GÜNCEL

Özgür Özel: ''Dostu Düşmanı Birbirinden Ayırmakta Ustalaştık'' Salonda "Hain Kemal" Sloganları Atıldı

Hepimiz milletin seçilmiş temsilcileriyiz. Bizi buraya millet getirdi. Milletimizin ağır bir ekonomik kriz altında ezildiğini biliyoruz. 2018'den beri çok yönlü bir krizin içindeyiz. Dün mayıs ayının açlık ve yoksulluk rakamları açıklandı.

CHP’de mahkemenin verdiği mutlak butlan kararının ardından yaşanan yönetim krizi yeni bir boyut kazandı. Genel başkanlık tartışmalarının yanı sıra TBMM Grup Başkanlığı konusunda da anlaşmazlık sürerken, Özgür Özel partisinin haftalık grup toplantısını Meclis'te gerçekleştirdi.

CHP’de kurultay sürecine ilişkin verilen mutlak butlan kararının ardından yaşanan yönetim krizi yeni bir boyut kazandı. CHP TBMM Grup Başkanlığı konusunda yaşanan tartışmalara rağmen Özgür Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grup toplantısını gerçekleştirirken, toplantı sırasında salonda "Hain Kemal" sloganları atıldı.

Grup Başkanlığı Tartışması Sürüyor

İstinaf mahkemesinin CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin verdiği iptal kararının ardından partide yönetim değişikliği yaşandı. Karar sonrasında Kemal Kılıçdaroğlu yeniden genel başkanlık görevine gelirken, CHP'de hem genel başkanlık hem de TBMM Grup Başkanlığı konusunda görüş ayrılıkları ortaya çıktı.

Mutlak butlan kararının ardından CHP milletvekilleri arasında yapılan oylamada Özgür Özel’in yeniden CHP TBMM Grup Başkanı seçildiği duyuruldu. Ancak Kılıçdaroğlu yönetimi, bu seçime ilişkin TBMM Başkanlığı nezdinde itirazda bulundu.

Özel Toplantıyı Gerçekleştirdi

Grup başkanlığına yönelik itirazlara rağmen Özgür Özel, daha önce yaptığı açıklamalarda haftalık grup toplantısını gerçekleştireceklerini ifade etmişti. Bu kapsamda Özel, bugün TBMM’de düzenlenen grup toplantısında kürsüye çıkarak milletvekillerine hitap etti.

Salonda "Hain Kemal" Sloganları

Özgür Özel’in konuşması sırasında salondan "Hain Kemal" sloganları yükseldi. Sloganların ardından toplantı salonunda kısa süreli gerginlik yaşanırken, oturum bir süre tansiyonun yükseldiği anlara sahne oldu.

Kılıçdaroğlu Yönetiminden Meclis Başkanlığı’na Başvuru

Öte yandan Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi, Özgür Özel’in grup başkanlığı görevine ilişkin itirazını resmi olarak TBMM Başkanlığı’na iletti. CHP’deki yönetim ve temsil tartışmalarının, yargı kararları ve parti içi gelişmeler doğrultusunda önümüzdeki günlerde de gündemde kalması bekleniyor.

Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle;

"DOSTU DÜŞMENI AYIRMAKTA USTALAŞTIK"

"Meclis çok grup toplantıları gördü. Buradaki tablo, içeri girmek için sıra bekleyen 3 bin 200 arkadaşımıza teşekkür ediyorum. Bu bir grup toplantısı değil, sahip çıkma, tarihin doğru tarafında durma ve tarih yazmadır. partinin ve ülkenin geleceğine karşı yapılanlara göğüs germe, direnmedir. Milletin görevlendirdiği olmamız gereken kürsüdeyiz. Biz bildiğiniz gibiyiz. Biraz daha ustalaştık dostu düşmanı birbirinden ayırmakta.

Gezi eylemlerinin 13. yıl dönümü geçti. O dönemde hayatlarını kaybeden kardeşlerimizi rahmetle anıyorum. Tayfun Kahraman kardeşime, sayın Osman Kavala'ya, Can Atalay'a selam olsun çok yakında kavuşacağız. Tüm AİHM kararlarının uygulanması için tüm milletvekillerini namuslarına sahip çıkmaya davet ediyorum.

"DİPLOMAYI TANIMAYAN BENİM TAPUMU MU TANIYACAK?"

Hepimiz milletin seçilmiş temsilcileriyiz. Bizi buraya millet getirdi. Milletimizin ağır bir ekonomik kriz altında ezildiğini biliyoruz. 2018'den beri çok yönlü bir krizin içindeyiz. Dün mayıs ayının açlık ve yoksulluk rakamları açıklandı. Tüm emeklilerin, emekçilerin neredeyse tüm memurların yoksulluk sınırının altında olduğu bir süreçteyiz. 20 bin liralık sefalet maaşıyla 28 bin lirayla emekçiler ortamala 19 bin 700 lira geliriyle çiftçiler bunların alışveriş yaptığı esnaflar kan ağlıyor. Ülkede çiftçi yaşı 58. 3 çiftçiden 2'si asgari ücretle iş bulursan seneye ekmem diyor. İnsanca yaşamın mümkün olmadığı bir sürecin içinde Türkiye enflasyonda Avrupa'da birinci, dünyada 5. sıradayız. Dünyada 4 ülke var bu ülkeler ya savaşta ya iç savaşta. Türkiye'nin 1 aylık enflasyonu dünyadaki 100 ülkenin 1 yıllık enflasyonundan fazladır. Yani ülke kötü yönetiliyor. Liyakatlı akılcı doğru yönetim yerine liyakatsız kadrolar, siyasi operasyonlar... Devletin 30 yıl önce verdiği diplomayı tanımayan benim tapumu mu tanıyacak, banka cüzdanımı mı? Ana muhalefet partisinin tanınmadığı yerde devletin garantisi ne zamana kadar sürecek?

Oyun konsolunu 44 bin 500 almak varken 32 bin 400 lira Tayyip amcaya ve beceriksiz bakanlara ver 76.900 liraya bu ülkede bu oyun konsolunu alırsın. 1 milyon 200 bin liralık arabayı 2 milyona getirir. İşte AK Parti'nin düzeni budur.

"YAŞANANLAR CHP'YE DARBEDİR"

Kendi sözü İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazandırdı. Yıllar sonra millet İstanbul'u kimin yöneteceğine karar vermiş ve o kişi Türkiye'yi yönetmeye aday olmuştur. Şimdi yaşanan o iktidara gelecek olan partiye darbedir. 3 yıl önce bu kara düzeni değiştirmek için yola çıktık.

3 yıl önceki seçimde Erdoğan o seçimde kendisi açısından böyle bir risk görmediği için partinin başına bunlar gelmiyordu. Çok kazanmamız gereken bir seçimi bugün başka türlü yorumlayabileceğimiz seçimi kaybettik, kahrolduk. Bu salonda bir kez daha seçim kaybetmeyi hazmedebilecek kimse yok. İşte bu anlayış bir daha kaybetmemeliyiz diyen anlayış, CHP değişirse Türkiye değişir diyen anlayış bu ülkede tecrübeli, hep beraber bir değişime inandılar. CHP'lilerin boynunda yeni bir şeref madalyası vardı. Gazi'nin yanında duran ülkenin 2. cumhurbaşkanı İnönü'nün seçimleri DP'ye kaybettiğinde, "Paşa devir teslime hazırdır" diyen İsmet Paşa'nın madalyası var. O gün DP, seçimle iktidara gelen ilk parti unvanını alırken seçimi kaybettiğinde sonuçlarına saygı gösteren madalya İsmet Paşa'nındı. İlk kez bir siyasi partinin genel başkanı ikili yarışla değişti. Bendeki madalya ne kadar büyükse o günkü genel başkan, görevini bırakabilseydi madalyası daha büyük olacaktı. İhanet yüksek sesle başkalarında değil, yalnız kaldığında hissedilen bir duygudur. O yüzden geleceğe yönelik umut sloganları atalım.

"KARŞIMIZDA MUTLAK SULTANLA MUTLAK BUTLANIN İTTİFAKI VAR"

İlk günlerde Ekrem başkanın eşine koşanlar hapiste ziyaret edenler, tutuklamaya itiraz edip cezaevi ziyaret edenler bir yandan birilerinin bizi Ekrem'i yedik bitirdik, partinin başında otur diyenlere, belki bizimle olur, eğer partiyi bize verirseniz biz bildiğiniz gibi oluruz, bir kez daha kaybeder partinin başında otururuz dediler. Karşımızda 5 Kasım kurultayını hazmedemeyenlerle 31 Mart yerel seçimini hazmedeyenlerle yani mutlak sultanla mutlak butlanın ittifakı var. Biz parti kapısını kapatarak evlatlarımızı koruduk onlar kapıya dayanarak partiye en büyük utancı yaşattılar.

"KARA DÜZENLE İŞBRİLİĞİ YAPIYORLAR"

Maalesef şu anda 2 tane CHP görüntüsü var. Bir tarafta butlan kararıyla bizlerin polis zoruyla dışarı atıldığımız bir tarafta Gazi'nin diğer büyük eserinin çatısı altında partisine sahip çıkmaya çalışanlar... Bugün burada oturanların meziyetleri kaybetse de demokrasiye sahip çıkmak, kazanınca milleti ayırmadan hizmet etmek. Günü geldiğinde kazanma umuduyla iktidara yürümek varken diğer tarafta iktidarla yürüyenler var. Burada onları tanımıyorsunuz. Bugün genel merkezdeki basın danışmanı bu partinin bir evladı değil, TGRT'nin 1.5 yıldır maaşlı çalışanı, haksız edepsiz birisi, gelmiş partide basın danışmanı olmuş. Sizin partiye ödediğiniz arabalara haram mal diyecek kadar yerin dibine girecek kadar olmuş birisi. Mahkeme mahkeme gezen, butlan kovalayan, yalancı şahit arayanlar bugün devlet karşısında partinin avukatı olmuşlar bizim haklı başvurumuzu haksız şekilde geri çekmeye çalışıyorlar. Bizden biriler değil onlar... İftiracı, rüşvetçi, Türkiye'den kaçarken yakalanan bir avukat "CHP arınmaya başladı" diyor. İtirafçı alçaklar partinin çatısında oturuyor. Bu bahsi burada kapatmam. Bu partide ilk gün hayır lokması dağıtır gibi çikolata dağıtan Ferdi'nin canıyla uğraştığı o gün "Çarpıldı" diye karikatür çizen kadın baba evinde çikolata dağıtıyor. Gülşah'a ölüm döşeğinde iftira atanlar bugün göbek atıyorlar.

ÖZEL'DEN ERDOĞAN'A: ÜSTÜNE ÇIKTIĞIM TOMA'NIN ŞOFÖR KOLTUĞUNDA OTURUYORSUN

Genel merkezden Meclis'e yürümemiz bir milattır. On binlerin bize sahip çıkması bir milattır. Kara düzenle işbirliği yapanlara karşı iktidar yürüyüşüne başladık. Erdoğan dün bir konuşma yapmış 10 gündür ağzını bıçak açmıyor. Nedamet getiriyor ve 10 gün sonra "Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz" diyor. Bana, bize haksız FETÖ yapıştırması yaptıklarında Genel Kurmay başkanımız İlker Başbuğ, Mehmet Haberal çok iyi bilir, o kumpaslarda sen nerede duruyorsan şimdi de orada duruyorsun. Önümüze 6 kere barikatlar çektiğin, TOMA'lar dizdiğin, o üstüne çıktığım TOMA varya sen şoför koltuğunda oturuyorsun. Bu mesele CHP arasında bir mesele değil, Erdoğan'la rejimle olan meseledir.

15 Temmuz'da AK Parti'ye ilk telefonu ben açtım. 100 yıllık partiyiz dedik ama darbecilere teslim olmayız dedik. Seçilmiş parlementonun demokrasinin arkasındayız dedik. Bu tutumumuza teşekkür edenler, Erdoğan'a gidip de Özgür Özel'in, CHP'nin durumunu söyleyenler "Bu gece tarihi bir tutum aldılar" diye yayın yapanlar biz o gün en büyük rakibimize darbe yapıldığında olmaz demiştik. Şimdi 10 gündür susan Erdoğan'a soruyorum; bir yerde oturup da susuyorum demek olmaz, darbeye karşı olunur. Biz 15 Temmuz akşamından alnımızın akıyla çıktık siz 19 Mart ve 21 Mayıs darbelerinde milletimizin karşısında olduğunuzu gösterdiniz.

Kaynak: Milli Gazete Haber Merkezi

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }