Enes CÖMERT Yazdı: Halkçılık Mı? Yoksa Devletçilik Mi?

Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye söylediği meşhur nasihatlerinden biri olan “Ey oğul! İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözü bu bağlamda yol gösterici niteliktedir.

YAZARLAR 06.12.2020, 01:27
Enes CÖMERT Yazdı: Halkçılık Mı? Yoksa Devletçilik Mi?

Başlıktan da anlaşılacağı üzere bahsettiğim konu Atatürk ilkeleri gibi gözükse de aslında ilkeler konusundan bahsetmiyorum. Ancak ‘halk mı?’ yoksa ‘devlet mi?’ diye soracak olursak tabi ki halk derim. Öğretim Görevlisi olarak Devlet Teorisi dersine girdiğim zaman da öğrencilerime hep bu konunun öneminden bahsettim. Yani devleti devlet yapan üç temel unsur bulunmaktadır; toprak (ülke), insan (halk) ve egemenlik (yönetim). Bu unsurlardan birinin eksik olması halinde devletten bahsedilemez.

Bu konuyu anlatırken hep halkı yani insanı merkeze koydum ve öğrencilerime devlet-millet bağlamında özellikle halkın öneminden bahsettim. Zira devleti kutsamak yerine halkı her zaman ön planda tuttum. Çünkü hayatım boyunca insandan daha değerli bir varlık görmedim. Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye söylediği meşhur nasihatlerinden biri olan “Ey oğul! İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözü bu bağlamda yol gösterici niteliktedir. Fakat ne yazık ki bu sözün günümüzde önemini kaybettiğini görmekteyiz. İnsanlar hor görülmekte, aşağılanmakta ve hatta önemsenmemektedir.

28 Kasım Cumartesi günü DEVA Partisi Tunceli 1. Olağan İl Kongresine katılmak üzere Elazığ’dan Tunceli’ye gittim. Yoğun katılımlı bir programdı ve Tunceli merkezini gezip halkla muhabbet etme fırsatı buldum. Halkın derdi elbette ki Türkiye’de yaşayan insanların ortak problemi olan geçim sıkıntısı, adaletsizlik ve eğitim gibi sorunlardı. Ancak Tunceli halkı için bu problemler sanki ikinci plana itilmişti. Alaattin Çakıcı’nın, CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu tehdit etmesine halk çok içerlemişti ve korkmuştu.

Yani hemşerileri, Sayın Kılıçdaroğlu’na karşı yapılan tehdidi kendilerine karşı yapılmış gibi kabul etmişlerdi. Yaşlı bir amcanın, “Biz bu ülkenin vatandaşı değil miyiz? Alevi olsak ne olur? Bizler de Allah’ın yarattığı kullarız. Camiye de gidiyorum Cem Evine de. Ne var yani bunda? Bizi niye hor görüyorlar? Korkuyoruz” demesi dikkatimi çekti. Demek ki meselelere Ankara’dan ya da İstanbul’dan bakmak yetmiyor. Aynı zamanda Tunceli’den bakan ve gören realist siyasetçilere de ihtiyaç var.

Aslında bu durum, muktedirlerin halktan tamamen koptuğunun göstergesidir. İttifakları bozulmasın diye muhalefet liderini tehdit eden kişiye siyasetçi neden ses çıkarmaz ki? Hele hele iktidarda olan partiden neden ses çıkmaz? Muhalefette olan siyasi partilerden ve liderlerinden tepkiler geldi. Normal demokrasilerde olması gereken de zaten budur.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 10. Maddesinde: “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar” denilmektedir.

Buna rağmen eşitlik ilkesine uyulmuyorsa, yani anayasa ihlal ediliyorsa o ülkede devlet yoktur. Sadece üstünlerin hukuku vardır. 28 Şubat’ta mağdur oldukları için halk Ak Parti’ye destek verdi. İmam hatiplerin katsayı problemi, başörtüsü problemi, iş insanlarının ve toplumun bastırılıp sindirilmesi gibi pek çok olaylar yaşandı. Ancak 28 Şubat’ta mağdur olan bazı kesimler o dönem devleti tağut (kâfir) görürken, bugün ise devleti ilahlaştırıp kutsamaktadır. Demek ki devlet gücü ele geçirilince kutsi bir varlık ve adeta ilah kabul edilmekte, devlet gücü aleyhte kullanıldığında da makbul bir güç olarak görülmemektedir.

O dönem gadre uğradıklarını söyleyenler her ne hikmetse kendi dönemlerinde mağdur kitleler oluşturdu. Toplumu kucaklayan söylemler terk edilip halka tepeden bakılmaya başlandı. Kısacası psikolojide bunun adı hubris (kibir) sendromudur. Bu duruma hem siyaset bilimi hem de psikoloji bilimi açısından bakılmalıdır. Yani bu dönemi disiplinler arası bir bakış açısı ile incelemek daha doğru olacaktır.

Dini argümanları kullanarak söylemde bulunmak ya da yazı yazmak tercih ettiğim bir konu değildir. Çünkü bu alanda ihtisas sahibi olan insanların konuşup ya da yazı yazmasını daha doğru buluyorum. Fakat Kur’an-ı Kerim’de İsrâ Suresi’nin 70. ayetinde, “Gerçekten Biz Âdem evlatlarını şerefli kıldık, karada ve denizde kendilerini taşıyacak vasıtalar nasib ettik, onlara helâl ve hoş rızıklar verdik ve onları yarattığımız varlıkların çoğuna üstün kıldık” ifadesini de unutmamak gerekir. Ayrıca “kâinattan süzülmüş bir özdür insan” diyen Şeyh Gâlib, şu mısraları yazmıştır:

Hoşca bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen.

Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.

Enes CÖMERT

Yorumlar (6)
Nevin 2 ay önce
Konuyu cok guzel anlatmış siniz tebrikler herkesinde serbest düşüncelerini ve gercekcianlatmasini ozledik Alkisliyoruz sizleri
Emre Demirbaş 2 ay önce
Tebrikler gardaşım
Yusuf Arslam 2 ay önce
Çok yerine noktalar ele alınmış, kalemine yüreğine sağlık yolun açık olsun güzel insan . Güzel ailelerden böyle gönlü güzel insanlar çıkıyor . Selamlar
Nusret OKTAY 2 ay önce
Tek kelime ile harika bir yazı kalemine sağlık Enes'cigim. Tebrikler
Aydan Polat. 2 ay önce
Iyi yönetilen devletler ,halkin ortaya koymus oldugu iradeden kaynaklanir,bu da bize insanlarin özgürce fikir beyan ettiklerini gösterir.Demokrasi anlayisi ve toplumsal güc ülke yönetimlerini gelismis ülkeler arasina tasir.Umutla ,yazilarini bekliyor,sen yazdikca güc kazaniyorum.Kalemine hükmetme gücünhic bitmesin.
Vecihe Cömert 2 ay önce
Ağzına sağlık harika ifade etmişsin.
1
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 19 Ocak 2021
İmsak 06:48
Güneş 08:18
Öğle 13:20
İkindi 15:49
Akşam 18:12
Yatsı 19:36
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Antalyaspor 19 25
10. Malatyaspor 18 24
11. Sivasspor 18 23
12. Başakşehir 18 23
13. Konyaspor 18 22
14. Göztepe 18 22
15. Kasımpaşa 18 22
16. Rizespor 18 21
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 18 16
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 18 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 18 37
2. Man City 17 35
3. Leicester City 18 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. Chelsea 18 29
8. Southampton 18 29
9. West Ham 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 15 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12
Günün Karikatürü Tümü