Yalçın CAN, YENİ TÜRKİYE YENİ TOPLUM

 Genç polis, bekçi, savcı ve hakimler dünyaya hangi pencereden bakmaktadırlar?

YAZARLAR 03.06.2021, 23:07
Yalçın CAN, YENİ TÜRKİYE YENİ TOPLUM

Siyasi tarihimizde benzerini yaşamadığımız adeta siyasetin ‘’tehdit’’ seviyesine düştüğü şu günlerde geleceğe dair amatör bir beyin fırtınası yapmakla başlayalım yazımıza. Gayemiz bu karanlıktan bir çıkış kapısı bulmaksa her yöntemi denemek zorundayız.

Türkiye’de seçimler sonrası görevini hakkıyla yapan bir iktidar geldiğini farz edelim. Yeni hükümet; adaletten ekonomiye, gelir dağılımından kurumların özerkliğine kadar her sorunu çözmeye başlamış olsun.

Son yıllarda (özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası) bürokratik kadroların iktidar ve küçük ortağı tarafından liyakat kaygısı güdülmeden yandaşlarla doldurulduğunu görmek bizleri bazı sorular sormaya mecbur ediyor. Söz konusu kadroların yeni rejime adaptasyon güçlüğü çekeceğini düşünüp kaygılanmamak mümkün değil.

Bu durum yeni iktidarın manevra kabiliyetini sekteye uğratır mı?

Yeni yönetimin yapacağı toparlanma hızını bu deneyimsiz kadrolar ne derece etkiler?

 Genç polis, bekçi, savcı ve hakimler dünyaya hangi pencereden bakmaktadırlar?

Alelacele geçirildikleri eğitimlerde hangi hassasiyetlere önem verilmiştir?

 Yazımızda işlemek istediğimiz ilk konu bu kadroların psikolojik zihin yapısı ve takıntıları olacak. Herkes bize düşman, bizi bölmek istiyorlar, dinimiz tehdit altında, dış güçler, hedef Türkiye ve etnik/bölgesel ayrımcı düşünceler gibi vesaire söylemlere sıkışmış sağlıklı düşünme kabiliyetini bir derece kaybetmiş kadrolardan bahsediyorum. Dillerine pelesenk ettikleri bu vehimlere kendilerinin de inandığı bir muamma. Bu korkular aslında ‘’ilkel beyin’’e ( Sürüngen beyni) hitap eden kavramlar. İktidarın iktidarını devam ettirmek için sistemli bir şekilde kullandığı bildik bir metot.

Söz konusu kadrolar yeni yönetim için ayak bağı mı oluşturur? Yoksa yeni iktidarın toparlanma sürecine olumlu katkısı mı olur?

Klasik; düşman yarat, korku iklimi oluştur, safları sıklaştır ve oyları topla mantığı popülist otoriter rejimlerin vazgeçemediği bir oyun. Bu oyun sadece kitleleri kolay yönlendirilen sürüler haline getirmiyor, sağlıklı toplumsal kararlar almamıza da engel oluyor. Bu tür kaygıları her vatandaş ya da bürokrat/memur taşıyabilir ancak belli bir denge kabilinde olduğu sürece. Kantarın topuzu biraz kaçtığında bunun adı paranoya hastalığı sınırları içine girecektir. Psikiyatristler psikiyatrik hastalık sürecinde alınan kararların yerinde kararlar olmayacağını, bireyin menfaatini güdemeyeceğini belirtirler.

Yakın tarihlerde de vehimler içinde kıvranan kitlelerin sağlıklı toplumsal kararlar alamadığı örneğine çokça rastlarız. İkinci Dünya Savaşı, insanlığın edindiği en büyük tecrübedir ve yetmiş beş yıldır anlaşılmayı beklemektedir. Hastalıklı liderlerin sebep olduğu kıyım, zihinlere kazınması ve derin dersler çıkarılması gereken bir milattır. İkinci dünya savaşına girmemiş olmamız bu tecrübeleri edinmemize engel oluşturmaz.

Dönelim vehim ve kaygı bozukluğu taşıyan kadroların gelecekte nasıl rehabilite edileceği konusuna. Bürokrasi, yeni başkanlık sistemi sonrası kısaca sorumluluk var ama yetki belirsiz şeklinde açıklanabilir. Zaten kadrolar üstündeki psikolojik baskı yüksek seviyede. Kişisel görüşüm bu kadrolar zaten bu yorucu ve yıpratıcı duygu durumundan bir an önce kurtulmak istemektedirler. Kadroların rehabilitasyonunda iktidarın dış dünyaya bakış açısı ve söylemleri iyileştirici etki yapması muhtemeldir. Cesaret ve güven veren mesajlar korku odalarında sıkışıp kalmış tüm vatandaşlara ve bürokratlara rahat bir nefes aldıracaktır. Devlet büyüklerinin mantık ve aklı önceleyen söylemleri kişisel/toplumsal özgüvenin dolayısıyla verimliliğin artmasına katkı sağlayacaktır.

En üstten en alt kademesine kadar devlet memurunun zihin yapısı, konumunu koruyup üst makamlara terfi etme üzerine kurulu olduğu için yeni duruşa adapte olmaları zaman almayacaktır. Hele adalet temelli ve liyakat esaslı bir sistem kurulduğunda verimlilik ve sistemle gönül bağı kuvvetlenecektir. Dirençli kişilikler sistemli bir eğitimle istenilen iyilik haline kavuşturulabilir.

İkinci ana başlığımız değişen kamusal alan, asıl tehlike burada bizleri beklemekte. Dijital dönüşüm, iklim krizi, çevre sorunları, yapay zeka, küresel ısınma, sağlık harcamaları, eğitimde fırsat eşitsizliği, popülist liderler, otoriter rejimler, kaynayan kazan Ortadoğu ve son olarak Covit-19 Salgını. Bu sorunların çözümünü sadece geleneksel devletten beklemek hayal ve romantizmden öte bir şey değildir. Bu devasa sorunlar kapsayıcı barışçıl bir devlet yönetimi, sivil toplum kuruluşlarının güçlendirilmesi/yetkilendirilmesi ve tüm toplum katmanlarının çözüme katkı sağlaması ile mümkün olacak.

 Yeni kamusal alan hakkında detaylı bilgi için Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sayın Burak Dalgın’ın Yeni Kamusallık* isimli makalesi ufuk açıcı mesajlar içermekte. Makalede karşımıza bu yeni dönemde karmaşık sorunların çözümünden bahsetmekte yazarımız:

‘’ Yeni Kamusallık hepimizi kapsayan bir kubbe ise, dört sütun üzerinde yükselmeli:

 (i) yeni bir toplumsal mukavele (sosyal kontrat),

 (ii) fırsat eşitliği ve toplumsal seferberlik,

 (iii) yeni medya ve demokratik katılım,

 (iv) sağlıklı bir çevre.

Üstelik, bu yapıyı tüm paydaşları kapsayan sağlam bir zemin taşımalı. Zira yük, devlet veya özel sektör gibi tek bir aktörün taşıyabileceğinden çok daha ağır.’’

 Günümüz Türkiye’si adeta bir korku tünelinden geçiş dönemidir, uzun süre toplumun taşınabileceği bir yük değildir ve kısa sürecektir. Yeni durum için çalışmalar yapmak, hazırlıksız yakalanmamak gerek. Yeni Türkiye’nin yükselişine omuz vermek istiyorsak donanımlı, bilgiye aç, her daim kendini yenileyen, merhametli, ve fikirlere müsamahalı bireyler olmaya şimdiden başlayalım.

Bir an önce dersimize çalışmaya hep birlikte başlasak iyi olur çünkü yapacak çok işimiz var. Zira bu ülke kolayca pes edecek ve teslim olacak bir devşirme yığınlar topluluğu olmadı ve olmayacaktır.

Yorumlar (1)
NAZİF ÜLKÜDEN 2 hafta önce
Tebrikler. Samimi bir duruş sergileyen uluslararası ehliyet en önemlisi ulusal ehliyet sahibi kişi ve kişiler tarafından kurtulmak mümkün.
22
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 17 Haziran 2021
İmsak 03:24
Güneş 05:24
Öğle 13:10
İkindi 17:10
Akşam 20:46
Yatsı 22:37
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü