Sağlıkta Yapısal İflas: Dijital Sistemde Kaybolan Tedavi

Sağlıkta Yapısal İflas: Dijital Sistemde Kaybolan Tedavi

Türkiye’de 2003 yılında büyük umutlarla ve "Hastanelerde kuyruklar bitiyor" sloganıyla hayata geçirilen Sağlıkta Dönüşüm Programı (SDP), çeyrek asra yaklaşan bu süreçte devasa binalar ve dijital sistemlerle süslenmiş teknolojik bir çıkmaza dönüştü. Bu süreçte sağlık, devletin sağlamakla yükümlü olduğu temel bir "hak" olmaktan çıkarılarak; bireylerin satın alma gücüne ve algoritmalara takılma hızına göre şekillenen bir "tüketim nesnesi" haline getirildi. Erken aşamada fiziki mekanların iyileştirilmesiyle sağlanan toplumsal rıza, bugün sistemin içsel çelişkileriyle sarsılmaktadır. Gelinen noktada yaşanan niteliksel gerileme, aslında kamusal alanın piyasa mantığıyla yeniden yapılandırılmasının kaçınılmaz bir sonucudur.

​1. Birinci Basamağın Tasfiyesi ve Koruyucu Hekimliğin Sonu

Sistemin çözülmesi, hastane kapılarından önce mahalle aralarındaki "Sağlık Ocaklarının" kapatılıp yerine "Aile Hekimliği" modelinin getirilmesiyle başladı. Koruyucu sağlık hizmetleri, yerini sadece poliklinik hizmeti veren bir yapıya bıraktı. Hastalıkların henüz oluşmadan önlenmesini sağlayan aşılama, tarama ve çevre sağlığı hizmetleri zayıflatılınca, tüm nüfus doğrudan hastanelere yönlendirildi. Bu durum, "kuyrukların bitmesi" bir yana, hastanelerin yönetilemez bir yük altına girmesinin ana nedenidir.

​2. Dijital Barikat: MHRS ve Teknolojik Dışlanma

Eski sistemde hastane kapısında bekleyen vatandaş, sistemin hantallığına rağmen gün sonunda bir hekimle temas kurabiliyordu. Bugün ise Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS), vatandaşı daha evinden çıkmadan durduran dijital bir "barikat" vazifesi görüyor. Özellikle Göz, Cildiye ve Onkoloji gibi branşlarda randevu almak, bir vatandaşlık hakkından ziyade "algoritmik bir piyango" haline gelmiş durumda. Bu yapay randevu kıtlığı, hastayı kamu sisteminden dışlayarak özel sektöre mecbur bırakan bir ekosistem oluşturmaktadır. Teknolojiye erişimi kısıtlı olan yaşlı ve dar gelirli kesim ise bu dijital labirentte tamamen devre dışı bırakılmaktadır.

​3. Tıbbın "Fabrikalaşması" ve Kışkırtılmış Talep

Sağlık hizmeti, tıp biliminin gerektirdiği insani ve bütüncül yaklaşımdan kopartılarak, sanayi tipi bir "hızlı üretim bandına" dönüştürülmüştür. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) bilimsel kriterlerine göre asgari 20 dakika olması gereken muayene süresi, hekimleri daha fazla hasta bakmaya zorlayan "performans sistemi" nedeniyle 5 dakikanın altına indirilmiştir.

​Bu kısıtlı süre, "kışkırtılmış sağlık talebi" dediğimiz tehlikeli bir olguyu doğurmaktadır: Hekimler, hastanın şikayetini dinlemeye ve fiziksel muayeneye vakit bulamadığı için teşhis koyabilmek adına daha fazla MR, tomografi ve tetkik istemek zorunda kalmaktadır. Türkiye, bu baskı neticesinde OECD ülkeleri arasında tetkik şampiyonu olurken, teşhis kalitesi tam tersi oranda düşmektedir. Hızlı üretim bandından sonuç alamadan çıkan hastanın tekrar tekrar sisteme dahil olması ise hem kamu kaynaklarını tüketen hem de sağlıkta niteliği yok eden devasa bir kısır döngü oluşturmaktadır.

​4. Tıp Eğitiminde İrtifa Kaybı ve Asistan Sömürüsü

Sistemin niceliksel büyüme hırsı, tıp eğitimini de vurmuştur. Altyapısız ve öğretim üyesiz açılan onlarca tıp fakültesi, hekimlik kalitesini tehlikeye atmaktadır. Kamudaki uzman hekim kaybı, eğitim hastanelerindeki asistan hekimlerin omuzlarına yüklenmiştir. Asistanlar, eğitim almaları gereken yıllarda "ucuz iş gücü" olarak polikliniklerde tüketilmekte, bu da geleceğin sağlık ordusunun niteliksel bir erozyon yaşamasına neden olmaktadır.

​5. Özel Hastaneler ve Fiyat Anarşisi: Sağlık "Açık Artırmada"

Kamusal alanın bilinçli bir stratejiyle daraltılması, özel hastanelerin önünü sınırsızca açmıştır. Kamuda randevu bulamayan vatandaş, "zorunlu bir tercih" olarak özel hastanelere itilmektedir. Ancak özel sektörde karşılaşılan tablo, tam bir finansal kaostur. Yasal düzenlemelere göre SGK fark ücreti sınırı olsa da, uygulamada bu kural tamamen işlevsiz kalmıştır. Hastaneler; 'nitelikli bakım farkı' veya 'ekstra hizmet bedeli' gibi tanımlamalarla yasal tavan fiyatları aşan tutarlar belirleyerek, sağlığı parası olanın alabildiği bir imtiyaz haline getiren bir zemin oluşturmaktadır.

​6. Şehir Hastaneleri ve Bütçe İpoteği

"Kamu-Özel İşbirliği" (KÖİ) modeliyle inşa edilen Şehir Hastaneleri, devletin gelecekteki bütçesini ipotek altına alan bir finansal modeldir. Mahalle aralarındaki erişilebilir devlet hastanelerinin kapatılarak şehre uzak dev komplekslere taşınması, hastanın hekime ulaşım maliyetini artırmıştır. Şirketlere verilen hasta garantileri ve döviz endeksli kiralar, kamu sağlığına ayrılması gereken kaynakların sermayeye transfer edildiği bir mali yapı ortaya koymaktadır.

​7. İlaç Krizi ve Yaşam Hakkı Mücadelesi

İlaç fiyatlandırma politikalarındaki hatalar, Türkiye’yi küresel ilaç tekellerinin insafına bırakmıştır. Özellikle kanser tedavisinde kullanılan yeni nesil akıllı ilaçların SGK kapsamına alınmaması, yaşam hakkını sınıfsal bir kadere dönüştürmüştür. Kanser hastalarının hayatta kalmak için mahkemelerde mücadele vermesi, sosyal devletin iflas ettiğinin en net göstergesidir. Sabit kur politikası nedeniyle hayati ilaçların piyasaya sürülmemesi ise halk sağlığını tehdit eden bir güvenlik sorunu ortaya çıkarmaktadır.

​8. Sağlıkta Şiddet ve Beyin Göçü

Sistemin tüm aksaklıkları, popülist bir söylemle hekimlerin üzerine yıkılmaktadır. Randevu alamayan vatandaşın öfkesi, yanlış bir hedef seçilerek hekimlere yönlendirilmektedir. Can güvenliği olmayan ve ağır iş yükü altında ezilen binlerce yetişmiş hekim çareyi yurt dışına gitmekte bulmaktadır. Bu "beyin göçü", ülkenin gelecekteki sağlık güvenliğini tehlikeye atan telafi edilemez bir boşluk oluşturmaktadır.

​9. Küresel Sağlık Pazarlaması: Vatandaşın Arka Plana İtilmesi

Hükümetin sağlığı bir döviz kaynağı olarak kodlaması, vatandaşın sistem içerisindeki konumunu sarsmıştır. Kendi vatandaşına aylar sonrasına görüntüleme randevusu veren sistemin, yabancı hastalara sunduğu lüks hizmet, anayasal eşitlik ilkesini yerle bir etmektedir. Sağlığın bir "ihracat kalemi" olarak görülmesi, kamusal hizmet anlayışıyla taban tabana zıt bir öncelik sıralaması meydana getirmektedir.

​Genel Değerlendirme ve Sonuç: Niceliğin Gölgesinde Niteliksel Aşınma

Türkiye’de sağlık sistemi, son yirmi yılda fiziksel bir büyüme sergilese de, bu büyümenin bedeli sistemin insani ve bilimsel özünden verilen ödünler olmuştur. Gelinen noktada karşımızdaki manzara; modern binalar ve dijital ağlarla örülmüş, ancak vatandaşın hekime ulaşamadığı, hekimin ise hastasına vakit ayıramadığı yapısal bir paradokstur. Sağlık, devletin sunduğu bir "kamusal güvence" olmaktan hızla uzaklaşarak, arz-talep dengesine sıkışmış bir endüstriye dönüşmektedir.

​Bu sürdürülemez döngüden çıkışın yolu, sağlığı sadece bir "hizmet alımı" olarak görmeyi bırakmaktan geçer. Gerçek bir iyileşme için; koruyucu sağlık hizmetlerinin bir bariyer gibi değil, sistemin kalbi olarak yeniden oluşturulması, performans baskısı yerine teşhis kalitesinin ödüllendirilmesi ve sağlıkta şiddetin sosyolojik kökenlerine inilmesi şarttır. Bir toplumun sağlık düzeyi, hastanelere giren insan sayısı ile değil, o sistemden aldığı güven ve tedavi ile ölçülür. Türkiye’nin ihtiyacı olan; sağlığı piyasa şartlarının ötesinde, her vatandaş için onurlu ve eşit bir yaşam hakkı olarak yeniden tesis etmektir.

​FATMA YILDIZ

​Kaynakça

​Dünya Sağlık Örgütü (WHO). (2023). Birinci Basamak Sağlık Hizmetleri Küresel Standartları ve Uygulama Kılavuzu.

​OECD. (2024). Health at a Glance 2024: OECD Indicators. Paris: OECD Publishing.

​Sayıştay Başkanlığı. (2022-2024). T.C. Sağlık Bakanlığı Döner Sermaye İşletmeleri ve Şehir Hastaneleri Genel Denetim Raporları.

​Soyer, A. (2021). "Sağlıkta Dönüşümün Ekonomi Politiği ve Kamusal Sağlığın Geleceği." Toplum ve Hekim Dergisi, Cilt 36, Sayı 2.

​Türk Eczacıları Birliği (TEB). (2024). İlaç Tedarik Sorunları ve Piyasa Analiz Raporu.

​Türk Tabipleri Birliği (TTB). (2023). Sağlıkta Dönüşümün 20. Yılı: Beyaz Reformdan Çöküşe Raporu.

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }