Yükseliş...

Yükseliş...

Yükseliş kelimesine dikkat edersek içinde yük vardır. Yük olarak ne varsa şuan sende bil ki yükseliyorsundur.

Evet zor bu yükleri taşımak ama insanın fıtratı zorluğu kaldırabilecek mahiyettedir. 
Ahzab sûresi 72. Ayette şöyle buyrulmakta:

"Biz emaneti göklere, yerküreye ve dağlara teklif ettik, ama onlar bunu yüklenmek istemediler, ondan korktular ve onu insan yüklendi."

Eğer ki insan böyle bir yükü kaldırmasaydı almazdı.  Bizlerde bize ağır gelen, nefesimizi kesen,  öldüm bittim dediğimiz anlar bizlerin insan olma yolundaki basamaklarımızdır.

Bir elmasın zamanında kömürdü ama o kadar sıkışmalara maruz kaldı ki elmas olmayı başardı.

Karşılaştığımız her bir güçlük inanın bizlerin ruh kaslarını güçlendirir ayrıca madde aleminden alır mana aleminde yol aldırır.

Yaratılış amacımız kendimizi bulup Rabbimizi hakkıyla idrak etmek değilmiydi zaten!

İnsan nefsi zorluklarla karşı karşıya gelip savaştıkça nefsinin terbiye edilmesine yardımcı olur.

Tekamül yolculuğunda herkes bizlere bir ders verir.  Bu kişilerin bizlerle karşılaşması tesadüfü bir olay değildir.

Kamer süresinde şöyle buyurur Rabbimiz;

Allah evrende yarattığı her varlığı belirli bir ölçü içinde, özenle yaratmıştır. Bu nedenle Allah’ın yarattığı varlıklarda güzellik, ölçü, uyum ve denge vardır. Bu konuda Yüce Allah Kur’an’da şöyle buyurmaktadır. “ Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık” (Kamer suresi, ayet 49)

İşte yaşadığımız ne varsa hepsi program dahilinde.  Çekirdeğimize yüklenmiş bu program zamanı geldikçe açılıyor ve bizim yaşam yolundaki yol haritamızı belirliyor.

Allah zorluklarla beraber kolaylıklar vermiştir.  Birgün çektiğimiz zorluklara teşekkür edeceğiz çünkü onlar olmasalardı biz insanın içindeki gizli hazînelerini keşfedemezdi.

Derdini sev tüm dertler senin aslında dermanın...


Hayırlı haftalar sevgili okurlar...


Aslı Soylu