GÜNCEL

Nüfusu Arttırın Kararnamesi: 'Türkiye’de Doğurganlık Hızı 2017’den İtibaren 2.1’in İltına, 2024’te ise 1.48’e Düştü'

Türkiye’de ise bir kararname ile kamu kurumlarına ’nüfusu artırıcı politika izleme talimatı’ verildi.

Fransa, Bulgaristan ve Japonya gibi nüfus artış hızında gerileme yaşanan ülkelerde ailelere maddi destek ve çalışan annelere özel düzenlemeler getirildi, doğum sayısı arttı. Türkiye’de ise bir kararname ile kamu kurumlarına ’nüfusu artırıcı politika izleme talimatı’ verildi.

Türkiye’de doğurganlık hızı 2017’den itibaren nüfusun yenilenme seviyesi olan 2.1’in altına, 2024’te ise 1.48’e düştü. 2014’te dünyaya gelen bebek sayısı 1 milyon 351 binken 2023’te 1 milyonun altına indi. Cumhuriyet tarihinin en düşük doğurganlık hızını gösteren veriler nüfus artışı konusunda alarm seviyesini kırmızıya çıkardı. Fransa, Bulgaristan ve Japonya’nın doğum sayısını artırmak için çocuk başına verdiği maddi destek ile kadına sağladığı çalışma olanaklarına dikkat çeken uzmanlar Türkiye’de de benzer reformların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

15 MADDEDE TEDBİR SÖYLEMDE KALDI

Vahim tablo karşısında harekete geçen Hükümet 15 maddelik bir kararname yayınladı, 2026-2035 dönemini ‘Aile ve Nüfus On Yılı’ ilan etti. Cumhurbaşkanı imzasını taşıyan ‘Nüfus krizine karşı 10 yıllık plan’da kamu kurumlarına aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı politika izleme talimatı verildi. Genelgede ‘Cinsiyetsizleştirme, çeşitli zararlı akımlar, insan hakları, bireysel özgürlükler söylemini araçsallaştırarak aile kurumunu, nesilleri tehdit etmeye başlamıştır’ denildi. 15 maddede aileye maddi destek konusunun somut şekilde yer almaması dikkat çekti.

ÜÇ ÇOCUK ÇAĞRIMIZDA HAKLI ÇIKTIK

‘Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, nüfus artış hızının geldiği noktaya işaret ederek ‘üç çocuk politikasını’ hatırlattı. ‘Üç çocuk çağrılarımızın haklılığı ispat edildi; çocuğu aileye, nüfusu ülkeye yük gören anlayış tamamen iflas etti’ diyen Erdoğan ‘Bu endişe verici tablo sadece Türkiye’nin meselesi değildir. Avrupa’dan Uzak Doğu’ya kadar birçok ülke yaşlanan nüfus, azalan doğum oranları ve çözülmeye başlayan aile yapısıyla karşı karşıyadır. Oralarla kıyaslandığında Türkiye hamdolsun çok iyi bir konumdadır’ ifadesini kullandı.

GELECEKTE ÇOK DAHA İYİ ANLAŞACAĞIZ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’daki Haliç Kongre Merkezi’nde “Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı”na katıldı. “Hazırladığımız proje doğrultusunda atılacak adımların aile kurumuna daha da büyük bir güç katacağına inanıyoruz” diyen Erdoğan, şunları söyledi: “Ülkeyi yönetme vazifesini üstlendiğimiz 2002’den beri bunun mücadelesini veriyoruz. 2007 yılında ‘En az üç çocuk’ diyerek hızla yaklaşan bir tehlikeye dikkat çekmiştik. Bu çağrımız ülkeye dair her konuya ideolojik gözlükle bakanların tepkisini çekmiş, bizi son derece seviyesiz ifadelerle eleştirmişlerdi. Hayat tarzına müdahaleden inanç değerlerimizi hedef alan küstahlıklara kadar nice akıl ve ahlak dışı ithama, iftiraya, edepsizliğe maruz kaldık. Sonuçta ne oldu? Aradan geçen sürede, üç çocuk çağrılarımızın haklılığı ispat edilmiş oldu. O günlerde bizi eleştirenler bugün hakkımızı teslim etmek zorunda kalıyor. Şundan emin olunuz ki; yarın tarih tekerrür edecek. Aileye önem ve öncelik verdiğimiz için bizi bireyi önemsizleştirmekle veya kadını zayıflatmakla suçlayanların iddialarının absürtlüğü ortaya çıkacak. Ailenin korunmasına ve güçlendirilmesine yönelik çabalarımızın doğruluğu gelecekte çok daha iyi anlaşılacak. Türkiye, Avrupa Birliği’nden halen 10 yaş daha gençtir. Ama buna rağmen biz şimdiden gerekli tedbirleri almaya, yarının risklerini şimdiden azaltmaya çalışıyoruz.”

NÜFUS KRİZİNE KARŞI GENELGE

Karar'ın haberine göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla yayımlanan genelge ile 2026-2035 yılları arası “Aile ve Nüfus On Yılı” ilan edildi. Doğurganlık hızının Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine gerilediğine dikkat çekilen genelgede, kamu kurumlarına aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı politikalar izleme talimatı verildi.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre; 1970’te nüfusun yaklaşık yarısını oluşturan çocuk oranı 2025’te yüzde 24.8’e geriledi. Nüfus projeksiyonları Türkiye’nin hızla yaşlanmaya devam ederek bu oranın 2100 yılında yüzde 14.5’e kadar düşeceğini gösteriyor. Yaşam Koşulları İstatistikleri baz alındığında ise; geçen yıl toplam nüfusun yüzde 27.9’u, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında... Çocuk nüfus için bu oran yüzde 36.8... Uzun süredir bu krize çare arayan hükümet ise, yeni bir genelgeyle 2026-2035 yılları arasını “Aile ve Nüfus On Yılı” ilan etti. Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı genelgesi ile azalan doğurganlık oranlarına çare arandı.

TÜM KURUMLARA YÜKÜMLÜLÜK

Dünyada uzun yıllar nüfus artışının kalkınmaya engel görüldüğü ve bu nedenle doğurganlığı azaltıcı politikalar izlendiği belirtilen genelgede şu ifadelere yer verildi: “Cinsiyetsizleştirme başta olmak üzere çeşitli zararlı akımlar, insan hakları ve bireysel özgürlükler söylemini araçsallaştırarak aile kurumunu, nesilleri, millî ve manevi değerleri tehdit etmeye başlamıştır. Doğurganlık hızımız Cumhuriyet tarihimizin ölçülen en düşük seviyesine gerilemiş, aile ve nüfus yapısındaki menfi değişimler varoluşsal bir boyuta ulaşmıştır.” Yeni plan kapsamında bütün kamu kurum ve kuruluşları, kendi görev alanlarındaki faaliyetlerinde aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı bir yaklaşımla hareket etmekle yükümlü kılındı.

İŞTE ALINAN TEDBİRLER

  • Daha önce kurulan Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu ile Nüfus Politikaları Kurulunun çalışmaları, hız kesmeden devam edecek.
  • Tüm kamusal politika, düzenleme, uygulama ile kamu kurumları tarafından yürütülen veya desteklenen araştırmalar aile kurumuna ve nüfus değişimine etkileri yönünden değerlendirmeye tabi tutulacak. Sonuçlar uygulama süreçlerine yansıtılacak.
  • Cinsiyetsizleştirme akımı, zararlı alışkanlık ve bağımlılıklar, nesilleri her türlü menfi etki ve müdahaleye karşı koruyacak bütüncül bir politika çerçevesinde ele alınacak.
  • Evlilik müessesesinin toplumsal itibarı korunacak. Evliliklerin sağlam temeller üzerine inşa edilmesi ve nitelikli bir biçimde sürdürülmesi, genç yetişkinlerin evliliğe teşvik edilmesi ve evliliğin kolaylaştırılmasına yönelik mekanizmalar güçlendirilecek.

ÇOCUK ÖZENDİRİLECEK

  • Çok çocuklu aile yapısı desteklenecek. Çocuk sahibi olmayı özendiren ve kolaylaştıran uygulamalar hayata geçirilecek.
  • Gençlerin donanımlı bireyler olarak yetiştirilmesine yönelik politikalar güçlendirilecek. Yaşlı refahına yönelik sürdürülebilir sosyal güvenlik ve sağlık sistemleri çeşitlendirilmiş bakım ve destek modelleri geliştirilecek. Kuşaklar arası dayanışma pekiştirilecek.
  • Kırsal alandaki nüfus kaybının önlenmesi, kentlerde yoğunlaşan nüfusun kırsal alanlara geri dönüşünün özendirilmesi için bütüncül tedbirler hayata geçirilecek.
  • Mevcut hukuki düzenlemeler aile ve nüfus yapısını koruma ve güçlendirme yaklaşımıyla gözden geçirilecek.
  • Türkiye ile benzer tutum sergileyen ülkelerle iş birlikleri geliştirilecek.
  • Aile dostu yayıncılık teşvik edilecek ve sorumlu medya kullanımı bilinci yaygınlaştırılacak.
  • Her yıl mayıs ayının son haftası ‘Milli Aile Haftası’ olarak kutlanacak.
{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }