Millet darbesi ya da Göklerden gelen karar...!









MİLLET DARBESİ YA DA GÖKLERDEN GELEN KARAR ..









Türkiye ve dolayısıyla İslam alemi büyük bir tehlikeyi daha atlattı Allah’ın (swt) izniyle.. Milletin görünmez ve belki de bazıları tarafından hiç te anlaşılamayacak bir müteharrik güçle ümmet düşmanına karşı şahlanması şeytanın (al) oyunun bozdu. Darbe esnasında ve akabinde birçok makale yazıldı ve televizyonlarda oturumlar düzenlendi. Pek çok şey konuşuldu ve yazıldı. Bazı mütefekkirler olayı siyasi yönden ele alıp büyük devletlerin güç gösterisi olarak yorumladılar. Bir kısmı olayı vatan hainlerinin çirkin planı olarak değerlendirdi. Elbette bu arada büyük bir kısım mütefekkir de vakayı iktisadi sebeplere bağlamaya çalıştı. Diğer bir kısım ise ülkenin geri kalmışlığı ve demokrasiyi hazmetmemiş olmasına bağladı. Sağcılar sağ taraftan, solcular sol taraftan, materyalistler ekonomiden ve inançsızlar da din düşmanlığı cihetinden bakarak birçok değerlendirmelerde bulundular. Bu arada az da olsa kısık sesle bir kaç inanmış adam da çıkıp vakayı İslam penceresinden değerlendirmek istediyse de sonuç ta İslâm’la demokrasiyi kaynaştırmaya çalışırken çuvalladılar maalesef. İnsanlığın büyük felâketlerinden olan, kavim savaşları, haçlı savaşları, dünya savaşları ve kimyasal savaşlar gibi birçok felâketlerin asıl müsebbibi Yahudi’dir. Bu gün insanlık Yahudi’yi gerçek yüzüyle tanımış olsa ben inanıyorum ki bütün Yahudileri ya öldürürler ya da dünya dışında bir yere atıverirler. Allah-u Teala kur’andaki yüzü aşkın ayetlerde Yahudi’yi anlatıyor ve Müslümanların dikkatini çekip uyarıyor. Ne yazık ki bizler imanımız mucibince yaşayamadığımız ve inancımızı hayata hâkim kılamadığımız için bu uyarılardaki tehlikeyi kavrayamıyor ve devamlı Yahudi’nin tuzağına düşüyoruz. Hatta bizden evvelki ümmetler de onların tuzaklarına düşüp mahvoldular. Din ve kitapları tahrif ettiler.

Peygamberleri öldürdüler. Bütün bunlar hem tarihi ve hem de vahiy yoluyla bizlere iletildiği halde maalesef onların oyunlarına ve tuzaklarına düşüyoruz. Ancak Yüce Rabbimiz bizi bırakmıyor ve her şeye rağmen bizi kayırıyor ve zalimlerin oyunlarını zaman zaman bozuyor ve bizi kurtarıyor

.

 

 

2000 yıldan beri sapık inançlarının gereği kurmaya yeminli oldukları İSRAİL devletini ve bu devletin arazisini ele geçirmek için bu geçen uzun yıllar boyunca sürekli planlar yaptılar ve uyguladılar. Bilindiği gibi bunlar kavimleri ve devletleri savaştırarak hem insanlığı zayıf düşürmeye çalışmışlar ve hem de bu savaşlar esnasında büyük zenginlikler kazanmışlardır. Filistin’den dağıldıklarında dünyanın her yerine göç ettiler ve oralardaki tepe noktaları ve zenginlikleri ele geçerdiler. Son iki yüz yıl içinde özellikle Avrupa ve Asya, akabinde de Amerika’ya nüfuz ettiler. Çok büyük servetler kazandılar ve dünyanın bankerleri oldular. Osmanlı’yı yıkan bu sermayedarların başında Rothschild ve Roçkefeller aileleri gelmektedir. Bunlar israil’i kurduktan sonra da dünyada sermayeye hakimiyetlerini sürdürmektedirler. İsrail’i kurdular, ancak nihai hedefleri olan büyük İsrail ve arz-ı mev’ud henüz gerçekleşmediğinden yıkıcı ve yok edici planlarını yapmaya ve uygulamaya devam etmektedirler. Bu hayalin önündeki en büyük engel ise TÜRKİYE’dir. Zira Arz-ı mev’udun büyük kısmı bizim hudutlarımız dâhilindedir. Ayrıca mevcut hükümet sayesinde büyük kalkınma hamlelerine başlamış ve bütün İslâm ülkelerinin umudu haline gelmiştir ülkemiz. Bu durum ise Yahudi’de büyük bir korku ve endişeye sebep olmuştur. Türkiye’nin etrafında birleşecek bir İslâm birliği geleceğin hilâfet devletine dönüşürse Yahudi’nin işi iyice çıkmaza girecekti. Bu telâşla işi aceleye getirip içimizdeki hain kriptoları harekete geçirdiler ve tabiri caizse kendi tuzaklarına düşüverdiler Allah’ın izniyle. Zaten son altmış yıldır Türkiye’yi parçalamanın uğraşını ve savaşını vermektedirler. Ancak bunu Yahudi doğrudan ve erkekçe yapmaz. Onun mayası gereği düşmanına doğrudan karşı çıkamaz. Allah ona yaratılıştan bir korkaklık vermiştir. Onun için işini hep kuklalara gördürür. Dünyadaki sayılı devletlerin yöneticileri veya yönetim kadrolarının bir kısmı Yahudi’nin elindedir. Ayrıca bu devletlerin ve özellikle İslâm ülkelerinin içinde Kripto şahsiyetler yetiştirmişler ve bunları sürekli ihanet makinesi gibi kullanmaktadırlar. Dünyada cereyan eden ciddi siyasi, ekonomik vakaların altında mutlaka Yahudi vardır. Zira artık sabrı kalmamıştır bir an evvel arz-ı Mev’uduna kavuşmak istemektedir. Neden olmasın ki;

 

Dünyanın zenginliği ellerinde. Dünyanın büyük devletlerini ve islâm ülkelerindeki Kriptolarını kullanacak durumda. Neden hayalini gerçekleştirmesin ki. Bu arzu ile harekete geçen Yahudi ülkemizde son yıllarda eşi görülmemiş olaylar çıkarmıştır. Son Darbe girişimi ise sabrının taştığının alametidir bence. Eğer muvaffak olsalardı, ülkemiz bölünecekti. Ya sonra? Sonra üçüncü dünya savaşını çıkarıp son hamleyle emellerine ulaşacaklardı. Zira ülkemiz bölünmeye başlayınca büyük devletleri harekete geçirecek, tıpkı Osmanlı yıkılırken olduğu gibi topraklarımız paylaşılacaktı. Bu paylaşımdan hiç kimse memnun kalmayacak ve bizim topraklarımız ve dolayısıyla tüm İslam beldeleri üzerinde büyük bir dünya savaşa patlatacaklardı. Müslümanlar yok edildiği gibi, büyük devletler de biri birini yok edecekti. Sonra Yahudi İran’ın yardımıyla bütün İslam beldelerini eline geçirecekti. Bu arada İran nereden çıktı diyenlerini olacaktır. İran Gizli bir Yahudi devletidir. Bu mevzu ayrıca ele alınabilir. Burada uzatmayalım. Yahudi’nin hesap edemediği bir şey var ki, o da Allah-u Tealâ hazretlerinin planı.. Onun planı her planın üzerindedir. Sonuçta O’nun takdir ettiği gerçekleşir. Bu son vakada O ümmeti kurtarmıştır ve Yahudi’nin plânını bozmuştur. Bu son vukuat sadece Türkiye’deki Müslümanlara değil bütün ümmete bir ders olmalıdır. Biz Allah’ın ipine sarıldıkça o bizi daha çok koruyacak ve bütün hileleri düşmanlarımızın başına geçirecektir. Eğer onun istediği gibi Salih kullar olabilirsek bütün dünyanın hâkimiyetini de bize nasipkılacaktır. Bu elbette olacaktır ancak gönül ister ki bizim kuşaklara nasip olsun ve bu zaferi hepimiz yaşayalım. Elbette ki en çok çalışana ve eh iyi kuluna nasip edecektir bu zaferleri. O iyi kullardan aramızda var ki bu beladan bizi kurtardı. Ancak rahata ve gevşemeye asla düşmemeliyiz. Bundan sonra daha dikkatli ve daha bir ve bütün olmak zorundayız ki Allah zaferi bize nasip eylesin. Rabbim son şehitlerimizin şehadetini kabul buyursun ve bizlere de ahir ömrümüzde o şehadeti tatmayı nasip eylesin. Amin.. Vesselâmu âla men ittebeğel huda.   Abdülmecid YILDIZ.