Siber savaşların ve dijital teknolojilerin zirve yaptığı 2026 yılında... Orta Doğu’da casusluk faaliyetleri şaşırtıcı ve bir o kadar da klasik bir yöntemle yürütülüyor.
Bir terör devleti olan ABD ve soykırımcı Siyonist İsrail'in İran'a saldırılarının ilk saatlerinde, İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri ve Devrim Muhafızları Komutanı Hüseyin Selami dahil İran'ın üst düzey askeri komutanları ve nükleer bilim insanları öldürüldü.
Bir terör devleti olan ABD ve soykırımcı Siyonist İsrail'in İran'a saldırılarının ilk saatlerinde, İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri ve Devrim Muhafızları Komutanı Hüseyin Selami dahil İran'ın üst düzey askeri komutanları ve nükleer bilim insanları öldürüldü.
Savaş uçaklarının İran'da taarruza başlamasından kısa bir süre sonra İsrail basını ülkenin dış istihbarat servisi Mossad'ın "Yükselen Aslan" adı verilen harekatın arka planını gösterdiği iddia edilen bir video servis ettiğini yazdı.
Siber savaşların ve dijital teknolojilerin zirve yaptığı 2026 yılında...
Orta Doğu’da casusluk faaliyetleri şaşırtıcı ve bir o kadar da klasik bir yöntemle yürütülüyor.
Buraya dikkat; Soykırımcı İsrail, İran içerisindeki ajanlarını gelişmiş siber ağlar yerine, tespiti ve engellenmesi neredeyse imkânsız olan eski bir yöntemle; radyo frekansları üzerinden gönderdiği rakamlarla yönlendiriyor.
Radyo alıcılarına yansıyan ve sıradan bir parazit gibi algılanabilecek sesler, aslında arka arkaya okunan beşli rakam gruplarından oluşuyor. “74102…”, “85963…” gibi ritmik şekilde anons edilen bu sayılar, radyo spektrumunda amatör frekansların, ticari radyoların ve askeri yayınların hemen dışında kalan “boş” alanlardan yayınlanıyor.
Bu sayece sıradan bir radyo dinleyicisinin tesadüfen bu frekansa rastlaması engellenirken, hedefteki ajan tam olarak hangi frekansı dinleyeceğini bildiği için yayını kolayca yakalayabiliyor.
Yapılan teknik analizler, söz konusu radyo sinyallerinin Batı Avrupa’dan, özellikle Almanya, İtalya veya İsviçre üçgeninden geldiğini gösteriyor.
BATILI BİR İSTİHBARAT SERVİSİNİN LOJİSTİK VE ALTYAPI DESTEĞİ
Bu durum, operasyonların arkasında Batılı bir istihbarat servisinin lojistik ve altyapı desteği olabileceği ihtimalini kuvvetlendiriyor.
Sayı istasyonlarının en büyük özelliği ise hiçbir devlet tarafından resmi olarak kabul edilmemesi...
“Orada bir istihbarat istasyonu var ama biz işletmiyoruz” mantığıyla hareket edilmesi oluyor.
DİJİTAL AYAK İZİ BIRAKMAYAN MATEMATİKSEL ŞİFRELEME: “ONE-TİME PAD”
Tüm internet ağları çökertilse dahi radyo dalgalarının iyonosferden sekerek sınırları aşabilmesi, bu yöntemi siber çağda bile vazgeçilmez kılıyor.
En önemlisi ise bu yayınların arkasında yatan şifreleme tekniği: One-Time Pad (Tek Kullanımlık Şerit).
Uzmanlar, bu yöntemin matematiksel olarak kırılamaz tek şifreleme sistemi olduğunu belirtiyor.
Ajandaki gizli kod defteri ele geçirilmedikçe, dünyanın en güçlü süper bilgisayarları dahi bu sayıları anlamlı bir cümleye dönüştüremiyor. Dolayısıyla sistem, arkasında hiçbir dijital ayak izi bırakmıyor.
Bu Gizemli Kodlar Ne Anlama Geliyor?
İran içerisinde faaliyet gösteren Mossad ajanlarına gönderilen bu şifreli talimatların muhtemel içerikleri ise şu şekilde sıralanıyor:
• Güvenli evlerin deşifre olup olmadığının bildirilmesi,
• Olası durumlarda kullanılacak kaçış rotalarının aktarılması,
• Hava saldırıları sonrasında yerdeki “insan istihbaratı” unsurlarından hedefin imha edilip edilmediğine dair onay alınması,
• Kritik liderlerin ölümüne dair teyit süreçlerinin yürütülmesi.
İran’ın Karıştırma Çabalarına Karşı Frekans Oyunu
İran istihbaratının durumu fark ederek ilk olarak yayın yapılan 7910 kHz frekansına yoğun karıştırma uyguladığı, ancak operasyonu yöneten gizli servisin spektrumu tarayarak en az parazit olan “temiz” bir kanala, yani 7842 kHz frekansına geçiş yaptığı tespit edildi.
Bölgede siber teknolojilerle yürütülen modern savaşın gölgesinde, Soğuk Savaş döneminden kalma radyo frekansları ve kripto defterlerinin hâlâ en güvenli iletişim kanalı olarak kullanılması, istihbarat dünyasındaki ezberleri bozmaya devam ediyor.
EN KARANLIK ÖRGÜT: MOSSAD!
Soykırımcı İsrail dış istihbarat servisi, karanlık ve kanlı bir örgüt: Mossad...
Küresel çapta suikast, adam kaçırma, teknoloji hırsızlığı ve casusluk gibi gizli operasyonlar yürütmekte...
Son dönemde Türkiye'de Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından yürütülen başarılı karşı-casusluk operasyonlarıyla Mossad'ın yerel ajan ağı ve para transferleri çökertildi.
MİT, son yıllarda İstanbul merkezli çok sayıda operasyonla Mossad'ın faaliyetlerini deşifre etmiştir.
* MİT ve İstanbul Emniyeti'nin ortaklaşa düzenlediği operasyonla, Mossad adına bilgi toplayan ve casusluk faaliyetlerinde bulunan kişiler yakalanmıştır.
Mossad'ın Türkiye'deki yabancı uyruklu şahıslara (özellikle Hamas üyelerine) yönelik keşif, takip ve adam kaçırma faaliyetleri için özel dedektifler kiraladığı tespit edilerek çok sayıda şüpheli gözaltına alınmıştır.
Eichmann Operasyonu (1960): Arjantin'de saklanan Nazi savaş suçlusu Adolf Eichmann, Mossad ajanları tarafından gizlice yakalanarak yargılanmak üzere İsrail'e kaçırılmıştır.
Tanrı'nın Gazabı Operasyonu (1972-1979): 1972 Münih Olimpiyatları'nda İsrailli sporcuların ölümünden sorumlu tutulan Kara Eylül örgütü üyelerine ve liderlerine karşı dünya çapında düzenlenen suikast dizisidir.
Bahar Operasyonu / Entebbe Baskını (1976): Uganda'ya kaçırılan bir yolcu uçağındaki rehineleri kurtarmak için Entebbe Havalimanı'na düzenlenen ve rehinelerin büyük kısmının kurtarıldığı tarihi bir askeri operasyondur.
Sihirli Halı / Musa Operasyonu (1984-1985): Etiyopyalı Yahudileri (Beta İsrail) Sudan'daki kamplardan gizli bir şekilde İsrail'e taşıyan başarılı tahliye operasyonudur.
Eli Kohen: 1960'larda Suriye'de "Kamil Emin Thabet" takma adıyla çok üst düzey bağlantılar kurarak İsrail'e kritik askeri ve siyasi istihbarat sağlayan efsanevi casus...
Kaynak: Milli Gazete Haber Merkezi