Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’a ait yaklaşık 220 milyon liralık 5 lüks araç, 7-8 Eylül’de dört kişiye toplamda 26 bin 800 liraya devredildiği ortaya çıktı.
“Acaba birileri olacakları önceden mi öğrendi?” diye soracak kadar saf biri var mıdır bu satırları okuyanlar arasında? En azından Muhammed Yarız’ın önceden öğrendiği aşikar!
***
Çok daha beteri söz konusu bu durumda… Tera’nın TLY fonundan tek günde yaklaşık 22 milyar lira çıkmış, yatırımcı sayısı da 469 azalmış. Kişi başına 47 milyon lira! Eyvallah…
Tamam da bölme doğru ama bölen yanlış! Çünkü o 469, fondan çıkan kişi sayısı değil… Gün sonunda fondaki yatırımcı sayısının bir önceki güne göre farkı…
***
Bin kişi çıkar, 531 kişi girer, yine 469 eder. Yani bugün bildiğimiz 22 milyar liranın çıktığı… Zira kimin cebine gittiğini bilmiyoruz! Asıl mesele de zaten burada başlıyor.
Fonun büyüklüğüne bakarsanız olayı fark etmek neredeyse imkansız… 14 Ağustos’ta yaklaşık 282 milyar lira olan fon, 16 Eylül’de 244 milyar liraya geriliyor. “Alt tarafı 38 milyar çıkmış” demeyin. Bu işte bir iş var!
***
O süreçte fondan hesaplanan net çıkış yaklaşık 85 milyar lira… Nasıl görünmedi?
Şöyle görünmedi; Aynı dönemde fonun pay fiyatı yaklaşık yüzde 20 yükseldi ve kağıt üzerinde yaklaşık 47 milyar liralık değer artışı yarattı. Kasa boşalırken tabela parlıyordu!
Paranın çıktığını fondaki toplam değere bakarak anlamıyordunuz. Zaten hisseyi yükselten de kendileri… İnsan ister istemez düşünüyor, bu yükseliş, para çıkışını örtmek için mi gerçekleştirildi?
***
Daha ilginci, motor SPK’nın 28 Ağustos’taki düzenlemesinden önce çalışmaya başlamıştı.
Ağustos ayının ikinci yarısında milyarlarca liralık çıkışlar yaşanırken yatırımcı sayısının arttığı günler var. Para çıkıyor... İçerideki insan sayısı artıyor!
Bir taraftan büyük miktarlarda para kapıdan çıkarken, diğer taraftan yeni yatırımcılar içeri giriyor. Ön kapıda kuyruk, arka kapıda kaçak…
***
25 Ağustos’taki satır özellikle dikkat çekici. Yaklaşık 11 milyar liralık net çıkış hesaplanırken yatırımcı sayısı artıyor. Üstelik SPK’nın yeni fon rehberi henüz yayımlanmamış.
Bir başka tarih daha var. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 19 Ağustos’ta SPK’ya “Gizli” ibareli yazı gönderiyor. Bazı hisselerde fonlar üzerinden olağan dışı işlemler bulunduğu şüphesiyle inceleme istiyor. Kamuoyu bu yazıyı haftalar sonra öğreniyor.
Gayet basit bir şey soruyorum: O günlerde milyarlarca liralık satış emrini kim verdi?
***
Üstelik fondan para çıkarken fon nakit tutmaya da çalışmıyor. Kasadaki likit kaynak hızla azalıyor. Bir taraftan yatırımcıya para ödeniyor, diğer taraftan grubun ilişkili olduğu hisselerde pozisyon taşınmaya devam ediliyor.
Ve nakit suyunu çekiyor. 16 Eylül geliyor. İşte filmin en güzel sahnesi burada... TLY’nin eski kuralında yatırımcı satış emrini veriyor, parasını T+2’de alıyor.
***
Hop, 16 Eylül’de bu değiştiriliyor. Artık fiyat ayda bir hesaplanacak, ödeme de 10 iş günü sonra yapılacak. Yeni uygulamanın başlangıç saati ne? 13.31.
Peki yatırımcıya açıklama KAP’ta ne zaman yayımlanıyor? saat: 20.04.
Yani kapı öğleden sonra 13.31’de kilitleniyor... Tabela akşam 20.04’te asılıyor! Arada tam 6 saat 33 dakika var.
Bu saatler arasında satış emri veren yatırımcı ne biliyordu? Daha önemlisi... Kim daha fazlasını biliyordu?
Ertesi gün fonda iade ödemelerinde temerrüt açıklanıyor. Film bitiyor. Salonda kalanlara ışıklar açılıyor.
***
Şimdi SPK’nın, Takasbank’ın, MKK’nın önünde gayet basit bir iş var. 25 Ağustos’taki büyük çıkışların emir sahiplerine bakacaksınız.
1 Eylül’e kadar verilen ve 22 milyarlık hareketi yaratan emirlerin sahiplerine bakacaksınız. Saatlerine bakacaksınız.
Fon yöneticileriyle, şirketlerle, yöneticilerin yakınlarıyla bağlantı var mı bakacaksınız. Ödemesi yapılanlarla içeride kalanları yan yana koyacaksınız.
***
Hepsi kayıtlı… Ben mi öğreteceğim işin nasıl yapılacağını?
Ben ekranın karşısında hesap makinesiyle ancak şüpheyi tarif edebilirim. Gerçeği ortaya çıkaracak olan ben değilim! Saat!
Çünkü bu dosyanın cevabı milyarlarda değil… Emrin sisteme girdiği dakikadasaklı. Ve o dakika Takasbank’ta yazıyor.
Esas mesele, o kayıtlara bakacak birilerinin orada olup olmadığı...