ABD ile İran arasında varılan ve Hürmüz Boğazı'nın açılmasını öngören sürpriz mutabakat, Siyonist İsrail'de büyük bir deprem etkisine neden oldu. Tel Aviv yönetimi paniğe kapılırken, Lübnan işgali konusunda Washington ile Tel Aviv hattında ipler iyice gerildi.
İsrail'in yayın organlarından Kanal 13'ün servis ettiği haber, terör rejiminin içindeki çöküşü ve müttefikleriyle yaşadığı derin çatlağı gözler önüne serdi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran ile yeni bir mutabakata vardıklarını ve Hürmüz Boğazı'nın cuma günü itibarıyla tamamen trafiğe açılacağını duyurması, işgalci İsrail'in planlarını altüst etti.
Tahran yönetiminin anlaşmanın cuma günü İsviçre'nin Cenevre kentinde resmiyete döküleceğini doğrulaması, yıllardır bölgeyi kan gölüne çeviren Siyonist rejimde büyük bir şaşkınlık ve korkuyla karşılandı.
- "ABD BİZİ OTOBÜSÜN ALTINA ATTI!"
İsrail'in yayın organlarından Kanal 13'ün servis ettiği haber, terör rejiminin içindeki çöküşü ve müttefikleriyle yaşadığı derin çatlağı gözler önüne serdi.
Haberde görüşlerine yer verilen üst düzey Siyonist yetkililer, ABD-İran anlaşmasının kendileri için "tam bir şok" olduğunu itiraf etti.
Washington'un bu hamlesini "İsrail'in otobüsün altına atılması" olarak yorumlayan işgalci yetkililer, Tel Aviv'in uzun süredir bu müzakerelerin çökeceği hayaliyle kendini kandırdığını da dolaylı olarak kabul etmiş oldu.
- NETANYAHU İLE ABD ARASINDA 'LÜBNAN' GERİLİMİ!
Gelişmeler sadece İran anlaşmasıyla sınırlı kalmadı.
Bebek katili Binyamin Netanyahu ile ABD Başkan Yardımcısı JD Vancearasında 14 Haziran'da gerçekleştirilen telefon görüşmesinde büyük bir kriz yaşandığı ortaya çıktı.
İşgal ordusunun Lübnan'daki varlığının ele alındığı görüşmenin son derece gergin geçtiği ve İran ile yapılan mutabakatın bazı maddelerinin de masaya yatırıldığı iddia edildi.
Siyonist yetkililer, işgalci ordunun Güney Lübnan'dan çekilmeyeceğini küstahça dile getirirken, ABD'li bir yetkili ise anlaşmanın İsrail'in geri çekilmesini kapsamadığını belirterek, Tel Aviv'in sözde "kendini savunma" bahanesiyle sürdürdüğü katliamlara yeşil ışık yakmaya devam edeceklerinin sinyalini verdi.
- "TRUMP PETROL İÇİN BİZİ SATTI!"
Öte yandan Siyonist rejimin Kanal 15 televizyonuna yansıyan bilgiler ise Güvenlik Kabinesi'ndeki iç hesaplaşmayı ortaya çıkardı.
Bazı aşırı sağcı sözde bakanların, eli kanlı Netanyahu'dan Lübnan'daki işgal operasyonlarını derinleştirmesini ve daha fazla İslam toprağını kontrol altına almasını talep ettiği öğrenildi.
Köşeye sıkışan Netanyahu'nun ise kabine toplantısında, "En yoğun baskılar altında dahi hareket serbestimizi korumalıyız. Hem Beyrut'ta hem de Tahran'da dokunulmazlığımız olacak" şeklinde hezeyan dolu ifadeler kullandığı belirtildi.
Toplantıda söz alan İşgalci İsrail'in sözde Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, askerlerini sınır hattına çekmeyeceğini söyleyerek işgal inadını sürdürürken, bazı kabine üyeleri emperyalist patronları ABD'ye ateş püskürdü.
Siyonist bakanlar, Donald Trump'ı açıkça "petrol ve para karşılığında taviz vermekle" suçlayarak, menfaat üzerine kurulu bu karanlık ittifakın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Kaynak: Milli Gazete Haber Merkezi