GÜNCEL

AKP'li Vekil Hakan Fidan'ı İstifaya Çağırdı! Nedeni Şoke Etti: ''Ya Görevi Bırakır Ya da Görevden Alınır''

AKP’li Galip Ensarioğlu, Hakan Fidan’ın SDG açıklamalarını eleştirdi. Ensarioğlu "Cumhurbaşkanı'nın iradesine aykırı tavır gösteren kişi ya görevi bırakır ya da görevden alınır' dedi.

AKP Diyarbakır Milletvekili Ensarioğlu, üstü kapalı olarak Dışişleri Bakanı Fidan'ı istifaya davet etti. Ensarioğlu, Fidan'ın SDG'ye ilişkin açıklamalarının dönemin ruhunu yansıtmadığını iddia etti.

Terör örgütü PKK'ya yakınlığıyla bilinen kanal Rudaw TV'ye konuk olan AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Suriye konusunda yaptığı açıklamaların sert olduğunu öne sürdü.

Ensarioğlu, Fidan'ın açıklamalarının dönemin ruhunu yansıtmadığını iddia ederken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesine aykırı tavır gösterdiğini ima etti. Ensarioğlu, Fidan'ı üstü kapalı olarak istifaya çağırdı.

"CUMHURBAŞKANININ İRADESİNE AYKIRI DAVRANAN YA GÖREVİ BIRAKIR YA DA GÖREVDEN ALINIR"

Ensarioğlu yaptığı konuşmada şunları söyledi,

"Bizim başkanlık sistemimizde politika belirleyici olan irade, Cumhurbaşkanı'nın iradesidir. Cumhurbaşkanı'nın iradesine aykırı tavır gösteren kişi ya görevi bırakır ya da görevden alınır. Türkiye'nin böylesine önemli meselelerinde, sıfatı ne olursa olsun, Cumhurbaşkanı'nın iradesinin üstünde bir irade olamaz ve kimse buna karşı bir irade ortaya koyamaz.

Hakan Fidan'ın açıklamalarında Suriye politikasına dair bazı sertliklerin bulunduğu veya dönemin ruhunu tam yansıtmayan ifadelerin kullanıldığı söylenebilir; bunu kendi şahsi görüşüm olarak ifade ediyorum. Ancak neticede nihai politikayı Cumhurbaşkanı belirler ve son sözü o söyler."

NE OLMUŞTU?

Dışişleri Bakanı Fidan, askeri uzmanlarla, istihbarat uzmanlarıyla, diğer bölge ülkeleriyle, ABD ve diğer herkesin DEAŞ’la mücadele gündemini ilerlettiğine dikkati çekerek, "Hiçbir terörist unsurun Suriye halkını ve devletini iyileşme yolunda raydan çıkarmasına asla izin vermemeliyiz" demişti.

Suriye'de SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG'nin durumuna ve Suriye'ye entegrasyon sürecine ilişkin Fidan, "Elbette sürecin hızından memnun değiliz. Biz, Suriyeliler ve bazı diğer ortaklar, isimlerini vermek istemiyorum, topluca 'SDG'nin daha fazla zaman kazanmaya çalıştığını düşünüyor. Bence kendileri için başka fırsatlar umut ediyorlar, belki başka bir bölgesel kriz şeklinde, belki de İsrail'in Suriye ve diğer yerlere yönelik yayılmacı politikaları nedeniyle. Bu yüzden, bence iyi olan şey, Amerikalı ortaklarımızın bu sürecin tamamlanması gerektiğinin çok iyi farkında olmaları çünkü bu, ülkenin birliği için çok önemli" diye konuşmuştu.

AKP’li Galip Ensarioğlu, Hakan Fidan’ın SDG açıklamalarını eleştirdi. Ensarioğlu "Cumhurbaşkanı'nın iradesine aykırı tavır gösteren kişi ya görevi bırakır ya da görevden alınır' dedi.

AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu’nun Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a yönelik sözleri, siyaset kulislerinde yeni bir tartışmanın kapısını araladı. Rudaw TV’de katıldığı programda konuşan Ensarioğlu, özellikle Suriye Demokratik Güçleri (SDG) üzerinden yapılan açıklamaların üslubuna dikkat çekti. Türkiye’nin dış politika kararlarında nihai iradenin Cumhurbaşkanı’na ait olduğunu vurgulayan Ensarioğlu, başkanlık sisteminde bu iradenin üzerinde başka bir merci olamayacağını söyledi. Açıklamalar, hem iktidar içi dengeler hem de “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan sürecin geleceği açısından önemli mesajlar içeriyor. Ensarioğlu’nun sözleri, sadece dış politikaya değil, Meclis’te yürütülen komisyon çalışmalarına ve olası yasal düzenlemelere de ışık tutuyor.

Politika belirleyici irade tartışması

Ensarioğlu’nun açıklamalarının merkezinde, Türkiye’nin yönetim sistemi ve karar alma mekanizması yer aldı. Başkanlık sistemine vurgu yapan AKP’li vekil, “Politika belirleyici olan irade Cumhurbaşkanı’nın iradesidir” diyerek net bir çerçeve çizdi. Bu çerçevenin dışına çıkılmasının kabul edilemeyeceğini savunan Ensarioğlu, Cumhurbaşkanı’nın iradesine aykırı bir tavır sergileyen bir ismin ya görevinden ayrılması ya da görevden alınması gerektiğini ifade etti.

Bu sözler, doğrudan isim vermeden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın SDG’ye ilişkin açıklamalarına yönelik bir eleştiri olarak yorumlandı. Ensarioğlu, Fidan’ın bazı ifadelerinin dönemin ruhunu tam yansıtmadığını düşündüğünü belirtirken, bunun kişisel değerlendirmesi olduğunu da ekledi. Ancak tüm bu tartışmaların ötesinde, son sözün her zaman Cumhurbaşkanı’na ait olduğunu vurgulaması, mesajın ağırlığını artırdı.

“Terörsüz Türkiye” süreci ve Meclis çalışmaları

Programda sadece dış politika değil, Meclis’te devam eden çalışmalar da gündeme geldi. Ensarioğlu, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun sona yaklaştığını ve partilerin sunduğu raporlar doğrultusunda ortak bir tavsiye metni hazırlanacağını söyledi. Bu raporun, sürecin yol haritası açısından kritik önemde olduğunu belirtti.

Ensarioğlu’na göre, yılbaşından sonra Meclis açıldığında bu konu en öncelikli gündem maddelerinden biri olmalı. Sürecin daha fazla uzamaması gerektiğini savunan AKP’li vekil, somut adımların hızla atılmasının önemine dikkat çekti. Şiddetin tamamen ortadan kaldırılmasının temel hedef olduğunu belirten Ensarioğlu, komisyonun da esas olarak bu çerçevede çalıştığını vurguladı.

“Umut hakkı” ve ittifak tartışmaları

AKP ile MHP arasında “umut hakkı” konusunda görüş ayrılığı olduğu iddialarına da değinen Ensarioğlu, bu yorumları abartılı bulduğunu ifade etti. İki partinin farklı siyasi yapılar olduğuna dikkat çeken Ensarioğlu, her konuda birebir aynı düşünmenin zaten mümkün olmadığını söyledi. Buna rağmen, temel meselelerde sürdürülen iş birliğinin devam ettiğini vurguladı.

Öcalan’ın umut hakkı meselesinin sürecin önünde bir engel oluşturmadığını savunan Ensarioğlu, asıl önceliğin şiddetin sona erdirilmesi olduğunu dile getirdi. Silah bırakma, silahlı unsurların akıbeti ve toplumsal entegrasyonun bu sürecin temel başlıkları olduğunu belirten Ensarioğlu, diğer konuların ancak bu aşamadan sonra tartışılabileceğini söyledi.

Yasal düzenlemeler ve teknik formüller

Olası yasal düzenlemelere ilişkin sorulara da yanıt veren Ensarioğlu, teknik çalışmaların sürdüğünü belirtti. PKK’nın tamamen silah bırakması ve kendini feshetmesi halinde, cezaevindekilerin durumu, yurt dışındaki isimler ve Mahmur Kampı’ndaki yapıların akıbeti gibi pek çok başlığın masada olduğunu söyledi.

Bu süreçte en büyük hassasiyetin, çıkarılabilecek bir düzenlemenin FETÖ veya IŞİD gibi yapıları kapsamaması olduğuna dikkat çekti. Bu konuda siyasi partiler arasında genel bir mutabakat bulunduğunu ifade eden Ensarioğlu, birkaç farklı formül üzerinde çalışıldığını belirtti. Ona göre, toplumdaki endişeler giderildiğinde ve şiddet tamamen sona erdiğinde, bugün tartışmalı görünen pek çok başlık da zamanla önemini yitirecek.

Kaynak: Milli Gazete Haber Merkezi

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }