BOP: Nil’den Fırat’a Çizilen Kanlı Harita
Giriş: İhtişamlı Söylemlerden Miras Kalan Harabe
Temeli bin yıllık bir geçmişe dayanan Orta Doğu İslam coğrafyası, son çeyrek asırda "demokrasi", "hürriyet" ve "modernleşme" gibi ihtişamlı söylemlerle kamufle edilen Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile tarihinin en ağır imtihanlarından birini vermektedir. Bu proje, Müslüman toplumların kendi istikbalini tayin etme iradesini siyasi bir aldatmacaya mahkûm ederken; Türkiye gibi bir cihan devletini, kendi tarihi çizgisinden çıkarıp sömürgeci kuşatmanın cenderesinde feda edilebilir bir figüran haline getirmeyi gaye edinen sistemli bir tasfiye planı oluşturmaktadır. Milli egemenliğin, sömürgeci bir kuşatmanın aparatına dönüştürülmesi yönündeki bu teslimiyetçi tutum, tarihin canlı tanıklığında, vicdanları sızlatan ibretlik ve karanlık bir utanç vesikasıdır. Bugün bu yaldızlı yalanlardan geriye kalan; İslam'ın sancaktarı olan şehirlerin maruz kaldığı bu sinsi taarruz ve ödenen ağır bedellere mukabil, teslim alınamayan bir coğrafyanın tarihi mukavemetidir.
I. Kuşatmanın Kökleri ve Planlı Yıkımın Yapısı
BOP’un temelleri, 11 Eylül saldırılarıyla bizzat kurgulanan o kirli kumpasın üzerine inşa edilmiştir. Bu saldırılar, İslam dünyasının üzerine çökmek isteyen sömürgeci mahfillerin bizzat hazırladığı bir basamak ve müdahale için uydurulmuş bir bahanedir. Hazırladıkları bu senaryoyu kendilerine dayanak yapanlar, masum bir yenilenme maskesi takarak doğrudan bir imha hareketi başlatmışlardır. Bu planın ekonomik temelini; Hazar’dan Basra’ya kadar uzanan enerji hatları ve Orta Doğu’nun yeraltı hazineleri üzerindeki mutlak hakimiyet arzusu teşkil etmektedir. Ancak bu sömürü hırsı, sadece kaynaklara el koymakla yetinmemekte; bu kaynakları ebediyen kontrol altında tutabilmek için bölgeyi savunmasız bırakacak bir harita değişimini de esas almaktadır. Batı’nın kendi güvenliğini bölge halklarının parçalanması pahasına garanti altına alma arzusu, bu kanlı sürecin asıl hazırlayıcısı ve muharrik unsuru olmaktadır.
"22 ülkenin sınırları değişecek" şeklindeki o küstah beyanat; sadece bir kağıt üzerinde haritanın değişmesi değil, bin yıllık bir medeniyet birliğini ve coğrafyamızın kardeşlik hukukunu etnik fitne zehriyle kökünden koparmayı hedefleyen bir parçalama ve yok etme hamlesidir. Ralph Peters gibi isimlerin çizimlerinde somutlaşan bu yeni sınırlar, bölgeyi yönetilebilir küçük parçalara ayırarak coğrafyayı sahipsiz bırakmayı, toplumları kimliksizleştirmeyi ve tüm zenginliklerimizi sömürgeci yağma düzenine kurban etmeyi amaçlayan bir yıkım projesi oluşturmaktadır.
II. Stratejik Perdeleme ve Eş Başkanlık Aldatmacası
Bu yıkım projesinin en tehlikeli aşaması, küresel güçlerin bölge halklarına sunduğu sahte vaatler ve "model ülke" söylemleriyle başlatılmıştır. Bölgeyi parçalamayı hedefleyen bu sömürgeci zihniyet, asıl niyetini gizlemek amacıyla Türkiye gibi tarihsel ağırlığı olan bir devlete "Eş Başkanlık" adı altında geçici ve oyalayıcı sahte sıfatlar yüklemiştir. Bu sıfatlar, bölgenin kadim mirasını savunmak yerine, coğrafyayı sömürgeci yağma düzenine hazır hale getirecek bir figüranlık vazifesine soyunmaktadır. Dönemin gazete manşetlerine yansıyan "Büyük Ortadoğu’ya Evet" ve "BOP içinde ABD ile birlikte hareket ediyoruz" şeklindeki beyanatlar; bin yıllık kardeşlik hukukunu temelinden sarsacak bu karanlık senaryonun nasıl bir siyasi meşruiyet zeminiyle takdim edildiğinin en acı vesikalarıdır. Kendilerine biçilen bu suni ve bağımlı rolü bir kazanım zannedenler; aslında coğrafyayı sahipsiz bırakacak bir teslimiyet projesinin parçası haline getirilmek istenmişlerdir.
"Model ülke" söylemiyle ortaya konan bu büyük yanıltma; toplumları kendi öz değerlerinden kopararak Batı’nın sömürgeci çıkarlarına uygun bir düzene dönüştürme gayesi gütmektedir. Bu süreçte bölge halklarının zihni bulanıklaştırılmış, gerçek düşman maskelenmiş ve kardeş kavgası çıkaracak fitne tohumları bizzat bu kirli emellerle serpilmiştir. Sömürgeci güçlerin bu sahte iltifatları, haritayı kanla değiştirmeden evvel uyguladıkları bir uyuşturma hamlesinden başka bir anlam taşımamaktadır.
III. Coğrafyanın Parçalanışı ve Etnik Fitne Kıskacı
Sömürgeci odaklarca tasarlanan etnik ve mezhepsel fitne tohumları, bu büyük yıkım projesinin en kanlı ve sinsi aşamasını teşkil etmektedir. Yüzyıllardır aynı kaderi paylaşan ve ortak bir medeniyet havzasında birleşen toplumlar; küresel güç merkezlerinin kendi çıkarları doğrultusunda geliştirdiği suni ayrılıklarla karşı karşıya bırakılmıştır. Bölgenin kadim mirasını ve bin yıllık kardeşlik bağlarını hedef alan bu fitne hareketi, coğrafyayı yönetilebilir küçük parçalara ayırma gayesini gütmektedir.
Sömürgeci yağma düzeninin devamlılığını sağlamak adına ortaya konan parçalama hamleleri; halkları kendi öz değerlerinden kopararak bu odakların çıkarlarına uygun bir düzene hapsetme stratejisi teşkil etmektedir. Bu süreçte, sadece siyasi sınırların çizilmesi değil, halkı birbirine kırdırarak köklü birliği ve beraberliği temelinden sarsacak bir nifak ortamı hedeflenmiştir. Toplumlar, bitmek bilmeyen iç çatışmaların ve kardeş kavgasının esiri haline getirilmek istenmiştir. Bu sinsi planın neticesinde her geçen gün derinleşen kanlı tablo; sadece siyasi bir harita değişimi değil, coğrafyamızın ruhunu ve birliğini yok etmeye yönelik sistemli bir imha harekâtı oluşturmaktadır.
IV. Zihinsel İşgal ve Medeniyet Şuuruyla Diriliş
Sömürgeci zihniyetçe tasarlanan bu yıkım projesinin en önemli aşamasını, coğrafya üzerindeki fiziki işgalden ziyade, toplumların iradesini hedef alan zihinsel işgal hamleleri teşkil etmektedir. Toplumları kendi öz değerlerinden kopararak Batı’nın sömürgeci çıkarlarına uygun bir düzene mahkûm etmek; ancak zihinlere vurulan görünmez zincirlerle mümkün hale getirilmektedir. Kendi medeniyetinden ve bin yıllık köklü mirasından şüphe duyan bir anlayışın hakim kılınması, coğrafyamızı sahipsiz bırakacak en büyük tehlikeyi oluşturmaktadır.
Zihinsel işgalin ördüğü bu suni duvarları yıkmak; her türlü etnik ve mezhepsel fitneyi reddeden bir uyanışı ortaya koymakla mümkündür.
V. Toplumsal Dokunun Sarsılışı ve Demografik Kuşatmanın Tasfiyesi
Coğrafyamızın uzun bir süredir maruz bırakıldığı kontrolsüz göç fırtınası; sömürgeci odakların bu büyük yıkım projesinde en tehlikeli ve nihai aşama olarak tertiplediği sosyolojik sabotaj ayağını teşkil etmektedir. Farklı coğrafyalardan akın akın gelen milyonlarca sığınmacının oluşturduğu birikim, sadece insani bir trajedi değil; toplumsal dokumuzu içeriden zayıflatan, iç barışı tehdit eden ve gelecek için çizilmek istenen yeni haritalara zemin hazırlayan planlı bir yıkım stratejisi oluşturmaktadır.
Toplumları birbirine kırdırarak birliğimizi hedef alan bu kontrolsüz yer değiştirme süreci; bölgenin demografik yapısını değiştirerek toplumsal direnci kırmayı hedefleyen bir nüfus silahı olarak tertip edilmiştir. Şer güçlerin tezgahladığı bu karanlık senaryolara ve demografik işgal hamlelerine karşı en güçlü duruş; her türlü fitneye karşı İslam'ın kardeşlik hukukuna tavizsiz bir bağlılık sergilemek ve bu mukaddes bağı her türlü ayrıştırıcı dilin üzerinde tutarak öz değerlerimize sahip çıkmaktır.
Sonuç: İslam Birliği ve Toplumsal İrade
Beş bölümde deşifre ettiğimiz bu kuşatma, sadece topraklarımızı değil; bin yıllık ortak yaşama hukukumuz ve toplumsal dokumuzu hedef almaktadır. Sömürgeci odaklar, halkı birbirine düşürerek direncimizi kırmayı ve geleceğimizi kendi sömürü düzenlerine mahkûm etmeyi gaye edinmektedir.
Bu kuşatmayı dağıtacak yegâne güç, İslam Birliği’dir. Şer güçlerin kurguladığı her türlü fitneye karşı en güçlü duruş; etnik veya mezhepsel ayrışmaları reddeden, tam bağımsızlığı esas alan D-8’dir. Coğrafyamızın üzerindeki bu puslu havayı dağıtmak; Müslüman ülkelerin bu çatı altında bir araya gelerek yeni bir dünyayı inşa etmeleriyle ancak mümkündür.
AHMET KACIR
Kaynakça
Buluç, Sadi. Büyük Ortadoğu Projesi ve Türkiye, ASAM Yayınları, 2004.
Engdahl, F. William. A Century of War: Anglo-American Oil Politics, 2004.
Fuller, Graham E. The New Turkish Republic: Turkey as a Pivotal State in the Muslim World, 2008.
Pamukoğlu, Osman. Strateji, İnkılâp Kitabevi, 2008.
Peters, Ralph. "Blood Borders: How a better Middle East would look", Armed Forces Journal, 2006.
Rice, Condoleezza. "Transforming the Middle East", Washington Post, 2003.
Arşiv Kayıtları: Hürriyet, Milliyet ve Sabah Gazeteleri Arşivi (2003-2005 Dönemi).