Tuğçe Kalaycı: FİLM YENİ BAŞLIYOR II

1988 yılında tıp fakültesine girdim ve 1994 yılında mezun oldum.

YAZARLAR 22.10.2021, 21:25
Tuğçe Kalaycı: FİLM YENİ BAŞLIYOR II

Dr. T. Kalaycı: Merhabalar İlker hocam. Geçen hafta ki söyleşimizde COVID 19’a bakış açınızı konuşmuştuk. Bizler sizin çalışmalarınızı ve başarılarınızı çok iyi biliyoruz. Ancak okurlarımızdan gelen talep üzerine sizi kendi ağzınızdan kendi cümlelerinizle tanıyabilir miyiz? Kimdir Prof. Dr. Mahmut İlker Yılmaz?

Prof. Dr.M.İlker Yılmaz: 1988 yılında tıp fakültesine girdim ve 1994 yılında mezun oldum. Mezuniyetimden sonra gerçekten çok memnuniyetle yaptığım o ilk adımı attım ve iç hastalıkları asistanı olarak eğitime başladım ve o süreçten itibaren yani asistanlığımın ilk yılından itibaren de bilimsel çalışma yapmaya çok gayret ettim. Çok hoşuma gidiyordu. Pubmed benim hayatımda çok önemlidir. Her gün bir saat sörf yapıyordum pubmed’de ve orda bilim ne yapıyor, insanlar ne yapıyor yeni şeyler var mı yeni bir molekül var mı hep bu merakımı gidermek amacıyla araştırma yapıyordum. Ama bu benim hayatımda tutku oldu yani hayatımın hiç bir döneminde bırakmadım. O pubmed’de 1 saatimi mutlaka geçiririm o süreç sonrasında da çok sevdiğim nefroloji alanına geçtim. 2003-2006 yıllarında da nefroloji alanında yandal ihtisası yaptıktan sonrada nefroloji uzmanı oldum. Sonrasında da yaklaşık 2 yıl süreyle de ERA-EDTA dediğimiz European Renal Association’un bir proje yarışmasına katıldık ve orada da derece aldık. Onun sonrasında benim için hayatımın çok özel bir dönemi olan Stockholm İsveç dönemi başladı. Orada bulunduğum süreç içerisinde de gerçekten hayata, insanlara ve bilime olan bakışımı değiştiren hadiselerle karşılaştım. Çok güzel insanlarla bir arada olduk ve benim bulunduğum Karolinska enstitüsünün bir Nobel kurulunun orda olduğunu öğrendim. Bunu bilmiyordum. Nobel tıp kurulu ve o kurulda yer alan kişilerin çalıştığı ana merkezmiş. Oradaki insanlarla bir arada olduk. Orda bilime bakışım daha daha değişti. Neyi doğru neyi yanlış yaptığımı en azından görme fırsatı verdi bana bu süreç. Ama sonrasında orası beni hem zihinsel, hem fiziksel, hem psikolojik, hem sosyal anlamda çok farklı bir konuma getirdi. Orada İskandinav ülkelerindeki o minimalist yaşamın aslında hayatı ne kadar kolaylaştırdığını gördük. Küçücük evlerde insanların 30 metrelik alanlarda hayatlarını idame ettirdiği ve bilimsel platformların orda çok daha üst düzeyde olduğunu gördüm. Ve ben de orada birçok çalışma yapma fırsatını birçok kitap chapter yazma fırsatını elde ettim. Önümde çok büyük fırsatlar oldu ve o dönemden sonrasında da birçok ülkeye gitme fırsatımız oldu. Ama her gidişim mutlaka ama mutlaka bir bilim adına idi yani o anlamda dünyada birçok bilim insanı ile bir arada olma ve onların o kendi bilimsel açılarından bilimsel perspektiflerinden faydalanma sürecini öğrendim. Bir süreç nasıl faydaya dönüştürülebilir oradaki hocalardan öğrenmiş oldum. En güzeli bir makale nasıl okunur, bunu öğrenmiş oldum. Yani farklı şeyleri bana gösterdi. Sonraki süreçte ise hastalıkların çok fazla, yapabileceğimiz şeylerin çok az olduğu hep aklımdaydı aslında. 2008 yılında Tübitak, 2009 yılında Eczacıbaşı tıp ödülü, daha sonra 2010 yılında da Güven tıp ödülü gibi birtakım ödüller aldık ve hep ekip çalışması hep takım çalışmasıydı bunlar. Ama hep içimdeydi bir şeyleri değiştirme fikri. Evet sorunu ortaya koymak tamamdı ama bir de çözüm vardı. Hiçbir zaman ben o çözümün yanında olamamıştım…

İşte o çözüm adına gerçekten 2018 yılında benim için ayrı bir pencere açıldı. Bazı şeylerin daha farklı olabileceğini gördüm. Bir taraftan da bir merkez hayalim vardı. Nasıl yapabilirdim yani. İnsanların hayatına nasıl dokunabilirdik… Hepimiz ortak hayatı paylaşıyoruz. Paylaşırken de tabi ki bizim için en önemli kişilerden biri bizi doğuran annelerimiz, bizi büyüten babalarımız… Yani çekirdek ailenin ne kadar önemli olduğunu düşündüm ve onların sağlık problemleri yaşadığı ya da yaş aldıkları dönemde birçok sıkıntıların da beraberinde geldiğini ben kendi babamda da yaşadım. Tabi onları görünce de dedim ki benim insanlara bir şekilde o süreçlerde yardım etmem lazım, o anne babalara ve çocuklarına. Çünkü ben de bir çocuktum. Ben de o sıkıntıları yaşamıştım. Ne yapabilirdik derken birgün çok güzel bir aile ile karşılaştık. Ve o aile ile beraber biz bir şeyler yapabilir miyiz derken o süreç bana ‘Bilge Hayatları’ getirdi. Bilge hayatların adını koyarken rüyamda gördüm… Acaba adını ne koysak, ne koysak derken şunu anladım… Bilge hayatlar şu demek aslında, hepimiz birer bilgeyiz, yaşınız 3 olabilir yaşınız 103 olabilir. Yaşanmışlık bilgeliği getirir. İşte bizde o yaşanmışlık içerisinde özellikle yaş alan büyüklerimizin o sıkıntılarını kısmen azaltabilmek, onların çok kıymetli olan evlatlarının da o anne babaya yardım edebilmesi noktasında içlerini ferahlatabilmek amacıyla bir yer kurduk ve o yerde de hem kendi mesleğimi hem de mesleğimin ötesinde insanların hayatına nasıl dokunabileceğimin en azından ilk adımını attım. O ilk adım attıktan sonrasında daha farklı bir nokta geldi hayatıma ki o noktada da hepimizin ortak yaptığı bir süreçti: Beslenme. Beslenme noktasında da daha farklı bir süreç önümde açıldı… Evet biz bir tıp hekimiydik, tıp anlamında kişi ve yapabileceklerimizi maksimum oranda yapmalıydık, yapmaya da zaten çalışıyorduk ama yetiyor muydu? Hayır. Bunu zaten görüyordum. İnsanlara yapabildiğimiz iyi şey bir yol gösterici olmak; diyaliz ya da böbrek nakli gibi bir süreci göstermekti. Bir trafik memuru gibi hissediyordum kendimi. Kafamda hep o soru vardı? Acaba o kişi o hastalığa ulaşmadan bir şeyler yapabilir miydik dedik ve sonrasında çözüm adına yola koyulduk…

‘BİLGELİK NE 3 YAŞTIR NE DE 103 YAŞTIR. BİLGELİK HER YAŞTIR’

Bir sonraki bölümde değerli hocamızla, COVID 19 süreci ile alakalı olarak geçmişte yapılan yanlışları ve bundan sonra yapılması gerekenleri konuşacağız. Sağlıcakla kalın…

Yorumlar (0)
16
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 03 Aralık 2021
İmsak 06:33
Güneş 08:04
Öğle 12:59
İkindi 15:22
Akşam 17:43
Yatsı 19:09
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 14 36
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Fenerbahçe 14 24
5. Alanyaspor 14 24
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 14 22
9. Adana Demirspor 14 20
10. Beşiktaş 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Sivasspor 14 16
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 14 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 14 33
2. Man City 14 32
3. Liverpool 14 31
4. West Ham 14 24
5. Arsenal 14 23
6. Tottenham 13 22
7. M. United 14 21
8. Wolverhampton 14 21
9. Brighton 14 19
10. Leicester City 14 19
11. Crystal Palace 14 16
12. Brentford 14 16
13. Aston Villa 14 16
14. Everton 14 15
15. Leeds United 14 15
16. Southampton 14 15
17. Watford 14 13
18. Burnley 13 10
19. Norwich City 14 10
20. Newcastle 14 7
Takımlar O P
1. Real Madrid 15 36
2. Atletico Madrid 14 29
3. Real Sociedad 15 29
4. Sevilla 14 28
5. Real Betis 15 27
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 15 20
9. Espanyol 15 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Deportivo Alaves 14 14
16. Granada 14 12
17. Elche 15 12
18. Cádiz 15 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7
Günün Karikatürü Tümü