Büyük Çöküş: Rakamların Deşifre Ettiği Enkaz

Büyük Çöküş: Rakamların Deşifre Ettiği Enkaz

​Özet

​Bu analiz, Türkiye’nin mevcut yönetim sistemini yalnızca teknik bir başarısızlık olarak değil, devlet ile toplum arasındaki "güven sözleşmesinin" kökten sarsılması olarak ele almaktadır. Liyakatsizlik, hakikat krizi, ekonomik mülksüzleştirme ve kontrolsüz demografik dönüşümün; iktidarın toplumsal rıza zeminini nasıl erittiği bütüncül bir perspektifle incelenmektedir. Süreç; İbn-i Haldun’un "Asabiyet" ve "Tavırlar Nazariyesi" ile Nizamülmülk’ün "Adalet Dairesi" kavramları ışığında, anketlerdeki sarsıcı verilerle sentezlenmektedir.

​1. Yapısal Çözülme ve Meşruiyetin Erozyonu

​Türkiye’nin yönetim paradigması, kurumsal devlet yapısından kişiselleştirilmiş bir idareye geçişin dramatik sonuçlarını barındırmaktadır. Max Weber’in rasyonel-yasal devlet modelini tanımlarken vurguladığı "öngörülebilirlik" ve "gayrişahsi kurallar" ilkeleri, yerini sadakat temelli bir patrimonyal yapıya bırakmıştır. Bu radikal dönüşümün en ağır maliyeti ise toplumsal güven kaybı olmuştur.

​İbn-i Haldun’un Mukaddime’de ifade ettiği üzere; bir devleti ayakta tutan asıl güç "Asabiyet" (toplumsal dayanışma ruhu) ve halkın yönetime duyduğu samimi bağlılıktır. Yönetimin meşruiyeti sadece sandıktan gelmez; sunduğu adalet, güvenlik ve refahla beslenir. Bugün yaşanan sistemik kriz, devletin karar alma hızını artırma vaadiyle kurulan yapılanmanın, devleti halkın gözünde "hata yapan ve hesap vermeyen" bir mekanizmaya dönüştürmesiyle sonuçlanmıştır.

​2. Ekonomik İflasın Sosyolojisi: Mülksüzleştirme ve Veri Krizi

​Siyasal tercihlerdeki değişimin en dinamik çarpanı mutfaktır. Ancak Türkiye’deki tablo, geçici bir daralmanın ötesinde, toplumsal yapıyı sarsan bir "mülksüzleştirme" sürecidir.

​Hakikat Krizi: Kamu yönetimindeki çözülmenin en somut göstergesi, devletin veri üretme kapasitesine duyulan güvendir. 2025-2026 dönemi araştırmaları, toplumun %70'inden fazlasının resmi enflasyon verilerine (TÜİK) itimat etmediğini göstermektedir. Bu, İmam-ı Gazali’nin toplumsal düzenin ruhu olarak atfettiği "Sıdk" (doğruluk) ilkesinin kamu eliyle iflasıdır.

​Orta Sınıfın Tasfiyesi: Dünya Sefalet Endeksi’nde (Misery Index) zirveyi zorlayan Türkiye'de, emeğin alım gücü sistematik olarak erimiştir. Bir zamanlar mülk sahibi olma hayali kuran geniş kitleler, bugün barınma ve gıda gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelerek "proleterleşmiş", bu da seçmen sadakatini kökten sarsmıştır.

​3. Post-Truth Siyasetin Sınırları ve Dijital Yankı

​İktidarın devasa medya aygıtı, dijital çağın şeffaflığı karşısında artık rıza oluşturma işlevini yitirmiştir. Vatandaşlar, resmi anlatı ile sokağın gerçekliği arasındaki çelişkiyi sosyal ağlar üzerinden teyit etmektedir. Bilginin demokratikleşmesi, anketlerdeki "ikna direnci yüksek" seçmen grubunun büyümesine doğrudan katkı sağlamaktadır.

​4. Cezasızlık Sarmalı ve Adalet Krizi

​Toplumun adalet duygusu, devleti ayakta tutan en ince ama en güçlü bağdır. Nizamülmülk’ün Siyasetname’de vurguladığı "Küfür ile devlet payidar olur ama zulüm ile olmaz" ilkesi, bugün en ağır darbeyi almaktadır.

​Adalet Dairesi (Daire-i Adliye) ilkesine göre; ordu (güvenlik) için servet, servet için halk (reaya), halkın refahı için adalet ve adalet için devlet gereklidir. Bu döngüden bir halkanın kopması sistemi çökertir. Bugün yargının siyasi bir "cezalandırma aygıtına" dönüşmesi ve yolsuzlukların cezasız kalması, bu döngüyü akamete uğratmıştır. Hukukun üstünlüğü endekslerindeki (WJP) sert düşüş, ekonomik istikrarsızlığın da temel sebebidir; zira adaletin olmadığı yerde mülkiyet güvenliği, mülkiyet güvenliğinin olmadığı yerde yatırım olmaz.

​5. Demografik Kriz ve Nesiller Arası Kopuş

​Kontrolsüz göç yönetimi, yerli nüfusta derin bir "kendi vatanında yabancılaşma" hissi uyandırmıştır. Farabi’nin Erdemli Şehir kuramında vurguladığı üzere; bireyler liyakatlerine göre konumlandırılmadığında toplumsal harmoni bozulur. Bugün "Z Kuşağı", mevcut ideolojik söylemi gelecekleri önünde bir set olarak görmekte; bu durum iktidar ile gençler arasında ontolojik bir kopuşu tetiklemektedir.

​6. Eğitim ve Gelecek Sermayesinin İflası

​Eğitim sistemi, nitelikli bir gelecek vaadinden ziyade "genç işsizliğini öteleme" mekanizmasına dönüşmüştür. Liyakatin yerini sadakatin aldığı üniversiteler, artık statü atlama imkânı sunmamaktadır. En iyi yetişmiş beyinlerin geleceklerini sınır ötesinde araması, Türkiye için "beşeri sermayenin" tasfiyesidir.

​7. Yerel Yönetimler ve "Alternatif Yol" İnancı

​Anketlerdeki değişimlerin bir sebebi de muhalefetin yerel yönetimlerde sunduğu hizmet modelidir. İktidarın "biz gidersek kaos çıkar" argümanı, büyükşehir belediyelerinin sosyal belediyecilik uygulamalarıyla boşa çıkmıştır. Seçmen nezdinde "yönetim değişirse yardımlar kesilmez, aksine daha adil dağıtılır" inancı güç kazanmıştır.

​8. Siyasal Sonuç: Anketlerdeki "Büyük Sessizlik"

​Tüm bu tablo, sosyolojik araştırmalara bir "vazgeçiş" olarak yansımaktadır. İbn-i Haldun’un "Tavırlar Nazariyesi"nde belirttiği devletin son safhası olan doğal çözülme süreci yaşanmaktadır.

​Eriyen Kemik Seçmen: İdeolojik destek, çocukların geleceği tehlikeye girdiğinde rasyonel tercihlere evrilmektedir.

​Sessiz Çoğunluk: Anketlerde %20’leri aşan kararsızlar ve "cevap vermeyenler", mevcut sisteme duyulan derin güven bunalımının matematiksel ifadesidir. Bu kitle, kopuşunu gerçekleştirmiş ancak yeni limanını henüz netleştirmemiş bir "bekleme odasıdır".

​9. Sonuç: Kapsamlı Bir Yeniden İnşa İhtiyacı

​Türkiye’nin bugün yaşadığı kriz; devletin varlık sebebinin erozyona uğradığı sistematik bir çözülme sürecidir. Halkın mutfağından eksilen ekmek, okulundan çalınan nitelik ve mahkemesinden çalınan adalet ancak bütüncül bir restorasyonla geri kazanılabilir. Rakamların deşifre ettiği bu siyasal çözülme, toplumun "kuralların egemenliğini" yeniden oluşturmak için verdiği bir sinyaldir. Türkiye; aklın, liyakatin ve hukukun her kademede yeniden tesis edildiği bir dönemi başlatmak mecburiyetindedir.

​FATMA YILDIZ

​Kaynakça

​Acemoğlu, D. & Robinson, J. (2012). Why Nations Fail.

​İbn-i Haldun. Mukaddime.

​Nizamülmülk. Siyasetname.

​Farabi. el-Medinetü'l-Fazıla.

​Konda, Metropoll, Panoramatr (2020-2026). Siyasal Eğilimler Raporları.

​World Justice Project (WJP). (2025). Rule of Law Index.

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }