Türkiye ekonomisinin önündeki dış borç takvimi netleşti. Merkez Bankası verilerine göre, önümüzdeki 1 yıl içinde çevrilmesi gereken dış borç tutarı tam 224 milyar dolar olarak hesaplandı.
Piyasaların merakla beklediği kritik veri açıklandı, hesaplar yeniden masaya yatırıldı. Döviz kurlarının hareketli olduğu şu günlerde, Türkiye’nin dış finansman ihtiyacının fotoğrafı da netleşti.
Piyasaların merakla beklediği kritik veri açıklandı, hesaplar yeniden masaya yatırıldı. Döviz kurlarının hareketli olduğu şu günlerde, Türkiye’nin dış finansman ihtiyacının fotoğrafı da netleşti. Kasım ayı verileri, kısa vadeli stokta sınırlı bir düşüşe işaret etse de, kapıdaki ödeme takvimi hala yüklü ve dikkat çekici seviyelerde.
ÖDEMELER KAPIYA DAYANDI
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan Kasım 2025 verileri, borç stokunun yapısındaki değişimi gözler önüne serdi. Kısa vadeli dış borç stoku, bir önceki aya göre yüzde 1,3 eriyerek 163,7 milyar dolara geriledi.
Ancak asıl can alıcı nokta "kalan vade" hesabında ortaya çıktı. Orijinal vadesine bakılmaksızın, vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç stoku 224 milyar dolar olarak kaydedildi. Bu rakam, ekonominin önümüzdeki 12 ay içinde bulması veya çevirmesi gereken kaynağın büyüklüğünü gösteriyor.
MERKEZ'İN YÜKÜ HAFİFLEDİ
Verilerin detaylarına inildiğinde, Merkez Bankası'nın omuzlarındaki yükün bir nebze hafiflediği görüldü. Merkez'in yükümlülükleri yüzde 8,7 gibi ciddi bir oranla azalarak 25,2 milyar dolara düştü.
Bankacılık cephesinde ise ibre yukarıyı gösterdi. Bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç yüzde 0,4 artışla 73,8 milyar dolar seviyesine çıktı. Yurt içi bankaların yurt dışından kullandıkları kredilerde de hareketlilik hakimdi; bu kalem Kasım ayında yüzde 1,7 artarak 8,2 milyar dolara ulaştı. Yurt dışı yerleşiklerin Türk bankalarındaki mevduatı ise eridi ve yüzde 2,3 düşüşle 18,9 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.
DOLAR HAKİMİYETİ
Ödenecek borcun hangi para cinsinden olduğu da en az tutarı kadar önemli. Borç kompozisyonuna bakıldığında doların ağırlığı dikkat çekti. Stokun yüzde 34,2'si dolar, yüzde 27,2'si avro cinsinden oluşurken, Türk Lirası'nın payı yüzde 24 olarak belirlendi.
Kalan vadeye göre yapılan hesaplamada ise sektörlerin yükümlülükleri ayrıştı. Bankalar ve diğer sektörlerin kredi ve tahvil yükümlülükleri 67,5 milyar dolara yaklaşırken, Merkez Bankası ve Genel Yönetim'in yükümlülüklerinin 31,7 milyar dolara gerilediği vurgulandı.
Kaynak: Milli Gazete Haber Merkezi