DEVA Partisi lideri Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “faizsiz ekonomi özlemi” açıklamasına sert sözlerle yanıt verdi. Erdoğan’ın 2023 seçimlerinden sonra faiz konusunu neredeyse hiç gündeme getirmediğini söyleyen Babacan, “Faiz talimatla düşmez, güvenle düşer. Güveni kaybeden yüksek faize mahkûm olur” dedi.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, hükümetin ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirerek, faiz harcamalarının tarım desteğinin 16 katına ulaştığını belirtti. Enflasyon karşısında eriyen asgari ücrete de değinen Babacan, 1 Temmuz'da ara zam yapılmamasının hak gaspı olduğunu savundu.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan , Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen Yeni Yol grup toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomi ve faiz politikalarına yönelik eleştirilerde bulunan Babacan, bütçe planlamalarındaki dengesizliğe ve asgari ücretlilerin yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çekti.
“TARIMIN 16 KATI KAYNAK FAİZE GİDİYOR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Faizin olduğu yerde bereket olmaz" yönündeki açıklamalarını hatırlatan Babacan, mevcut bütçe rakamlarının bu söylemle çeliştiğini ifade etti. Bu yıl bütçeden faize 2 trilyon 742 milyar lira kaynak ayrılırken, tarıma verilen toplam desteğin 168 milyar lirada kaldığını vurgulayan Babacan, şu ifadeleri kullandı:
"Siz faizin olduğu yerde bereket olmaz diyeceksiniz altına imza edip 2 trilyon 742 milyar ben devletin bütçesinden, hazinesinden faiz ödeyeceğim diye Meclis'e bütçe göndereceksiniz. Bu samimiyet. Tarıma verilen desteğin tam 16 katını bu yıl faize ödeyecekler. Böylesine büyük bir faiz ödemesinin yapıldığı yerde tarıma kaynak kalır mı? Bereket kalır mı?"
"SEÇİMDEN ÖNCE TALİMATLA İNDİRDİLER, SONRA YÜZDE 50'YE ÇIKARDILAR"
2023 seçimleri öncesinde Merkez Bankası faizinin talimatla yüzde 10'dan yüzde 8,5'a indirildiğini söyleyen Babacan, seçimlerin ardından faiz oranının yüzde 50'ye kadar yükseltildiğini belirtti. İktidarın üretimi önceleyen bir ekonomi yerine faizi önceleyen bir anlayışa geçtiğini savunan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hazineye en çok faizi ödeten Cumhurbaşkanı olarak tarihe geçti. Rakamlar orta. Ne derse desin beyhude. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Tarih sizi bu millete, bu devlete en yüksek faizi ödetmiş Cumhurbaşkanı olarak kayda geçirdi. Bundan geri dönüşü yok. Çünkü faiz talimatla düşmez. Faiz güvenle düşer. Hukuksuzluğun, keyfiliğin, öngörülmezliğin bedeli yüksek faizdir. Güveni kaybeden yüksek faize mahkum olur."
"ABD İLE SWAP HATTI İDDİASI DOĞRU MU?"
Uluslararası basında yer alan "Böyle bir niyetiniz var mı? Yani gidip Amerikan hazinesinden veya Amerikan Merkez Bankası'ndan 'Bizim dövizi yaktık, arka kapıdan sattık, bitti. Dolarımız bitti, bize biraz dolar borç verin' deme niyetiniz var mı yok mu? Eğer yoksa çıkın açıklayın. Yok niyetiniz var da susuyorsanız büyük bir tehlikenin eşindesiniz” dedi.
"ASGARİ ÜCRETE ARA ZAM YAPMAMAK HAK GASPIDIR"
Karar'ın haberine göre, Yılın ilk beş ayında toplam enflasyonun yüzde 16,6'ya ulaştığını ve haziran sonu itibarıyla bu oranın yüzde 20'ye yaklaşacağını ifade eden Babacan, asgari ücretin alım gücünün ciddi şekilde eridiğini belirtti. Geçmiş yıllarda uygulanan ara zam geleneğinin bu yıl da göz ardı edilmek istendiğini vurgulayan Babacan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Yılbaşında tespit edilen 28 bin lira olarak tespit edilen asgari ücret Haziran sonu geldiğinde yüzde 20 erimiş olacak. Yıllarca bu ülkede 1 Temmuz'da asgari ücrete ara zam verilmiştir. Çünkü işçinin hakkıdır. Yıl sonunu beklemek çok uzundur ve ilk altı ayda ne kadarlık asgari ücrette enflasyon sebebiyle bir erime olduysa o telafi edilmiştir. İlk defa geçen sene 1 Temmuz'u atladılar. Şimdi bu yıl yine ara zammın adını bile ağızlarına almıyorlar. Enflasyon asgari ücretlinin suçu değildir. Enflasyonu bu ülkeye yönetenler üretmiştir. Asgari ücretlinin 1 Temmuz'da ara zam almak hakkıdır. Ara zam vermemek hak gaspıdır. Ara zam vermemek kul hakkına girmektir."
Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Seçime kadar iki lafın başı ‘faiz’ diyen, ‘faizle mücadele edeceğim’ diyen Erdoğan, seçimden sonra faizden hiç bahsetmez oldu. Ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Hazine’ye en çok faizi ödeten cumhurbaşkanı olarak tarihe geçti. Ne derse desin beyhude. Rakamlar ortada. Evet, tarih sizi bu millete en yüksek faizi ödetmiş cumhurbaşkanı olarak kayda geçirdi.”
“ÇİFTÇİYİ 100 YIL SONRA KARA SABANA MAHKÛM ETTİLER”
Babacan, konuşmasında Van’ın Bahçesaray ilçesinde öküz ve kara sabanla tarlasını süren bir çiftçinin görüntülerini de izletti. Türkiye’nin 21’inci yüzyılda böyle bir tabloyla karşı karşıya kalmasını eleştiren Babacan, çiftçinin akaryakıt fiyatları nedeniyle modern tarım ekipmanlarını kullanamadığını söyledi.
“Kara saban, modern tarım makineleri öncesinde kullanılan araçlardan biriydi” diyen Babacan, ilk yerli traktörün 1955’te üretilmeye başlanması ve traktör ile pulluk kullanımının yaygınlaşmasıyla kara sabanın unutulduğunu hatırlattı.
Babacan, “Ama işte görüyorsunuz; çiftçimiz imkânsızlıklardan ötürü dönmüş eskiye. Öküz ve sabanla tarlasını sürmeye çalışıyor” dedi.
Görüntülerdeki çiftçinin “Akaryakıt çok pahalı. 21’inci yüzyıldayız, hâlimizi görüyorsunuz. Sorsanız uzaya uçuyoruz” sözlerini aktaran Babacan, iktidara “Görün bunu görün. Hiç mi utanmıyorsunuz?” diye seslendi.
Bahçesaray’ın yol sorununun da çözülemediğini belirten Babacan, “Çiftçiyi yeniden kara sabana mahkûm ettiniz. İlçenin nüfusu 20 binden 11 bine indi. Yazıklar olsun size” ifadelerini kullandı.
“SANAYİ SÖNÜYOR”
Babacan, sanayide kullanılan elektrik miktarının reel ekonominin durumunu gösteren önemli göstergelerden biri olduğunu söyledi. Türkiye’de uzun yıllar boyunca üretimde kullanılan elektriğin tüketimde kullanılan elektrikten fazla olduğunu belirten Babacan, 2023’ten bu yana bu dengenin değiştiğini ifade etti.
Babacan, “Hanelerde kullanılan elektrik miktarı, sanayide kullanılanı geçti. Bu ne demek? Sanayi sönüyor demek. Bu ne demek? Üretimde sıkıntı var demek” dedi.
DEVA lideri, sanayi üretimindeki zayıflamanın ekonomi politikalarının doğrudan sonucu olduğunu savundu.
“CHP’DEKİ GELİŞMELER DEMOKRASİ VE TEMİZ SİYASET MESELESİDİR”
Babacan, konuşmasında CHP’de yaşanan gelişmelere de değindi. Süreci yakından takip ettiklerini belirten Babacan, meselenin yalnızca bir parti içi tartışma olmadığını söyledi.
Babacan, “Çünkü mesele demokrasi meselesi. Çünkü mesele hukukun üstünlüğü meselesi. Çünkü mesele temiz siyaset meselesi” dedi.
Türkiye’de dönem dönem demokrasinin tamamen ya da kısmen askıya alındığını, ancak sonunda milli iradenin yeniden egemen olduğunu söyleyen Babacan, milletin yaşananları takip ettiğini ve gerektiğinde cevabını sandıkta verdiğini belirtti.
Gençlere de seslenen Babacan, “Asla ama asla bu büyük ve güzel ülkeden vazgeçmeyin. Umudunuzu asla yitirmeyin” dedi.
Babacan, “Kimse bu millete umutsuzluğu dayatamaz. Kimse bu ülkenin yarınlarını karanlıkta bırakamaz. Bizde geri adım yok” ifadelerini kullandı.
İSRAİL’E TEPKİ: TÜRKİYE’NİN NASIL YÖNETİLECEĞİNE ANKARA KARAR VERİR
Babacan, konuşmasında İsrail Savunma Bakanı’nın Kudüs üzerinden Türkiye’ye yönelik açıklamalarına da tepki gösterdi. İsrailli yetkilinin Türkiye’ye “hangi istikamette yürümesi gerektiğine” dair sözler sarf ettiğini belirten Babacan, bu açıklamaları “küstahça nasihatler” olarak nitelendirdi.
Babacan, “Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihine, milletimizin iradesine dil uzatmak senin haddine değil. Türkiye’nin nasıl yönetileceğine Ankara karar verir” dedi.
Türkiye’nin köklü devlet geleneğine dikkat çeken Babacan, “Bu Meclis’te sizin devletinizden daha yaşı ileri vekillerimiz var. Siz devlet kurmaya çalışırken biz 17’ncisini kurmuştuk. Herkes kendi sınırını, kendi haddini bilecek; herkes rütbesini bilecek” ifadelerini kullandı.
“ADALETİ, BEREKETİ VE KARDEŞLİĞİ HÂKİM KILACAĞIZ”
Konuşmasının sonunda umutsuzluk yerine sorumluluk çağrısı yapan Babacan, Türkiye’nin zor zamanlardan geçtiğini ancak milletin her defasında yeniden ayağa kalkmayı bildiğini söyledi.
Babacan, “Bu ülkenin her şehrinde, her sokağında, her karış toprağında emeğiyle, inancıyla, sabrıyla ayakta duran milyonlar var. Biz onlar için buradayız” dedi.
DEVA lideri, “Bu ülkenin yeniden nefes alması için, gençlerimizin hayallerini yeniden kurması için, alın terinin değer gördüğü, kimsenin kendisini çaresiz hissetmediği bir Türkiye için yola devam ediyoruz. Allah’ın izniyle hep beraber başaracağız. Bu topraklarda adaleti, bereketi ve kardeşliği hâkim kılacağız” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.