MİLLETVEKİLLERİ – LİDERVEKİLLERİ

MİLLETVEKİLLERİ – LİDERVEKİLLERİ

Milletvekillerinin görevleri nelerdir?

Vekili oldukları milletin dertlerini tespit edip, çözüm sağlayıcı düzenlemeler yapmak.

Millet adına gerekli kanunları yapmak.

Yürütmeyi millet adına murakabe ve kontrol etmek.

Yargının, tarafsız, süratli ve adil bir şekilde yürütülmesi için tedbirler almak.

Üzülerek izliyoruz ki, bu görevler bugün ya yapılamıyor ya da millet adına değil sanki lider adına yapılıyor.

Milletin ihtiyaçlarına tercüman olmak yerine, liderin gözüne girebilmek için çırpınıyorlar. Bilhassa suyun başını tutan iktidar grubuna mensup milletvekilleri adeta iradeleri yok gibi davranışlar sergiliyorlar. Sanki önlerine getirilen metinleri hiç okumadan ve incelemeden dakikalar içinde liderlerinin talimatı ile, evet veya hayır deyip geçiyorlar. Aradan zaman geçip bu kabul ettikleri kanun veya kararlar millet aleyhine işlemeye başlayınca da:

-Ben bilmeden oy vermişim. Başkanımız kabul edilecek dedi biz de evet dedik!

Gibi çok can yakıcı ve can sıkıcı cevaplar verebiliyorlar.

Alın İstanbul Sözleşmesi ve ona bağlı aile kurumunu perişan eden kanunların dakikalar içinde kabul edilmesi, alın zinanın suç olmaktan çıkarılmasının kabulü, alın ikiz yasaların kabulü! Böyle yığınla örnek var.

Milleti kasıp kavuran enflasyon gibi, tarım, sanayi, hayvancılık, istihdam politikalarının gözden geçirilmesi gibi konularda verilmiş bulunan önergeler jet hızı ile reddediliyor. Mesela:

Milletin yoksulluğunun sebeplerini araştıralım!

-Hayır!

Türk parasının her an erimesinin sebeplerini araştıralım!

-Hayır!

Mafya örgütlenmelerini ve mafya-siyaset ilişkilerini, uyuşturucu ticaretini araştıralım!

-Hayır!

Faizciyi besleyecek olan kur garantili mevduat sistemini araştıralım!

-Hayır!

Yaygınlaşan rüşveti, vurgunu, ihale fesatlarını, zimmet suçlarını araştırıp çare üretelim!

-Hayır!

Sağlık personelinin feci durumunu araştıralım!

-Hayır!

Özelleştirme ve yıkım politikalarını konuşalım!

-Hayır!

Ülkemizi kaosa sürükleyen döviz-altın, faiz sarmalını araştıralım!

-Hayır!

Dış politikadaki doğruları, yanlışları araştıralım!

-Hayır!

Borçlanma politikalarını araştıralım!

-Hayır!

Ülkemizin eksi bakiyeye düşürülen rezervlerini araştıralım!

-Hayır!

Tamam, muhalefetin önerilerini dikkate almıyorsunuz, bari siz bu konularda önergeler verin biz evet diyelim!

-Hayır!

Bunlar gündeme dahi alınmıyor ama milletin ızdırapları ile ilgili liderin inkâr ve önerilerini gidip halka benimsetmeye çalışıyorlar.

-Ülkemizde aç yok, açık yok, kriz yok!

-Sofranızı daraltın, porsiyonlarınızı azaltın!

-Domatesi, patlıcanı kilo işi değil tane işi alın!

-Eti tüketmeseniz de olur!

-Pahalılık ve yokluk Allah’ın takdiridir, sabredin şükredin!

Bu mudur milletin vekilliği? Bu olsa olsa liderin vekilliğidir. Bu milletvekilleri “lidervekilliği” ile meşguldürler. O kadar ki, işleri güçleri lideri alkışlamak, pohpohlamak! Gözüne girip bir dahaki seçimde de milletvekili olmak veya bir koltuk kapmak.

Bunların yağcılık amaçlı alkış ve tezahüratlarından liderleri bile bıkmış olmalı ki, geçen hafta grup toplantılarında açıkça belli etti. Grup konuşması esnasında kendisini zamansız yere alkışlayan kendi milletvekillerine kızdı ve tepki gösterdi:

-Arkadaşlar, alkışlanacak bir durum yok!

Diye azarlamak zorunda kaldı.

Hele hele yeni başkanlık rejimi uygulamasına geçilince iktidar milletvekilleri adeta sadece milleti değil, tek kişiyi memnun etme derdiyle yanmaktalar.

Bu vekiller; hak var, hukuk var, hesap var, mizan var düşünmüyorlar bile.

Altılı masada zayıflatılan parlamenter sistemin yeniden güçlendirilmesi görüşülürken bu konunun da gündeme gelmesini, gelecek dönemde gerekli tedbirlerin buna göre alınmasını temenni ederiz.

MİLLETVEKİLİ

Olması gereken unvan:

Milletvekili.

Olmaması gereken unvan:

Millet ve kılı!

Ekrem Şama

...