GÜNCEL

Milletvekili Fethi Gürer: ''50 Milyona Yakın İnsan Yoksulluk Sınırının Altında''

Niğde milletvekili Fethi Gürer, çiftçinin sorunlarına dair açıklamalarda bulundu. Gürer, "Bir yerde 50 milyona yakın insan yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkum edildi"

Niğde milletvekili Fethi Gürer, çiftçinin sorunlarına dair açıklamalarda bulundu. Gürer, "Bir yerde 50 milyona yakın insan yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkum edildi" diyerek dikkat çeken çıkışlar yaptı.

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyonu üyesi Fetih Gürer, Yeniçağ TV'den Gülay Tunçel'e dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Tunçel, "Cuma gününe ilişkin önemli gelişmeleri konuşmaya devam ediyoruz. Gündemimize yine ekonomi ilk sıralarda olduğu için ekranda da gördüğünüz üzere CHP Niğde milletvekili Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyonu üyesi Sayın Fetih Gürer bizlerle birlikte. Sayın vekilimiz hoş geldiniz canlı yayına. Teşekkür ediyorum. Öncesinde e tarım hayvancılıkla ilgili çiftçinin durumu son aşamada yeni yılda nasıl diye soracağım ama gündeme baktığımızda ekonomi enflasyon ön planda olduğu için bir ekonominin değerlendirmesini sizin gözünüzden alalım. Daha sonra da diğer sorularımıza geçelim. Sözü size bırakıyorum" sözlerini kullandı.

Gürer, Tunçel'in sözlerine şu ifadelerle yanıt verdi:

"50 MİLYONA YAKIN İNSAN YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA"

"Ülkemizde Mehmet Şimşek'in Hazine ve Maliye Bakanı olmasından sonra, sıkı para politikası dediğimiz işçiye daha düşük ücret, çiftçiye daha düşük alım fiyatı uygulamalarıyla birlikte piyasadan para çekilip enflasyonun düşürülme yöntemi ne yazık ki geniş kesimleri olumsuz biçimde etkiledi.

Bir yerde 50 milyona yakın insan yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkum edildi.

Asgari ücret ve emekli maaşı açlık sınırının altında kaldı.

Doğal olarak işçide ve çiftçide para olmayınca esnaftan alışverişler kesildi.

Esnaftan alışverişin kesilmesi fabrikaların üretimine yansıdı. 6.000'e yakın konkordato başvurusu geçtiğimiz yıl gerçekleşti. Bunun 2.500 civarındakine mahkeme olumlu dönüş yapınca o iş yerlerinde de borç yapılanması oluştu. O borç yapılanması, ham madde veya yan sanayiden temin edilen yerlerin de sorun yaşamasına yol açtı. Böylece ülkenin genelinde derin bir yoksulluk oluştu.

Görünen o ki siyasi iktidar, bir süre daha bu enflasyonu düşürme adına sıkı para politikası uygulamasını sürdürecek. Bu da geniş halk kesimlerinin gıda başta olmak üzere ulaşımda, eğitimde ve sağlıkta sorunlar yaşamasına yol açıyor. Ama ülkemizde 24 yıldır iktidarda bulunan anlayışın, farklı bakanlarla farklı dönemde yaptıkları uygulamaların bedelini ödüyoruz. İşte Kur Korumalı Mevduat'tan tutun da 'nas' uygulamasına kadar getirilen düzenlemeler ekonomiyi içinden çıkılmaz hale getirdi. Yoksulluk derinleşiyor, fakirlik artıyor, sosyal yardımlar çoğalıyor, boşanmalar patladı. Madde bağımlısı gençlerin yaş ortalaması düştü.

Anlayacağınız ekonomide işler tıkırında gitmiyor.

"5 TRİLYONDAN 6 TRİLYONA DAYANAN BİR KREDİ KARTI BORÇLULUĞU VAR"

Her kesimde sorun var. Sanayicisinden işçisine, esnafından çiftçisine kadar; böyle bir dönem benim aklım erdiğinden beri hiç olmamıştı. Eskiden bir kesim mutlu olurdu, şimdi mutlu kesim yok. Ha, bir azınlık var; ithalatçı, aracı, yandaş... Bunlara kayırmacı anlayışla sağlanan olanaklar var. Onun için de bazen konuşurken insanlar diyor ki: ‘Ya restoranlar dolu, herkesin kapısının önünde araba var.’

E şimdi Türkiye'nin borçluluğu artıyor. 5 trilyondan 6 trilyona dayanan bir kredi kartı borçluluğu var.

Ben Tarım Komisyonu üyesiydim, 20 ile gittik ve yerinde gördük. Örneğin Malatya'da dalda kayısı yoktu.

"FAİZLERİNİ SİLİN"

Yeniçağ'dan Ali Özyiğit'in haberine göre, Düşünebiliyor musunuz? 2002 yılında bu ülkede 19.600.000 ton buğday üretilirken, 2025 yılında buğday üretimimiz 17.900.000 tona kadar geriledi. Nüfusu 30 milyon artmış bir ülkede bu çok önemli bir kayıptır ve bu anlamda Türkiye daha çok ithalat yapmak durumunda kaldı. Yani 2025 yılı, çiftçilerin hiç hatırlamak istedikleri bir yıl değil. Ama o dönemde biz borçların ötelenmesi için kanun teklifimizi verdik. ‘En az 3 yıl öteleyin, bu ötelemenin yanında yeni kredi destekleri sağlayın ve bu arada faizlerini silin’ istedik.

"‘BORCUN VAR, O BORCU ÖDEMEDEN BEN SANA BU KREDİYİ VERMEM’ DİYORLAR"

Evet, 2026'da tuhaf bir uygulamayla alınmış olan bir kararla; çiftçi sübvansiyonlu kredi almaya gittiğinde karşısında ‘Senin sigorta prim borcun var, sana bu desteği vermeyiz’ diyorlar.

E şimdi bu adam ekim yapmış ya da yapacak; ilaç, gübre, tohum alacak. Burada krediye ihtiyacı var. Siz bu adama diyorsunuz ki: ‘Sen Sosyal Güvenlik Kurumu primini yatırmamışsın, sana kredi vermiyorum.’

Peki, şimdi ne olacak? Bankalar çiftçiye kredi kolaylığı göstermiyor mu? Hayır. Şu andaki uygulamaya göre sübvansiyonlu kredi almak için giderseniz size ‘Borcun var, o borcu ödemeden ben sana bu krediyi vermem’ diyorlar.

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }