NEDEN HEP MESLEK LİSELERİ?

NEDEN HEP MESLEK LİSELERİ?

​Son günlerde Türkiye’nin gündemi yine okulda şiddet. Gencecik öğretmenler toprağa veriliyor, okullar boykot ediliyor. Herkes "güvenlik" diyor ama kimse madalyonun diğer yüzüne bakmıyor. Dikkat ettiniz mi? Bu sene yaşanan ve canımızı yakan o iki büyük saldırı da meslek liselerinde oldu. Neden şiddet haberleri hep bu okullardan geliyor? Meslek liselerinde ne eksik bırakılıyor?

​Bir Tarafta Sükunet, Diğer Tarafta Yangın

​Ben Fen Lisesinde çalışıyorum. Her gün yüzlerce öğrenciyle muhatap oluyorum. Benim gördüğüm bu çocuklar; son derece mazbut, sadece dersine odaklanmış, ağırbaşlı gençler. Tek dertleri akademik başarı. Çünkü önlerinde bir ışık görüyorlar: "Okursam bir yere yerleşirim" güveni.

​Peki, meslek liselerindeki o çocuklar neden bu kadar öfkeli? Neden o okullar birer eğitim yuvası değil de, patlamaya hazır birer barut fıçısı gibi?

​Değirmen Kendi Kendini Mi Öğütüyor?

​Eskiler ne güzel söylemiş: "Değirmen içine buğday atıldığında buğday öğütür; ama buğday bittiğinde kendi kendini öğütmeye başlar."

Meslek liselerindeki çocukların zihni, o buğdaydan mahrum bırakılıyor. Ne akademik bir tatmin yaşıyorlar ne de "gerçek bir usta" olmanın gururunu... Zihin ve eller boş kalınca, o değirmen önce öğrenciyi, sonra öğretmeni, en sonunda da geleceğimizi öğütmeye başlıyor. Eğer bir okul, gence "ben işe yarıyorum" duygusunu veremiyorsa, o bina artık okul değil sadece bir bekleme odasıdır.

​Devlet Neyi Bekliyor?

​Hep aynı sloganı duyuyoruz: "Meslek lisesi memleket meselesi." Devlet, bu okulların işlevini artıracağını yıllardır söylüyor. Teşvikler, projeler, reklamlar... Ama sonuç neden değişmiyor? Neden hala sanayideki usta "çırak bulamıyorum" diye yanarken, meslek lisesindeki genç "boşluktan" eline silah veya bıçak alabiliyor?

​Daha kaç öğretmenin, kaç canın gitmesi gerekiyor? Dışarıdaki ustalığı, zanaatı teşvik etmek için daha ne kadar bekleyeceğiz? Yoksa biz bu çocukları eğitmek için değil de, toplumun dışına itmek için mi oralara gönderiyoruz?

​Çözüm Kapıda Mı, Yoksa Vicdanlarda Mı?

​Okullara X-ray cihazı koymak, ateşin üstüne battaniye atmaya benzer; sadece dumanı saklarsınız. Asıl soru şu: Biz bu çocukların zihnini neyle dolduracağız? Devletin kağıt üzerindeki projeleri mi, yoksa hayatın içindeki gerçek bir gelecek umudu mu?

​Belki de artık çocuğun kafası ders almıyorsa onu zorla o sıralara mahkum etmekten vazgeçmeliyiz. Belki de gerçek eğitim okul binalarında değil, hayatın içinde, sanayide, üretimin tam kalbindedir. Sizce de bir gencin "işe yaradığını" hissetmesi, bin tane güvenlik kamerasından daha koruyucu değil midir?

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }