RTÜK'e Çağrı


RTÜK'e Çağrı

Doksanlı yıllarda özel televizyon ve radyolar bir yasal düzenlemeye tabi olmadan yayın hayatına başladılar. Bununla birlikte 1993 yılında Anayasa değişikliği yapılmış ve özel radyo ve televizyonların yayın yapmasına imkan tanınmıştır. Türkiye'de faaliyette olan Radyo ve televizyonların yayınları denetlenmek üzere 3984 Sayılı ''Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'' 1994 yılında yürürlüğe girdi ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu(RTÜK) kuruldu. RTÜK üyeleri dokuz kişiden oluşurken, TBMM tarafından seçiliyor. 550 çalışanı var, 2023 bütçesinden ayrılan pay ise 564.301.000 lira.

RTÜK üç şekilde denetim yapmakta. Bunlar:

''RTÜK Uzmanları tarafından yapılan doğrudan denetim,

ALO 178 RTÜK İletişim Merkezi, RTÜK web ve RTÜK e-posta kanallarından gelen izleyici şikâyetlerinin değerlendirilmesi yoluyla yapılan izleyici denetimi,
İzleyici Temsilciliği müessesesi ve Yayıncılık Etik İlkeleri bağlamında yayın kuruluşlarının yaptığı özdenetimdir.''
 

Gelelim asıl meseleye. İslam dini açısından şirk kabul edilen bir hadisenin bir TV kanalında birkaç defa tekrarlanarak ekranlarda sergilenmiş olması insanı ziyadesi ile üzmekte.

09.11. 2022 tarihinde özel televizyon kanallarından birinde eski Yeşilçam filmleri diye tabir ettiğimiz ''Arım Balım Peteğim'' adlı Türk Filmi yayınlanmıştı.(birkaç aya ayını filmleri tekrar tekrar yayınlıyorlar sanırım) Filmin bir sahnesinde haşa ''Allah baba'' ifadesi geçti. ''Yayıncı kuruluşun gözünden kaçmış olabilir mi acaba?'' diye düşünülebilir, fakat böylesi bir ifadenin gözden kaçması düşünülemez ise de diyelim öyle oldu, lakin birkaç dakika sonrasında başka bir sahnede oyunculardan biri baş ağrısı için bir ilaç istedi ve ne hikmetse ilacın ismi makaslandı! Sadece bir kez değil birkaç kez ismi geçen ilacın her seferinde ismi kesildi. Böyle olunca insan ister istemez ''bir ilacın adını makaslayan kanal, büyük çoğunluğun Müslüman olduğu bir ülkede haşa ''Allah baba'' ifadesi geçen filmin bu sahnesini niçin kesmez?'' diye düşünmeden edemiyor.

Üstelik bununla da kalmadı maalesef. Aynı kanalda diğer başka filmlerde de aynı manzara karşınıza çıkıyor. 07.12.2022 tarihinde ise ''Ayşegül'' isimli Türk Filmi'nde de ne yazık ki aynı üzücü, nahoş ifadeler kesilmeden yayınlanmıştır. Kim bilir kaç filmde daha bu ifadeler kesilmeden yayınlanıyor. Denk geldiklerimiz yalnızca bunlar.

Ne diyeceğinizi bilemiyorsunuz. Çoğunluğun Müslüman olduğu bir ülkede bu gibi filmlerin çekilmiş olmasına mı yanarsınız, sansürsüz gözümüzün içine bakarak yayınlıyor olunmasına mı yanarsınız ve en acısı inancımız açısından şirk içeren bu yayınlar yayınlarken hiç bir yaptırıma tabi tutulmamalarına mı yanarsınız! Söyler misiniz hangisi daha fena?

Bahsi geçen X kanal bir Hristiyan kanalı değil ki Hristiyan vatandaşlarımız da var diyelim. Bildiğimiz kadarıyla Hristiyanlara yönelik ayrıca radyo ve televizyon kanalları var. Lakin bahsi geçtiği gibi bu kanal Hristiyanların değil.

RTÜK, sigara yakılan, alkol içilen sahnelerde buzlanma yapılmadığı zaman ceza kesiyor ilaç vb. mamullerin isimleri söylendiğinde makaslanmazsa ceza kesiliyor da defalarca ''Allah baba'' ifadeleri geçen bir film yayınlayan kanala niçin ceza kesilmiyor?
Bu kanal bu cesareti kimden/kimlerden alıyor da bunu sürekli tekrarlıyor?
Hassaten bu kanal bir dönem Ak Parti Milletvekilliği yapmış birine ait olmasından mı ayrıcalık tanınıyor?

''RTÜK hangi birini denetlesin?'' deniyor.

Yukarıda temas edildiği gibi üç farklı denetim mekanizması var RTÜK'ün.

Halkımız tarafından pek çok şikayetin yapıldığını biliyoruz. Misal bu filmler hakkında hem RTÜK hem de ilgili TV kanalına gereken uyarıyı yaptığımız halde hiç bir şekilde geri dönüş olmadığı gibi kanal aynı şekilde ifadeleri kesmeden yayınlamaya devam etti maalesef. Oysa sadece bir kez uyarıp bırakmış da değildik.

Bu filmlerdeki bu ifadeler sadece bana denk gelmedi herhalde... hiç kimse mi rahatsız olmadı, şikayet etmedi?

Mesela hükûmet aleyhinde yapılan herhangi bir yayına anında müdahale edilerek, ağır para cezası, TV'lerin kapatılması gerçekleştiriliyorken, halkın dini, ailevi, ananevi değerlerine yönelik yapılan yayınlar karşısında edilen şikayetlere gereken hassasiyet gösteriliyor mu?..

RTÜK sadece siyasi, iktidara muhalif söylemler için mi ceza kesmeli?

Durum böyleyken televizyonlarda sabah ve öğleden sonra kuşağı programların çoğu ne yazık ki aile kurumuna yönelik bir tehdit haline geldi. Türk aile yapımıza, inancımıza, geleneklerimize, kültürümüze ters bu yapımlar yediden yetmişe herkes tarafından izleniyor. Karı-koca ihanetleri, cinayetler, ensest ilişkiler didik didik ediliyor. Her şeyin alenen konuşulduğu bu programlar halka ne vermekte ya da halktan ne götürmektedir?

Bu programlar izlendikçe halkta kanıksama, duyarsızlaşma meydana getiriyor. Her ne surette olursa olsun bu programlardaki işlenen konular emsal oluşturmaz mı??
Bu yayınlar engellensin, kapatılsın dediğinde ''Zorla değil ya, izlemeyin'' deniyor. Halka bunları izlemeyin demek çözüm oluyor mu peki?
Tamam vatandaş izlemesin de, ne izleyecek, Kültür Bakanlığı aileye yönelik dizilerin, filmlerin çekilmesini niçin teşvik etmiyor?
Yüzlerce TV kanalında, toplasak kaç tane aile dizisi var peki?
Neyse!
Selam ve dua ile...