EKONOMİ

Orta Doğu'daki Gerilim Ekonomide Belirsizliği Artırdı! Enflasyon ve Faiz Tahminleri Güncellendi

ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasının ardından yükselen jeopolitik riskler, enerji fiyatları üzerinden ekonomiye yansımaya başladı.

ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasının ardından yükselen jeopolitik riskler, enerji fiyatları üzerinden ekonomiye yansımaya başladı. Analistler yıl sonu enflasyon ve faiz beklentilerini yukarı yönlü revize ederken büyüme tahminleri aşağı çekildi, cari açık öngörüleri ise yükseltildi.

Orta Doğu’da artan gerilim ve enerji piyasalarındaki dalgalanma, ekonomiye yönelik beklentileri de değiştirdi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından artan riskler ve belirsizlikler hem küresel hem de Türkiye ekonomisine ilişkin tahminlerde revizyona yol açtı. Analistler yıl sonu enflasyon tahminlerini yukarı çekerken, politika faizi beklentileri de yükseldi. Aynı süreçte büyüme tahminleri aşağı yönlü güncellenirken cari açıkta artış öngörüldü.

ENFLASYON BEKLENTİLERİ YÜKSELDİ

Merkez Bankası yılın ilk enflasyon raporunda 2026 yıl sonu için enflasyon tahminini yüzde 16 seviyesinde sabit tutarken tahmin aralığını yüzde 15–21 bandına çıkarmıştı. Ancak analistlerin güncel tahminleri bu aralığın oldukça üzerine çıktı. Revizyonlar sonrasında yıl sonu enflasyon beklentileri yüzde 25 seviyesinin üzerine yükseldi. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) 2026 yılı için ortalama Brent petrol fiyatı varsayımı 60.9 dolar seviyesinde bulunurken, mevcut jeopolitik gelişmeler petrol fiyatı beklentilerinde yukarı yönlü baskı oluşturdu.

ENERJİ ŞOKU TAHMİNLERİ GÜNCELLEDİ

Millî Gazete’nin ulaştığı analizlere göre ekonomistler, savaşın enerji fiyatları üzerinden yeni bir maliyet dalgası oluşturabileceğine dikkat çekti. İş Yatırım ekonomistleri, 2026 yılı ortalama Brent petrol fiyatı varsayımını 67 dolardan 76 dolara yükseltti. Bu gelişmenin etkisiyle 2026 yıl sonu enflasyon tahmini de yüzde 24,5’ten yüzde 25,5’e çıkarıldı. Akaryakıt fiyatlarında beklenen artışın Mart ayı enflasyonunu da yukarı çekebileceği, bu nedenle Mart enflasyonunun yüzde 2’nin belirgin üzerinde gerçekleşebileceği öngörüldü. Ekonomistler, savaşın uzaması veya petrokimya altyapısının zarar görmesi durumunda risklerin daha da artabileceğini vurguladı.

FAİZ BEKLENTİLERİ DE YUKARI ÇEKİLDİ

Analizde yoğun saldırı ortamının 3–4 hafta içinde sona ereceği, Hürmüz Boğazı’nın Nisan başında yeniden açılacağı ve Körfez ülkelerindeki enerji altyapısında büyük bir hasar oluşmayacağı varsayımının baz alındığı belirtildi. Bu senaryoya rağmen yıl boyunca jeopolitik gerilimin devam edeceği öngörülürken, TCMB’nin Mart ayındaki toplantıda faiz indirimi yapmayabileceği ifade edildi. Bu çerçevede yıl sonu politika faizi tahmini yüzde 30’dan yüzde 31’e yükseltildi. Bazı ekonomistler ise risklerin devam etmesi halinde politika faizinin yüzde 32 seviyesine kadar çıkabileceğini değerlendiriyor.

ENERJİ FİYATLARI ENFLASYONU TETİKLEYEBİLİR

Analizlerde petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki etkisine de dikkat çekildi. TCMB’nin daha önce yayımladığı bir çalışmaya göre petrol fiyatındaki kalıcı yüzde 10’luk artışın bir yıl sonunda enflasyona yaklaşık 1 puan etkisi bulunuyor. Brent petrol fiyatının 90 dolar seviyesinde kalması durumunda dolaylı etkilerle birlikte enflasyon üzerindeki toplam etkinin 4,1 ile 5,6 puan arasında olabileceği tahmin edildi. Ancak akaryakıt fiyat dengeleme mekanizması olan eşel-mobil sistemi sayesinde bu etkinin yaklaşık 1–1,5 puanlık kısmının vergi ayarlamalarıyla sınırlanabileceği değerlendirildi.

CARİ AÇIKTA YENİ TAHMİN: 45 MİLYAR DOLAR

Enerji fiyatlarındaki artışın dış denge üzerinde de baskı oluşturacağı belirtiliyor. TCMB’nin çalışmalarına göre ham petrol fiyatında 10 dolarlık artış, cari açığı yaklaşık 2 milyar 600 milyon dolar artırabiliyor. Bu çerçevede ekonomistler 2026 yılı için 36 milyar dolar olarak öngörülen cari işlemler açığı tahminini 45 milyar dolara yükseltti. Turizm gelirlerinde önemli bir düşüş beklenmese de enerji ithalatındaki maliyet artışının cari dengeyi zorlayabileceği ifade edildi.

BÜYÜME TAHMİNİ AŞAĞI ÇEKİLDİ

Artan üretim maliyetleri, küresel büyümedeki yavaşlama ve sıkı finansman koşullarının ekonomik faaliyet üzerinde baskı oluşturabileceği belirtiliyor. Bu nedenle ekonomistler 2026 yılı için büyüme tahminlerini de aşağı yönlü revize etti. Bu kapsamda 2026 yılı GSYH büyüme tahmini yüzde 4 seviyesinden yüzde 3,8’e çekildi.

SAVAŞIN İLK HAFTASINDA 13 MİLYAR DOLARLIK SATIŞ

Öte yandan Merkez Bankası rezervlerinde de savaşın etkileri görülmeye başladı. Ekonomistlerin hesaplamalarına göre savaşın ilk haftasının yaşandığı 6 Mart haftasında Merkez Bankası yaklaşık 13 milyar 200 milyon dolarlık döviz satışı gerçekleştirdi. Aynı dönemde brüt döviz rezervi 12 milyar 700 milyon dolar azalarak 197 milyar 500 milyon dolara gerilerken swap hariç net rezerv de 13 milyar 900 milyon dolar düşüşle 64 milyar 900 milyon dolar seviyesine indi. Analizde, rezervlerdeki değişim incelendiğinde söz konusu haftada piyasalara güçlü bir döviz müdahalesi yapıldığı değerlendirildi.

Kaynak: Milli Gazete / Muhabir: Abdullah Kutay Eskalen

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }