İNSANLAR ve İMTİHANLARI

İNSANLAR ve İMTİHANLARI

 “Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan sebebidir ve büyük mükâfat Allah'ın katındadır.” (Enfâl, 28).

Dünya yaratıldığından bu zamanımıza kadar birçok salgın hastalık meydana gelmiş ve insanlar bu hastalıklarla yıllarca mücadele etmişlerdi. Bunlardan biride 1980 li yıllarda bütün dünya üzerinde hüküm sürmeye başlayan bir salgındı. Herkesi bir korku kaplamış ve ne yapacaklarını şaşırmışlardı. Bu durum tüm dünyada şok bir haber olmuştu. Dünyayı sallamıştı desek yeridir.

Bütün batı ülkeleri son derece üzgün ve şaşkındılar. En ünlü sanatçıları ölmüştü. Bu, sonda değildi. Devamının geleceğini herkes tahmin edebiliyorlardı.

Ortaya çıkışı ile tüm dünya ülkelerinde büyük yankılar yapan, korku salan bu hastalık AİDS idi.

Bu hastalık küçük büyük, imanlı imansız demiyor herkesten çıkabiliyordu. Gazete, televizyon, radyo gibi yayın merkezlerinden son dakika haberleri veriliyordu. Tüm dünya ölüm sayılarına kilitlenmişti ve dünyaca ünlü insanların ölüm haberleri veriliyordu. Sürekli uyarılar yapılıyor, kendinizi koruyun deniliyor ve yapılmaması gerekenler sıralanıyordu.

2000 yılına geldiğimizde ise bu salgınlar başka isimlerle dünya gündemine oturdu. Domuz gribi, sars, ebola, verem gibi salgınlar çok büyük sayılarda insanların vefatlarına sebep oldu.

Ve tarihler 2020 yılını gösterdiğinde Allah Zülcelal Hazretleri bir uyarı daha verdi ve tüm dünya yine ayaklandı. Yine uyarılar, karantinalar. Son dakika haberleri, ölüm ve vaka sayıları. Artık takip etmekten insanların psikolojileri bozulmaya başladı. Dünya yine korkudan ne yapacağını şaşırdı.

Tamda biz Müslümanların bu noktada düşünmesi gereken çok ama çok önemli bir konu var. Bizler her felaketin bizim yaşantımızla ne kadar ilgili olduğunu düşünüp tefekkür eder daha sonrada yaptığımız hatalarımıza ve günahlarımıza tövbe ederiz. Etmeliyiz de.

Sağlıkçılar bu salgınların sebeplerini araştırırken biz ilahiyatçılara da manevi sebeplerini araştırmak ve çareler aramak düşer.

Allah kendisini inkâr eden her kavme, inanıp ta amel etmeyen her topluluğa ve haksızlığa göz yuman, yapılan bu haksız ve kötülükleri görmeyen, sadece kınamak ile yetinen insanlara büyük felaketler vermiştir. Onlardan sonra gelen insanlar ibret alsınlar ve ona göre yaşasınlar diye. 

Bakara suresi 214. Ayette Rabbim şöyle ikaz ediyor Müslümanları; “ Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü’minler, “Allah’ın yardımı ne zaman?” diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki, Allah’ın yardımı pek yakındır.”

Allah insanlığa önder olarak gönderdiği peygamberlerini de imtihanlara tabi tutmuştur. Ama biz Müslümanlar biliyoruz ki bu imtihanların sebebi ümmetlerin peygamberlerini örnek almalarını sağlayıp ona göre doğru yolu bulmalarına sebep olmaktı

Allah kimi peygamberleri hastalıkla imtihan etmiştir bir kısmını da bazı sıkıntılarla imtihan etmiştir. 

Eyüp peygamberi hastalık ile,

Yunus peygamberin balık karnında ki sınavı ile,

Yusuf peygamberin kardeşleri tarafından kukuya atılmasıyla 

İbrahim peygamber hem ateşe atılmakla hem de oğlu İsmail peygamberi kurban etmekle imtihan edildi.

Ama biz Müslümanlar nafile ki bu uyarıları hiç dikkate almıyoruz. İnsanlar ibret almak şurada dursun dalga geçer duruma geldiler. Oyuna eğlenceye çevirdiler.

İnsan; maddi ve manevi değeri çok büyük olan varlık.

İnsan; dünya nimetleri emrine verilen.

Allah’ın kulu insan.

Son peygamberin, Allah’ın ‘sevgilim’ dediği Muhammed (s.a.v) ümmeti insan.

Evet insan; cennet ve cehennem onun için yaratıldı.

İnsan; hayvanlar, bitkiler, canlı cansız bütün varlıklar insan için yaratıldı.

Bu karşılıksız verilen nimetlere karşılık nankörlük eden insan olmaktan Allah bizleri muhafaza etsin.

Hak yoldan ayrılmayan, hakkıyla imtihanını veren, her zaman haklının yanında olup hakkı destekleyen, koruyan insanlar olmak umuduyla.

SELAMETTE OLUN SELAMETLE KALIN

SABRİYE  TÜRKMEN KAYA