GÜNCEL

Bugün Yaşadığımız Facialar Bugünün Sorunu Değil… ''Uyuşturucu İlkokulda Katliam Ortaokulda''

Resmî veriler Türkiye, sadece bireysel bir asayiş sorunuyla değil, topyekûn bir "iç güvenlik krizi" ve "nesil kaybı" tehdidiyle karşı karşıya kaldığını gösteriyor.

Okullarda silahlı saldırılar, ilkokullara kadar düşen uyuşturucu kullanımı, liselerde ve hatta ortaokullar düzeyinde çetelere katılma eğilimi… Adli kayıtlara göre her yıl yüz binlerce çocuk suç dosyalarına giriyor. Organize suç soruşturmalarında çocuk şüpheli oranı artarken, dijital platformlar suçun yeni propaganda alanına dönüşüyor.

Resmî veriler Türkiye, sadece bireysel bir asayiş sorunuyla değil, topyekûn bir "iç güvenlik krizi" ve "nesil kaybı" tehdidiyle karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Sokaktan dijitale uzanan bu karanlık koridorun sonu, ulusal güvenliğimizin temellerini sarsıyor.

Maalesef geleceğimiz olan bir nesli; uyuşturucuya, sanal kumara, kontrolsüz sosyal medyaya ve çocuk mafyalarına kurban ettik. Bu alanda ilk olan Milli Gazete’nin tehlikeye dikkat çektiği manşetinin üzerinden 12 yıl geçti…

Okullarda silahlı saldırılar, ilkokullara kadar düşen uyuşturucu kullanımı, liselerde ve hatta ortaokullar düzeyinde çetelere katılma eğilimi… Adli kayıtlara göre her yıl yüz binlerce çocuk suç dosyalarına giriyor. Organize suç soruşturmalarında çocuk şüpheli oranı artarken, dijital platformlar suçun yeni propaganda alanına dönüşüyor.

Resmî veriler Türkiye, sadece bireysel bir asayiş sorunuyla değil, topyekûn bir "iç güvenlik krizi" ve "nesil kaybı" tehdidiyle karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Sokaktan dijitale uzanan bu karanlık koridorun sonu, ulusal güvenliğimizin temellerini sarsıyor.

Türkiye’de son dönemlerde giderek artan ve iç güvenlik sorunu haline gelen çeteleşme ve şiddet, artık sınıflara girdi. Son iki günde yaşanan okul saldırıları da bu tabloyu gözler önüne serdi. Uyuşturucu kullanımı ilkokula, çeteleşme ortaokullara kadar inerken, suç Telegram ve Discord gibi sosyal medya panellerinde pazarlanıp, taraftar topluyor.

SUÇLA TANIŞMA YAŞI DÜŞTÜ

Adli ve güvenlik birimlerinin Millî Gazete ile paylaştığı verilere göre, çocukların suçla temas yaşı son yıllarda keskin biçimde düşüş gösterdi. Özellikle büyük şehirlerden toplanan verilerde, uyuşturucu ve suç ağlarıyla tanışma yaşı 10-12 yaşına kadar düşüyor.

ÖNCE BAĞIMLI YAPARAK SUÇ AĞININ İÇİNE ALIYORLAR

Uyuşturucu tacirlerinin çocukları ağına düşürme yöntemlerinden de bahseden güvenlik birimleri, çocuklara arkadaş ortamları ve sosyal medya üzerinden ulaşıldığını söylüyor. Ancak süreç sadece bununla sınırlı kalmıyor. Çocuklar önce kullanıcı, ardından taşıyıcı ve en sonunda da suçun parçası haline getiriliyor.


Bu alanda ilk olan Milli Gazete’nin tehlikeye dikkat çektiği manşetinin üzerinden 12 yıl geçti…

ÇOCUKLARI TETİKÇİ OLARAK KULLANIYORLAR

Çocukların cezai sorumluluklarının sınırlı olması nedeniyle çeteler ağlarına çocukları düşürüyor ve bu durum sadece uyuşturucu ile de sınırlı kalmıyor. Ağa düşen çocukların bazıları çeteler tarafından tetikçi olarak da kullanılıyor.

GELECEĞİMİZ TEHLİKE ALTINDA

Resmî veriler, durumun sadece "bireysel vakalar" olmadığını, sistemik bir çöküşün habercisi olduğunu kanıtlıyor. Adalet Bakanlığı ve TÜİK’in son dönem verilerine göre, Türkiye'de suça sürüklenen çocuk (SSÇ) sayısı korkutucu bir eşiğe dayandı.

600 BİN ÇOCUK GÜVENLİK BİRİMLERİ İLE TEMAS ETMİŞ

2024 yılında 188 bin 926 olan suça sürüklenen çocuk sayısı, 2025 yılında 186 bin 256 oldu. Güvenlik birimleriyle bir şekilde temas eden çocuk sayısı yıllık 612 bini aştı. Bu çocukların büyük bir çoğunluğu ise şüpheli olarak kayıtlara geçti. Açılan çocuk davası dosyalarına bakıldığında ise yıllık 211 binin üzerinde dosyanın mahkeme raflarında beklediği görülüyor.

SUÇ TÜRLERİ ENDİŞE VERİYOR

Suç türlerinde ise tablo giderek vahim bir boyut alıyor. 18 yaş altı çocukların karıştığı suçlarda “kasten yaralama" yüzde 40 ile ilk sırada yer alırken, bunu hırsızlık ve yağma suçları takip ediyor.

DISCORD VE TELEGRAM "SUÇ AKADEMİSİNE" DÖNÜŞTÜ

Dijitalleşmenin büyümesiyle suç ağları artık çocuklarımızın cebindeki akıllı telefonlarda yaşıyor. Discord ve Telegram gibi platformlar, denetimsizliğin verdiği cesaretle "panelcilik" (kişisel veri hırsızlığı), şantaj, uyuşturucu reklamı ve şiddet güzellemesinin merkezi haline geldi. Suç örgütü liderlerine öykünen 13-14 yaşındaki çocuklar, bu platformlarda "itibar" kazanmak için yaralama, darp ve gasp videoları paylaşıyor. Oyun kanalları ise birer suç hücresine dönüştü.

TÜRKİYE KRİTİK BİR EŞİKTE

Tüm bu veriler Türkiye’nin kritik bir eşikte olduğunu gözler önüne seriyor. Uzmanlara göre mevcut eğilim devam ederse, çocukların merkezinde olduğu daha örgütlü ve daha agresif suç yapılarının ortaya çıkması kaçınılmaz olabilir. Bu durum yalnızca bugünü değil, önümüzdeki 10-20 yılı etkileyecek bir ulusal güvenlik sorunu anlamına geliyor.

Kaynak: Milli Gazete / Muhabir: Ahmet Sesli

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }