Hayattan Ders Alma...!









HAYATTAN DERS ALMA....









Bugün küçük bir çocuğun gözlerinin içine bakınca umudu gördüm. Yaprak gibi bir oyana bir buyana savrulmuş olsa da umudu yakalamış, göz pınarlarının içine yerleştirmişti. Daha bir güvenle bakıyordu yarınlara. Küçücük kalbinde kopan fırtınalara inat direniyordu.

Utandım birden kendimden. Zaman zaman isyanlarımız oluyordu. Neden ben, neden biz diye ardı arkası kesilmeyen soruların arkasına sıkıştırdığımız dünyaların güneşini engelliyorduk.

Sevgisizliğimizin çemberinden geçirdiğimiz yüreklerde döndürdüğümüz pervanelerin, acı rüzgârlarını yaydık etrafa. Karamsarlık bulutlarından dökülen isyan yağmurlarıyla bataklığa dönen yüreklerde kaybettik umudu.

Küçücük kalbiyle hayata tutunan bir çocuğun gülüşüyle irkildi ruhum.

Utandım birden; gülmeyi unuttuğumuz için. Gülmeyi, güldürmeyi unuttuk çoğu zaman. Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez ümidi ile yapılan sözde iyiliklerden utandım. Çıkarsız iş yapmayan insanların sahte yüzlerinden utandım.

Sevgi dolu bir çocuğun sımsıkı sarılışı ile ısındı kalbim. Bu zamana kadar selam vermeden yanından geçtiğimiz komşularımıza bir selamı esirger olmamızdan utandım.

Kucaklayamadığımız sevdiklerimizin bir daha sevgilerini hissedemeyecek oluşumuzun ıstırabını daha kaç yıl yaşayabilecektik? Suskunluğumuzun bedeli ile yaşanılan ayrılıkların gözyaşlarında boğulurken, gurur denen acizliğimizin altında nasıl ezilip kaldığımızı düşünüp utandım.

Hadi tut elimden gidelim dediğinde, güven duygusunun hazzını yaşadım.

Bugüne kadar tutmamız için uzanılan elleri geri çevirdiğimizden utandım.

Çamurda gördüğüne, bir tekme de sen atacaksın diye çıkarılan sözüm ona atasözlerimizden utandım.

Bugüne kadar kaç kişinin, biz elinden tutmadığımız için çamur bataklığına düştüğünü düşününce kendi insanlığımdan utandım.

Güneşe doğru bir adım attık birlikte, o güne kadar kalp pencerelerimizin perdesini nasıl sıkı sıkıya kapattığımızı düşünüp utandım.

Her gecenin bir sabahı olacağını yıllarca düşünmeden, her günümüzü gece gibi yaşadığımızı düşünüp utandım.

Umudu yakalamak için bir çocuğun gözlerini bakmanız yeterli. Yeter ki bakarken bu zamana kadar yaptıklarımızdan utanmayı bilelim. Bilelim ki her pişmanlığımız bize, yeni bir güne umutla bakmayı öğretecektir.

Sizi En Sevgiliye emanet ediyorum dostlar.