojenin altındaki tekrar dışarıya nasıl akıtılıyor, ona pek aklım ermedi. Herhalde abdest alırken de “Helal kozmetik” kullanıyorsunuzdur. Ruj’unuz, far’larınız, allık’larınız da tabii ki su geçiren cinstendir ve “Helalll” sertifikalıdır. Onlar “Çağdaş”tı değil mi, siz Osmanlı takılıyorsunuz, “Asri” olmalısınız. Sahi “Men teşebbehe” kuralı ne oldu! “Helal sertifikası” ile hadisleri by-pass mı edeceğiz.. “İlim ve hikmet” içermeyen sadece moda, zevk ve “başarı” bahanesinin arkasına saklanarak algı ve davranışlarımızı maniple edecek birtakım uygulamaları meşrulaştırabilir miyiz! Bir zamanlar satrancı tartışanların çocukları bugün konken’i de meşrulaştırdılar, bilgisayar oyunlarını da. Nasıl olsa “iskambil” oynamıyorsunuz. Tavla da! Siz sigarayı tartışadurun Şeytan fes giyip, elinde nargile ile gelip şark köşesine bağdaş kuruyor. Duvarda nefis bir hat: “Ah minel aşk!” Ayet ve hadisten ilham alarak “aşk” üretmedik!. “Aşk derdi ile bir hoş” oldu başımız ya, şimdi de yeni “hurafeler”le içmeden “serhoş” olduk! Aşk ve öfke’den sakının. Her ikisi de aklı izale eder ve aklı izale eden her şey “batıl”dır. Sonra gidip “Menvi aşk” uğruna FETÖ’cü filan oluyorsunuz. Din ve devlet büyüklerinizi “İlah ve Rab” edinmeye kalkıyorsunuz! Ha! Sahi size çok yakında e-water’le, siber drink egzotik narkotik içecekler sunabileceğiz. Tabii ki “Helal” ve ne de “polis farkında olacak bu işin”. Düşünsenize (!) hayal gücünüz ve düşünce hızınızla uçacaksınız!

"İÇİMİZDEKİ BİRİLERİ ÇOK ÜZÜLÜR SONRA..."

Biz de artık “Mütrefin”lerden olduk. Hani şu “Hedonist” diyorlar ya onlardan. Biz “özgür” çocuklarız. Ne sağcı-ne solcu, futbolcu! Spor olsun diye! “Başarı” bizim için her şey! Gayeye giden her yol meşrudur. Heyecan duyacağımız şeyler yapmamız gerek. Keyifli bir hayat gerek bize. Hüzün ve çile’den yorulduk. Gül ve eğlen. “Hoşgörülü” olacaksın. Neyse, size Osman Yüksel’den bir Asrilik dersi (çok özet bir şekilde). Üzgünüm o size ABD, İngiliz, Vatikan belgeli sertifika veremiyor. Bu sözlerin TSEK, EU garantisi de yok. “Asrilik ne demektir anlaması biraz zor / İç yüzünü öğrenmek istersen gel bana sor, - Dikkatli bak görürsün ne kadar tersine iş / Uçuruma sürükler cemiyeti bu gidiş, - Otuz yıldır gezerim mühiti adım adım / Her inkılap devrinde bir terakki ardım, - Yazık ki rastlamadım çok gayret ettimse de / Bizdeki asriliği görmedim hiç kimsede, - Bir hasbihal edelim ben sana anlatayım / Bu çok mühim yarayı deşeyim kanatayım, - Biraz daha geçerse can evine girecek / Asrilik denen afet bünyeni kemirecek, - O tertemiz varlığın çürüyüp kanayacak / Kangren olup çıban her yerini saracak, - Asrilerde bulunmaz dostluk, vefa, meveddet / Yalandır, hep riyadır; samimiyet, muhabbet, - İşit, fakat inanma o yıldızlı sözünü / Elinden gelse oyar birbirinin gözünü”..

Sonuna kadar yazmayayım, çünkü içimizdeki birileri çok üzülür sonra. Çağdaş ya da eski tabirde “Asri” deyince bunun ekonomisi, siyaseti, eğitimi, yaşamı her şeyi var. ÇYDD de zaten bunun için vardı. Bizim “başörtülü ve sakallı çağdaşlar” çıkınca onlara gerek kalmadı! Selâm ve dua ile."

Yorumlar (0)
-3
hafif kar duşu
Namaz Vakti 24 Ocak 2022
İmsak 06:46
Güneş 08:15
Öğle 13:21
İkindi 15:54
Akşam 18:17
Yatsı 19:41
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11
Günün Karikatürü Tümü