GÜNCEL

Köprü Satışına İlginç Gerekçe: ''Bakımı Pahalı Diye Satıyoruz''

Bakan Uraloğlu, bu konudaki çalışmalarını şöyle açıkladı: Belli dönemlik işletme hakkını verip bu masrafı işletmeciye yükleyerek bütçeden bir yük çıkmasını engelleyebilir miyiz, artı üzerine de ne kadar bir para alabiliriz...

Uzun süredir tartışma konusu olan ‘otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi’ konusunda ilk kez konuşan Ulaştırma Bakanı Uraloğlu’ndan dikkat çeken açıklama: Yol bakımları bütçemize ciddi mali yük getiriyor. İşletme hakkını verip masrafları işletmeciye yükleyerek, artı üzerine de ‘ne kadar bir para alabiliriz’in çalışmasını yapıyoruz.

Geçtiğimiz haftalarda muhalefet milletvekilleri tarafından gündeme getirilen ve kamuoyundan büyük tepki gören İstanbul Boğazı’ndaki iki köprü ile yedi otoyolun özelleştirilmesi iddialarına Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu’ndan yanıt geldi. Yolların canlı organizmalar gibi olduğunu ve rutinde 10 yılda bir hafif, 20 yılda bir de ağır bakım yapmak gerektiğini ifade eden Bakan Uraloğlu, bu zorunlu bakımların bütçeye ağır bir mali yük getirdiğini kaydetti.

MASRAFLARI İŞLETMECİYE YÜKLEMEYİ PLANLIYORUZ

Bakan Uraloğlu, bu konudaki çalışmalarını şöyle açıkladı: Belli dönemlik işletme hakkını verip bu masrafı işletmeciye yükleyerek bütçeden bir yük çıkmasını engelleyebilir miyiz, artı üzerine de ne kadar bir para alabiliriz diye bunun çalışmasını yaptırıyoruz. Oraların satılması söz konusu değil. Belki bunu kamuoyunun görüşüne sunacağız. Biz malımızın değerini ortaya koyacağız. Ne gelir elde edeceğimizi de öngörürsek buna göre karar vereceğiz.

KÖPRÜ VE OTOYOLLARDA İNCE KÂR/ZARAR HESABI

Karar'ın haberine göre, Yollarda 10 yılda bir hafif, 20 yılda bir de ağır bakım yapmak gerekiyor. Bunun ciddi maliyetleri olduğunu belirten Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, masrafı en aza indirmenin yollarını aradıklarını söyledi. Uraloğlu, “Ne harcayacağımızı biliyoruz. Bunları işletmeciye yükleyerek bütçeyi rahatlatabilir miyiz, artı üzerine gelir elde eder miyiz diye bakacağız” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, son günlerde gündeme gelen otoyol ve köprülerin özelleştirileceği iddialarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Uraloğlu, söz konusu altyapı projelerinin satılmasının gündemde olmadığını vurgulayarak, yalnızca belirli dönemler için işletme hakkının devredilmesi üzerine bir çalışma yürütüldüğünü söyledi. Bakan Uraloğlu, “Gerek otoyollarda gerekse de bir kısım yollarda artık ağır bakımlar da yapmaya başladık. Bu da bizim bütçemize ciddi maliyetler getiriyor. Dolayısıyla biz burada acaba bunu belli dönemlik bir işletme hakkını verip bu yapımları işletmeciye yükleyerek bütçeden bir yük çıkmasını engelleyebilir miyiz, artı üzerine de ne kadar bir para alabiliriz diye bunun bir çalışmasını yaptırıyoruz, oraların satılması zaten söz konusu değil” dedi. Yolların canlı organizmalar gibi olduğunu dile getiren Bakan Uraloğlu, “Yollarda rutinde 10 yılda bir hafif 20 yılda bir de ağır bakım yapmak gerekir. Gerek otoyollarda gerekse de bir kısım yollarda artık ağır bakımlar da yapmaya başladık. Bu da bizim bütçemize ciddi maliyetler getiriyor. Dolayısıyla biz burada acaba bunu belli dönemlik bir işletme hakkını verip bu yapımları işletmeciye yükleyerek bütçeden bir yük çıkmasını engelleyebilir miyiz, artı üzerine de ne kadar bir para alabiliriz diye bunun bir çalışmasını yaptırıyoruz, oraların satılması zaten söz konusu değil”dedi.

TÜRK GEMİSİ HÜRMÜZ’DEN GEÇTİ

Gündeme ilişkin soruları da yanıtlayan Uraloğlu, “İran ve Hürmüz Boğaz’ında en üst seviyede güvenlik seviyesi ilan ettik. Türk bayraklı geminin olmadığını söyleyebilirim. Gemilerin sayısına bakarsak 14 tane Türk sahipli gemi hâlâ orada ama topladığımızda çeşitli sınıflarda 800 tane geminin hâlâ hazırda Hürmüz Boğazı’nda olduğunu söyleyebilirim. 6 tane de kruvaziyer gemisi yolcularıyla beraber orada hâlâ bekleme konumundalar. Biraz önce bahsettiğim gibi 15 gemimiz vardı; bir tanesini İran makamlarıyla, İran limanını kullandığı için müsaade alıp geçirdik. İran tarafıyla temas halinde olmaya çalışıyoruz. 14 gemimiz bekliyor, herhangi bir problemleri şu anda yok” bilgisini paylaştı.”

SOSYAL MEDYADA 15 YAŞ SINIRI

Çocuk ve gençlerin sosyal medya platformlarını kullanmalarını istemediklerini de aktaran Uraloğlu, “15 yaş altındaki çocuklarımızın, gençlerimizin sosyal medya platformlarını kullanmasını istemiyoruz. Onlar daha çok dersleriyle hemhal olsunlar. Bu interneti kullanmama değildir, özellikle onu belirtmek isterim. Türkiye’de güvenli internet uygulamamızın da çok ciddi karşılığı olduğunu belirtmek isterim. Yaptırımı koyduğunuzda bunun uygulanabilirliğini sosyal medya platformlarıyla görüştük. Bazı denemelerde bazı ülkelerde yapıldığını özellikle söylemek isterim. İngiltere’den Amerika’ya, Fransa’dan Avustralya’ya kadar birçok örneği var. Dolayısıyla biz de bunlardan kendi değerlerimizi de dikkate alarak bir uygulamayı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ile Meclis’e gönderdik” bilgisini verdi.

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }