AİLE VE EVLİLİKTE ROL KARMAŞASI’ NIN YIKICI ETKİLERİ NASIL DÜZELTİLİR ?

AİLE VE EVLİLİKTE ROL KARMAŞASI’ NIN YIKICI ETKİLERİ NASIL DÜZELTİLİR ?

 Aşk, sevgi namına bütün duygular bitmiş. Görseniz birbirlerine o kadar önem ve değer veriyorlar ki! Ama çiftlerin birbirleri ile ilgili tanımları hep çocuğumun annesi/babası, en iyi arkadaşım, dostum sıfatları üzerine kurulu. Eşinizle arkadaş da olmak istemeniz elbette önemli ama en sevdiğiniz dostunuzla evlenmeye kalkmanız saçma olmaz mı?

Hayatta birçok rolümüz var. Hepimiz birilerinin evladı, kardeşi, ablası, abisi, annesi, babasıyız. Çocuğumuza ebeveyn kimliğiyle davranıyoruz, iş yerinde başka roldeyiz… Marketten alışveriş yaparken müşteri kılıfımız üzerimizde. Kardeşimize karşı sorumluluklarımız çocuğumuza duyduğumuzdan farklı.

Gelin veya damadı oluyoruz yabancı bir ailenin… Onlarla hukukumuz kendi ailemizdekinden farklı. İş evliliğe gelince, “Eşin için hangi sıfatları ifade etmek istiyorsun?” sorusunun yanıtı genelde birden fazla oluyor. Yakında evlenecek bir kadın danışanım bu soruya şöyle yanıt verdi; “Yeri geldiğinde eşi, yeri geldiğinde arkadaşı, annesi, kardeşi olmak istiyorum. İşte başı sıkıştığında bana danışsın, hasta olduğunda ona ben bakayım. İçip dağıtmak istediğinde arayacağı kişi ben olayım.

Ben eşimin ‘her şeyi’ olmak istiyorum.”   İyi, teoride süper, ama ya pratikte mümkün mü? Siz eşinize kızdığınızda, birlikte oturup onu çekiştireceğiniz kız arkadaşlarınızın yerine eşinizi koyabilmeniz mümkün mü?  Patronunuza sinir olduğunuzda, aynı dertten muzdarip mesai arkadaşınızla oturup söylenmenin keyfini, konuyu hiç bilmeyen eşiniz verebilir mi? Ya annesine kızdığınızda? Öfkenizi kustuğunuz, kasıtsız, sadece içinizi boşaltmak için en sert kelimelerle kayınvalidenizi çekiştireceğiniz kişi, eşiniz mi olmalı? Evliliklerde arkadaşlık elbette çok önemli ama en sevdiğimiz dostumuzla evlenmeye kalkmıyoruz öyle değil mi?

 

Çünkü çiftler kurdukları evlilik bağı ile birlikte karşı birey için eş rolünü de kabul etmiş olurlar.  Aile içerisinde eş rolü her iki tarafça kabullenilmiş olmakla birlikte, toplumun eşlere yüklediği başka roller de bulunmaktadır. Bu roller, bireylerin etkileşim içinde bulundukları çevreden, eğitim düzeylerinden, her iki eşin de çalışmasından ve gelir durumundan etkilenmektedir. Toplumsal cinsiyet algısının baskın olduğu ailede rol paylaşımının istenilen düzeyde gerçekleşmemesi eşlerin bu konuda tatminsizlik yaşamasına ve buna bağlı sorunlar yaşamalarına neden olmaktadır.

Elbette temelinde her şeyi paylaşmak istediğiniz insanla bir ömür paylaşmak güzel. İşinizde problem yaşadığınızda eşinizden fikir almak, evlilikten beklentilerinizi oturup tadıyla eşinizle paylaşmak güzel. Ama, dengeyi bozup tadını kaçırmamak lazım.

Neden eşinizin annesi olasınız ki! Onun zaten bir annesi var. Bir anneyle yaşamak isteseydi zaten annesiyle yaşamaya devam ederdi. Tamam, arkadaş da olun eşinizle, ama sizinle arkadaş kalmak isteseydi bir evlilik cüzdanına gerek kalmazdı zaten.

Bütün bu rollerin evlilikte yeri var, yok değil. Ama öncelikleri karıştırmamak gerek. Siz evlilik içerisinde en önce ‘eş’ siniz. Eşinizin her şeyi olmanız gerekmiyor ama illaki eşi olmanız gerekiyor. Sizi öncelikle kadın ya da erkek kimliğiyle görmesi gerekiyor. Sizin bir mahreminiz var, özel hayatınız var. Diğer tamamlayıcı kimlikler, eş kimliğinin önüne çıktığı zaman arzu, heyecan ve tutku gibi kavramlar gölgede kalıyor, zaman içinde de unutulup gidiyor.

“Eşimi çok seviyorum. O benim en iyi dostum. Ama artık onu eşim gibi sevmiyorum” cümleleri, öyle çok çıkıyor ki karşıma. Bunun içinde erken yaşta evlenmenin, birlikte büyüyüp farklı gelişmenin payı olduğu kadar, eşinin tüm hayatını işgal etmenin de payı var.

Eşinizin her şeyi olmaktansa, hayatında en sevdiği, en çok istediği olmak, daha doğru gelmiyor mu kulağa? Bırakın onun arkadaşları olsun, annesi, babası ve kardeşleri olsun.

Birlikte içip dertleştiği insanlar olsun. Ama eve döndüğünde sarılmak istediği, birlikte gülüp eğlenmek istediği insan siz olun. Eşinizin her şeyi siz olmayın ama her şeyi paylaşmayı arzuladığı insan Siz olun.

Evli çiftler unutmayın, önce ‘eş’ siniz. Eğer kendi kimliklerinizi başrolde, tamamlayıcı kimliklerinizi ise figüran olarak oynarsanız, keyifli bir ilişki yaşayabilirsiniz.

Aile içi İlişkilerde Rol Karmaşası Nedir ?

Yukarıda da bahsettiğim gibi çiftler kurdukları evlilik bağı ile birlikte karşı birey için eş rolünü de kabul etmiş sayılırlar. Ancak bu rollerin hangi sorumluluklara sahip olduğu çiftlerin gördüğü aile modellerine ve yaşam kültürüne göre değişkenlik göstermektedir. Rol karmaşası olarak kast edilen durum erkek ya da kadın rolünün, mevcut ilişki ve evlilikte madde madde hangi görevleri yapması gerektiğini tanımlamak değildir. Eşlerin görev tanımları, bir iş yerindeki görev tanımlarından daha önemlidir çünkü toplumun en küçük yapıtaşı ailedir.

Sık görülen problemlerin başında; evli bireylerin anne ya da babalarının evlenmiş olan çocuğunun erişkin bir birey olduğu gerçeğini göz ardı ederek, kişinin ve eşinin halen bir çocuk olduğu düşüncesi ile davranmaya devam etmeleri, sonucunda da çocuğu ile evlenen bireyin de bu rolü kabul etmesini beklemeleri söylenebilir.

Bir diğer rol karmaşası da; annelerin erkek çocuklarına ya da babaların kız çocuklarına (doğum sonrasında) yoğun sevgi adı altında neredeyse eş rolüne yükseltecek kadar yakın ve imtiyazlı davranır halleridir. Bu durum çocuğun psikolojik ve ruhsal gelişimi açısından da istenmeyen bir durumdur. Ayrıca büyükanne ve büyükbabaların torunlarının, babası ya da annesi değil nine ya da dedesi olduğu gerçeği de unutulmamalıdır. Ayrıca kendi ismini koydukları torunlarına karşı aşırı koruyucu kollayıcı ve kural tanımaz bir biçimde müsamahalı davranmaları da büyük bir sorun teşkil etmektedir.

Aile içindeki gereken doğru rol tanımlaması örnek olarak aşağıdaki gibidir:

Anne: Çocuğa karşı ilgi ve sevgide babaya göre bir adım daha yakın, evin gereken düzeninden birinci derece de sorumlu vb… kişi

Baba: Kural koyucu, yönetici, güven verici vb… kişi

Çocuk: Yaşına uygun temel sorumluluklarını yerine getirmesi beklenen aile bireyi

Ancak kişiler birbirlerinin rollerine bürünmemelidirler. Anne baba rolüne, Baba anne rolüne, anne baba çocuk için arkadaş rolüne veya çocuk anne baba rolüne girmemelidir.

Eğer bu konularda ailenizde veya evliliğinizde yaşadığınız herhangi bir sıkıntı var ise, lütfen profesyonel bir destek alınız. Aile-Evlilik-Çift ilişkilerinizde yaşadığınız sorunların çözümü için bilgi, seans veya randevu almak için telefonla 0532 158 35 55 bana ulaşabilirsiniz.

Sınır ihlali yapan insanlar yüzünden, sinirlerimiz zıplıyor. Yeter artık! Beraberce bir çözüm üretmemiz lazım.