21 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararıyla faaliyet izni kaldırılan İstanbul Bilgi Üniversitesi, gelen tepkiler ve öğrencilerin günler süren direnişinin ardından yeniden açıldı. Üniversitenin faaliyet izninin yeniden verilmesine ilişkin karar, yine gece yarısı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlandı.
Gelecek Partisi lideri Davutoğlu, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin kararın geri çekilmesini değerlendirdi. Yanlış karardan dönülmesinin doğru olduğunu belirten Davutoğlu, “48 saat içinde birbirine taban tabana zıt iki çelişkili kararın alınmış olması devlete ve sisteme güven açısından son derece ürkütücüdür” dedi.
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İstanbul Bilgi Üniversitesihakkında alınan kararın geri çekilmesine ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
Davutoğlu, üniversitenin faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin kararın son derece yanlış olduğunu belirterek, bu karardan dönülmesini doğru bulduğunu ifade etti.
“ÖĞRENCİLERE, VELİLERE VE AKADEMİSYENLERE GEÇMİŞ OLSUN”
Bilgi Üniversitesi kararının özellikle final sınavları öncesinde öğrenciler, veliler ve akademisyenler üzerinde büyük stres yarattığını belirten Davutoğlu, “Final sınavları öncesi büyük bir stres yaşamış olan öğrencilerimize, velilerimize ve değerli meslektaşlarım akademisyenlerimize geçmiş olsun diyorum” ifadelerini kullandı.
“48 SAATTE İKİ ZIT KARAR GÜVEN AÇISINDAN ÜRKÜTÜCÜ”
Davutoğlu, kararın geri çekilmesini olumlu bulmakla birlikte, süreçteki karar alma biçimini eleştirdi.
Gelecek Partisi lideri, 48 saat içinde birbirine tamamen zıt iki karar alınmasının devlet ve sistem açısından ciddi bir güven sorunu oluşturduğunu söyledi.
Davutoğlu, “Ancak 48 saat içinde birbirine taban tabana zıt iki çelişkili kararın alınmış olması devlete ve sisteme güven açısından son derece ürkütücüdür” dedi.
“DEVLET ÖNGÖRÜLEBİLİR HUKUK DÜZENİNİN TEMİNATIDIR”
Davutoğlu, devletin öngörülebilir bir hukuk düzeninin teminatı olduğunu vurguladı.
Sistemin ise bu düzenin işleyiş mekanizması olduğunu belirten Davutoğlu, kurumların hiçbir gerekçe sunulmadan bir gecede kapatılıp kısa süre sonra yine açıklamasız biçimde açılmasının toplumda belirsizlik ve kaos iklimi oluşturacağını ifade etti.
“KURUMLARI SÜREKSİZLİĞE MAHKÛM EDEN DEVLET KENDİ BEKASINI TEHDİT EDER”
Davutoğlu, açıklamasının sonunda kurumsal süreklilik vurgusu yaptı.
“Devlet kurumsal süreklilik ile yaşar” diyen Davutoğlu, “Kurumları süreksizliğe mahkûm eden bir devlet kendi bekasını tehdit eder” ifadelerini kullandı.
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin karar, gelen tepkiler ve öğrencilerin protestolarının ardından Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlükten kaldırılmıştı.
İstanbul Bilgi Üniversitesi, faaliyet izninin kaldırılmasının ardından başlayan tepkiler ve öğrencilerin kampüste sürdürdüğü direnişin ardından yeniden açıldı. 21 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararla faaliyet izni kaldırılan İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında bu kez yeniden açılma kararı alındı. Karar, yine gece yarısı Resmi Gazete’de yayımlandı.
7 Haziran 1996’da kurulan ve yaklaşık 22 bin aktif öğrencisi bulunan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kapatılması, öğrenciler, akademisyenler, mezunlar ve veliler arasında büyük tepkiye yol açmıştı.
RESMİ GAZETE’DE YENİ KARAR YAYIMLANDI
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin yeniden verilmesine ilişkin karar, 25 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan 11387 sayılı kararda, üniversitenin faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin 21 Mayıs 2026 tarihli ve 11384 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın yürürlükten kaldırıldığı belirtildi.
Kararda şu ifadeler yer aldı:
“Kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izninin kaldırılmasına dair 21/5/2026 tarihli ve 11384 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının yürürlükten kaldırılmasına, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının yazısı üzerine, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 11’inci maddesi gereğince karar verilmiştir.”
ÖĞRENCİLER KAMPÜSTE NÖBET BAŞLATMIŞTI
Karar'dan Ebru Yazıcı'nın haberine göre, Faaliyet izninin kaldırılmasının ardından öğrenciler, Santralİstanbul kampüsü başta olmak üzere üniversite yerleşkelerinde protesto ve nöbet başlatmıştı.
Öğrenciler, kapatma kararını tanımadıklarını açıklayarak üniversitenin kamulaştırılarak eğitim faaliyetlerine devam etmesi çağrısında bulunmuştu.
Protestoların üçüncü gününde kampüse girişlerin kısıtlandığı, öğrenci ve akademisyenlerin içeri alınmayacağı yönünde kararların gündeme geldiği, kampüse gıda ve su girişinin de engellenmeye çalışıldığı belirtilmişti.
POLİS MÜDAHALESİ VE GÖZALTILAR YAŞANMIŞTI
Kampüs çevresinde toplanan öğrenci, mezun, veli ve akademisyenlere polis müdahalesi olmuş, kapı önünde bekleyen kalabalığa biber gazıyla müdahale edildiği ve bazı öğrencilerin gözaltına alındığı bildirilmişti.
Öğrenciler ise kampüste kalmakta kararlı olduklarını, üniversitenin kapatılmasını ve kampüslerin boşaltılmasını kabul etmediklerini açıklamıştı.
YÖK “MAĞDURİYET YAŞANMAYACAK” DEMİŞTİ
Kapatma kararının ardından YÖK’ten yapılan açıklamada, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kurucu vakfına mahkemece kayyım atanması üzerine 2547 sayılı Kanun’un ek 11. maddesi gereğince faaliyet izninin kaldırıldığı belirtilmişti.
YÖK, öğrencilerin herhangi bir mağduriyet yaşamaması ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksamadan yürütülmesi için gerekli tedbirlerin alınacağını duyurmuştu. Ayrıca akademik ve idari personele ilişkin de mağduriyet yaşanmaması için işlem yapılacağı ifade edilmişti.
SİYASİLERDEN SERT TEPKİ GELMİŞTİ
Bilgi Üniversitesi’nin kapatılması siyaset gündeminde de geniş yer bulmuştu.
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, kararın bir gece yarısı kararnamesiyle alınmasına tepki göstermiş, üniversitelerin kapatılmasının siyasi otoritenin gücünü değil zaafını gösterdiğini söylemişti.
Davutoğlu, hukuka aykırı bir durum varsa sorumluların cezalandırılması gerektiğini, ancak üniversitenin kurum olarak yaşatılması gerektiğini belirterek, final haftasında alınan kararın öğrenciler ve veliler açısından ağır bir mağduriyet yarattığını ifade etmişti.
CAN HOLDİNG VE KAYYUM SÜRECİ
Bilgi Üniversitesi, 2019 yılında Can Holding’e satılmıştı. Can Holding’e yönelik yürütülen soruşturma sürecinde üniversiteye kayyım atanmış, YÖK ise o dönem eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceğini açıklamıştı.
Ancak daha sonra faaliyet izninin kaldırılması kararı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve üniversitenin öğrencilerinin garantör devlet üniversitesi olarak belirlenen Mimar Sinan Üniversitesi’nde eğitimlerine devam edeceği duyurulmuştu.
TEPKİLERİN ARDINDAN GERİ ADIM
Öğrencilerin kampüslerde sürdürdüğü direniş, akademisyenlerin ve mezunların tepkileri, kamuoyunda oluşan baskı ve siyasilerden gelen açıklamaların ardından İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında yeni karar alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararla üniversitenin yeniden açılması, kapatma kararından sonra oluşan belirsizliği şimdilik ortadan kaldırdı.