ÇAĞIN İÇİNDEKİ SON KALE

ÇAĞIN İÇİNDEKİ SON KALE

Bir çağ düşünün…

Hızın merhameti geçtiği, başarının vicdandan daha çok alkışlandığı, insanların birbirine tahammül etmeyi unuttuğu bir çağ.

İşte böyle bir zamanda annelik hâlâ dimdik ayakta duran son kale gibi.

Çünkü anne; sadece büyüten değil, aynı zamanda insan yetiştirendir.

Bir çocuğun diline ilk kelimeyi, kalbine ilk vicdanı, merhameti koyan, ilk güven duygusunu bırakan kişidir anne.

Bugün dünyanın en büyük yorgunluğu yalnızlık ve sevgisizliktir.

İnsanlar artık daha çok konuşuyor ama daha az dinliyor ve hissediyor.

Daha çok bakıyor ama daha az görüyor.

Ve tam da bu yüzden annelik, modern çağın bütün gürültüsüne rağmen hâlâ insanı insan yapan en güçlü hakikat olarak duruyor.

Ama ne yazık ki bugün fedakârlık çok küçümseniyor.

Sabır “geri kalmışlık”, merhamet “zayıflık”, aileye adanmışlık ise değersizlik gibi gösterilmeye çalışılıyor. Oysa bir annenin gecesini gündüzüne katması; kariyer cümlelerinden daha büyük bir başarıdır.

Çünkü bir anne dünyayı değiştirmeye gücü yetmeyebilir,

Ama dünyayı değiştirecek bir insan yetiştirir.

İşte bu yüzden, annelik sadece biyolojik bir bağ değil, bir medeniyet meselesidir.

Bu soğuk çağın betonlaşmış ruhuna rağmen hâlâ sıcak bir yuva kalıyorsa,

hâlâ sofralarda dua eden eller varsa, hâlâ bir çocuk düştüğünde onu kaldıran şefkat eksik olmuyorsa…

Bilin ki o kaleyi anneler (tabii anne olmayı hak eden ) ayakta tutuyordur.


{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }