Son dakika haberi... Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, ABD ile İran arasındaki ateşkes görüşmelerinin resmen başladığını duyurdu.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, uzun süredir savaşın gölgesinde sürmekte olan ABD ile İran arasındaki müzakere görüşmelerinin resmen başladığını duyurdu. Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülecek diplomatik görüşmelerde tarafların hangi hayati talepleri masaya koyacağı ve ABD'nin İran'a sunduğu 15 maddelik teklifin kabul edilip edilmeyeceği henüz belirtilmedi.
Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, ABD-İran dolaylı görüşmelerinin Pakistan üzerinden iletilen mesajlarla gerçekleştiğini ve Türkiye ile Mısır'ın bu girişime destek verdiğini belirtti.
TRUMP "BİZDEN KORKUYORLAR" DEMİŞTİ
ABD Başkanı Trump, Çarşamba günü Washington'da düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada, İran liderlerinin müzakere ettiklerini ve bir anlaşma yapmak istediklerini, ancak kendi halkları tarafından öldürüleceklerinden korktukları için bunu söylemekten çekindiklerini söylemiş, "Ayrıca bizim tarafımızdan da öldürüleceklerinden korkuyorlar" açıklamasını yapmıştı.
"ARACILAR VASITASIYLA GÖRÜŞÜYORUZ"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi gün içinde yaptığı açıklamada, ABD ile herhangi bir diyalog veya müzakere olmadığını, ancak aracılar vasıtasıyla çeşitli mesajların iletildiğini ifade etmişti. ABD'nin İran'da kiminle müzakere ettiği ise henüz netlik kazanmadı.
Halktv'nin haberine göre, ABD-İsrail ile İran arasında devam eden savaşta taraflar belli bir noktada uzlaşma çabaları için arayışlarını sürdürüyor.
Tarafların zafer kazanmaktan çok birbirlerine verdikleri zarar üzerinden savaşa ilişkin açıklamalar yaptığını kaydeden Türkiye’nin Tahran eski Büyükelçisi Ümit Yardım, “ABD-İsrail olsun, İran olsun savaşın getirdiği sonuçlardan etkilenmeye başladı. İran, karşı tarafın teknolojik üstünlüğü karşısında ciddi kayıp yaşarken, ABD ve İsrail üzerinde başta Almanya ve Japonya olmak üzere Hürmüz Boğazı krizi konusunda batılı ülkeler baskılarını arttırdı. Şu an ki tablo gösteriyor ki taraflar önce ateşkes konusunda uzlaşacak, ardından ise ilkbahar aylarıyla birlikte barış için müzakereye geçecek” dedi.
Şekerin veya tuzun suyun içinde erimesinde doyum noktasına ulaşması gibi savaşın da verdiği zarar itibarıyla taraflar açısından doyum noktasına geldiğinin söylenmesinin mümkün olduğunu dile getiren Ümit Yardım, bundan sonra tarafların müzakereyi düşünmeye başlama aşamasına geldiklerini ifade etti. İran’ı ve ABD-İsrail’in savaşın seyrinde bir zafer söylemi ortaya koymaktan çok karşı tarafa verdikleri zararı ön plana çıkardıklarına dikkat çeken emekli Büyükelçi Yardım, şunları anlattı:
“ABD ve İsrail, İran’ın alt yapısına büyük zarar verdiklerini dile getirirken, İran tarafı da Hürmüz Boğazı’na sokmadık diyerek sonuçları kamuoyuna sunuyor. Bu iki tarafın da isteklerinin tam olmadığını gösteren bir durum. ABD ve İsrail İran’da özellikle rejimin değişmesi, radikal değişiklik konusunda önemli bir gelişme sağlayamadı. İran alt yapısı da ciddi zarar gördü. Bu noktadan baktığımızda savaşın seyri ve gelinen nokta ABD-İsrail merkezli yeni Ortadoğu planının işlediğini açıkça ortaya koyuyor. Bu plan için İran bir engeldi, İran’ı zayıflattıklarını, kendilerine yakın bir rejim için adım attıklarını gözlemleyebiliyoruz.”
Savaşın en şiddetli olduğu dönemde bile görüşmelerin sürdüğünün yapılan açıklamalardan anlaşıldığını kaydeden Ümit Yardım, “İran rejimin yapısı gereği bunu açıklayamazdı. ABD Başkanı Trump ise dile getirdi. Sonuçta gelinen noktada İran ile ABD arasında ateşkesin sağlanmasının ardından bir masa kurulacak. Bu süreçte elbette ki yine füzeler atılabilir, provokasyonlar olabilir. Savaşın geldiği noktada enerji boyutu dikkate alındığında batılı ülkelerin de tahammülü kalmadı. Bu savaşın bölgesel bazda artçı depremlerinin olmaya devam edeceğini söylesek bile tarafların masaya oturacaklarını öngörebiliriz” diye konuştu.
ABD ve İran’daki radikallerin de savaşın bitmesi noktasında bazı karşı duruş sergilemelerinin mümkün olduğunun altını çizen Ümit Yardım, “İran’daki radikallerin yeni dini lideri test edeceklerini söyleyebiliriz. ABD Başkanı Trump için de aynı durum söz konusu. Buna rağmen bir görüşme çerçevesi çizilecektir. ABD Başkanı Trump’ın 15 şart ileri sürdüğü kamuoyuna yansımasına rağmen esas itibarıyla temel başlıklar var ve bu temel başlıkların altında da 6-7 başlık saymak mümkün. Temel başlıklara baktığımızda nükleer teknoloji, uranyum zenginleştirme ve bunlara bağlı olarak İran’ın füze teknolojisi öne çıkıyor. İran başlıkların tamamına evet demese bile süreç başlar. Ateşkesten sonra görüşmeler başlayacaktır”ifadelerini kullandı.
Görüşmelerin yeri olarak Pakistan’ın daha rasyonel olduğunu ifade eden Ümit Yardım, “Türkiye’nin en son Riyad’da düzenlenen toplantının ardından açıklanan bildiriye imza atması İran için görüşmelerin Türkiye’de olma ihtimalini zora soktu. Görüşmelerin olacağı ülke her iki tarafa da eşit mesafe de olması gerekir. Bu açıdan Pakistan daha rasyonel kalıyor bu süreçte. Elbette iki taraf arasındaki uzlaşmanın sağlanması açısından Türkiye’nin de önemli katkıları oldu ama bu süreç Pakistan’ı öne çıkarıyor” dedi.