Emekli Albay Haşim EFE'nin Kaleminden "Vatan, Suriye ve Ukrayna Göçleri''

Vatan

YAZARLAR 04.05.2022, 08:21
Emekli Albay Haşim EFE'nin Kaleminden "Vatan, Suriye ve Ukrayna Göçleri''

Bir insanın, ailesinden başlayarak mahalle, şehir, ülke gibi sosyal ve coğrafi boyutlarda ilgi ve alakasının gelişmesine ve genişlemesine paralel olarak güvenlik, eşitlik, hak hukuk, adalet gibi medeni ihtiyaçlarını karşıladığı, düşünce, inanç ve teşebbüs hürriyetini yaşadığı coğrafyalar, vatan olma özelliğine sahiptir.

İnsanın ferdi ve sosyal yaşamı için gerekli niteliklerle anlam kazanan ve o coğrafyaya bağlanma ve sevme duygusuyla ortaya çıkan, adını vatan kavramıyla açıkladığımız olguların birçoğunun, hayvanlarda yurt ve yuvalarıyla barınabilecekleri coğrafi bölgeler içinde geçerli olduğunu biliyoruz.

Dünya tarihi, bir nevi yer yurt ve vatan savunması ve mücadelesi tarihidir. Büyük çapta insan kayıpları hep bu amaçla yaşanmıştır. Yakın tarihimizde birinci ve ikinci dünya savaşlarında yaşamını kaybeden insanların sayısı elli milyona varmaktadır.

Günümüzde, Irak ve Suriye’den sonra, Ukrayna’da da çok ciddi anlamda can ve mal kayıplarına yol açan bir savaş yaşanmaktadır. Çocuk, kadın ve yaşlılar komşu ülkelere göç etmektedir. Eli silah tutan sivillerin, vatanlarını savunmak için askerlerin yanında ortaya koydukları üstün azim ve motivasyonlarına şahit oluyoruz. Elbette bu azim ve motivasyonun ortaya çıkmasında, Rusların saldırısı öncesinde ülkelerinde bulunan hak ve özgürlüklerin, sosyal adalet ve eşitlik anlayışının, demokrasinin işliyor olmasının, savaş başladığında da, devlet başkanı başta olmak üzere, bürokratların halk ile birlikte ordunun yanında, bir nefer gibi saldırganlara karşı savaşıyor olmasının, ayrıca uluslararası kamuoyu desteğinin de çok önemli payı vardır.

Ukrayna yeni kurulmuş bir devlet olmasına rağmen, yukarıda bir kısmını saydığımız devlet ve toplumuna ait niteliklerinin birçoğu, Suriye’de ya hiç yoktu ya da çok zayıf olarak bulunuyordu.

Suriye bilindiği gibi, halkı uzun yıllardır Kürt, Türkmen, Arap, Alevi, Sünni gibi çok ciddi sosyal ve etnik fay hatlarıyla bölünmüş, demokrasi ve halkın yönetime katılımı yok denecek kadar azdı. Yönetim, oligarşik (nusayri/alevi) azınlığın elinde uzunca bir süredir bir tahakküm ve baskı aracı halindeydi. Zamanın devlet başkanı Hafız Esat asayişi sağlamak bahanesiyle 1982 yılında kendi ülkesinde kendi şehri Hama'yı bir düşman ordusu gibi topçu birlikleriyle bombalayarak yaptığı katliam, sünni halkın sosyolojisinde bir travma şeklinde ve hafızalarında çok canlı olarak duruyordu. Kürtlerin nüfus kayıtları tutulmuyor vatandaş bile sayılmıyordu. Medeni dünyanın değerleri ülkede yok denecek kadar az, güvenlikçi ve baskıcı bir yönetim anlayışı ile yönetilen, zulüm altında bir ülke durumundaydı. Son bir iki yıl içinde ne olduğu ve kimin örgütlediği belli olmayan İŞİD adı altında bir örgüt, İslam devleti! kurma iddiasıyla, Irak ve Suriye coğrafyasında İslam! adına akla gelmedik zulüm ve katliamlar yapıyordu.

Sığınmacılar,

Suriye böyle bir durumda iken, ABD’nin başını çektiği çok uluslu koalisyonun saldırılarına maruz kaldı. Kürtler ABD ile bir olup ülkenin bir bölümünde(Fırat nehrinin doğusunda) fiili bir statü oluştururken, iyice zayıflayan yönetim Rus’ları ülkeye davet ederek, belli bir bölgede kendi güvenliğini sağlamaya çalıştı. Ülkenin geri kalan bölgelerinde ise bilindiği gibi çok sayıda can ve mal kayıpları, kaos ve kargaşa yaşandı. Bu ortamdan kaçan neredeyse ülkenin yarısı, 15 milyona yakın Suriye insanı komşu ülkelere sığındı. Bu sayının 5 ila 8 milyonunun Türkiye’ye de olduğu tahmin edilmektedir.

Suriye’nin dünyadaki imajı, silahlı kuvvetler ve istihbaratı gibi, güçlü kurumlarının var olduğu bir devlet gibi bilinse de, gerçekte uzun yıllar boyunca dünyadan ve medeni gelişmelerden tecrit edilmiş bir şekilde, farklı sosyal yapısı ve bölünmüşlüğü ile sanki zaman tünelinde, olası iç karışıklıklara ve dış müdahalelere karşı zayıf ve korumasız özel bir coğrafya olarak tutulmuş gibiydi. Oysa yurt dışında eğitim gören ve dünyayı tanıyan elit bir yönetici gurubu, her dönem ülkenin başında ve yönetiminden sorumlu bulunuyordu. Ülkenin bu halde geri, gerilimli bir halde bekletilmesi, normal şartlarda bir ülke ve devlet olma niteliği için, anlaşılır bir durum değildi.

Genel olarak Müslüman ülkeler veya Müslüman ülkeleri idaresi altında bulunduran Çin ve Rusya gibi devletler, insanı, insanın hak ve özgürlüklerini, toplumun değerlerini, Suriye gibi hayatın merkezine almayan ideolojik, mezhepsel, oligarşik, ırkçı ve emperyal çıkarlara öncelik veren çağ dışı ve sakat düşünce ve anlayışlarla yönetilmektedir. Maalesef bu devletlerde, halkın içinde bulunduğu huzursuzluklara köklü çözüm yolları arama ve bulma, insanca yaşatma ve vatandaşlarının devletten memnun olma beklentilerini artırma anlayışı ile yönetme yerine, insanların hak ve özgürlük ihtiyaçlarını ve taleplerini bir asayiş sorunu olarak görme kolaylığına düşmekte, ortaya çıkan huzursuzlukları inzibati ve askeri tedbirlerle çözebileceklerini zannetmektedirler.

Son yıllarda Türkiye’de yaşanan derin ekonomik kriz, ülkemizdeki Suriyelilerin varlığını yeniden tartışılır duruma getirdi. Bu tartışmalar arasında, “Suriyelilerin Ukraynalılar gibi ülkelerini savunmak yerine, vatanlarını bırakıp kaçtıkları ve yeterince vatansever olmadıkları, ülkelerine geri dönmeyecekleri, bu haliyle Türkiye’nin ekonomisine, sosyal ve demografik yapısına ağır yük ve zararlar verdikleri” şeklinde yapılan eleştiriler her zamankinden daha fazla yapılmaya başlandı.

Bizim değerlendirmemizde yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmelerle büyük oranda aynı olsa da, ancak bu durum Suriyeli sığınmacıların geri planını görmezlikten gelmemize neden olmamalıdır. Türk kamuoyunda konuyu çok iyi bilen! kişilerce yapılan yorumların bile, Ukrayna ve Suriye savaşı ile sığınmacılarının geri planı çok fazla tahlil edilmeden yapıldığını görüyoruz.

Savaş bittiğinde Ukraynalıların genel olarak ülkelerine dönebilmek için yeterli motivasyonlarının bulunabileceğini, Suriyelilerin ise, halen savaş büyük oranda sona erdiği halde, kayda değer bir oranda ülkelerine dönmedikleri ve bundan sonra da büyük çoğunluk olarak dönmeyebileceklerini söylemek, bir durum tespitidir ve yanlışta değildir. Ancak Suriyeli sığınmacıların sorununu sadece yapılan bir durum tespitiyle bırakmak, esas sorunu anlama ve kavrama konusunda çok yetersiz kalacaktır.

Bu konuda, yukarıda konu başlıkları halinde dikkate verdiğimiz, ülkenin savaş öncesi durumunun tahlil ve analiz edilmesi gerekir. Ayrıca savaş sonrası, yani yeni dönemde ülkenin sosyal ve siyasal durumu, yönetim, hak, hukuk, adalet, eşitlik, özgürlük gibi toplumu bir arada tutan faktörlerin ne kadar var olacağıyla ilişkili görmek, sorunun anlaşılmasında, doğru tespitlerin yapılmasında ve çözümlerin üretilmesinde en doğru hal ve hareket tarzı olacaktır.

Yukarıda yapılan değerlendirmeler her ne kadar Suriye için yapılmış olsa da, İslam coğrafyasının Irak, Libya, Somali, Afganistan, Myanmar ve Doğu Türkistan gibi ülkelerinden çevre ülkelere ve dünyanın birçok bölgesine yaşanan göçlerin geri planı incelendiğinde de, Suriye’ye de yaşanan sürece benzeyen vatan duygusunu ve motivasyonunu sarsan ve örseleyen çok sayıda olumsuz nedenlerin var olduğu, dolayısıyla bu ülkelerde de, halkın vatanlarına bağlılıklarının azalmış olacağını söylemek, yerinde bir tespit olacaktır.

Türkiye,

Suriyeli göçmenlerin en büyük külfetini yaşayan ülke hiç şüphesiz Türkiye’dir.  AB ile yaptığı “sığınmacıların geri kabul anlaşması”, stratejik bir hatadır. Bu yanlışlık on yıldır yaşanan olgularla daha iyi anlaşılmış olmasına rağmen, hükümet sorunun çözümü için bugüne kadar bir irade göstermemiş ve bu sorunun çözümünü çok geciktirerek zorlaştırmış bulunmaktadır. Suriyelilerin ülkelerine dönmesinde en önemli çekincelerinin başında gelen güvenlik endişeleridir. Her ne kadar Suriye’nin bu hale gelmesinde ve göçlerin yaşanmasında Türkiye’nin de çok önemli yanlışları olmuş olsa da, asıl sorumlular ABD ve AB’dir. Dolayısı ile ortaya çıkan sığınmacı külfetinin sadece Türkiye’nin üzerinde kalması kabul edilmemelidir. İlgili devletlerin ve BM’nin konuya ilgisiz kalması problemi Türkiye üzerinde tuttukları içindir. Bu amaçla, başta bölge Arap ülkeleri, Avrupa, ABD, Rusya ve BM ile görüşmelere ivedilikle başlanılmalıdır. Uluslararası kamuoyunun bu duruma ilgisiz kalması durumunda ise, Türkiye, göçlerin tampon ülkesi olma durumunu ve geri kabul anlaşmasını sürdürmeyeceğini ve gerekirse sınırlarını açacağını dünyaya ilan etmeli ve sığınmacıların Avrupa’ya geçişlerine yol vermelidir.

Aydın ve Vatanseverler,

Yukarıda tahlil ve analiz etmeye çalıştığımız Suriye’ye benzer durumları, Libya ve Irak’ın başına gelenlerin geri planlan incelenmeleri üzerinden de görmek mümkündür. Bu çerçevede halkı ile ciddi sorunlar yaşayan başta Müslüman ve üçüncü dünya ülkelerinin aydın ve vatanseverleri, halklarının, ülkelerinin ve devletlerinin “beka” meselesini oluşturan temel konular üzerinde, önemli ve öncelikli olarak, yeniden bir kere daha düşünmelidir.

Haşim EFE

Yorumlar (10)
Veysel 3 hafta önce
Düşüncelerine katılıyorum kardeşim yüreğine kalemine sağlık
Adil 3 hafta önce
Emeğinize sağlık Haşim Bey kardeşim, yazılarından çok istifade ediyorum. Vatana bağlılığı oluşturan, geliştiren pekiştiren çok sebep var. Ancak bu bağlılığı zayıflatan durumlarda söz konusu. Şöyleki ; 1) Vergi: teşvik adı altında uzun yıllar ödemesiz, çok düşük faiz oranlarıyla işini yürüten kurnaz, aç gözlü insanlara tanınan imtiyazlar, siliniveren büyük miktarda vergi borçları
2)Oy kullanma: Gerçek demokrasinin olmadığı, lider sultasının hakim olduğu, birbirinin üstüne basılarak edinilen makam ve mevkiler... 3) Askerlik:Zenginin bedel ödeyip, fakirin savunmada kullanılması. Şehit olmanın kudsiyeti ön plana çıkarılırken, kendi canananlarını koruma çabaları, ülkenin külfetini çeken yerli, alt gelir gruplarının, nimetinden yeteri kadar faydalamaması bağları zayıflatıyor.
Hasan ELİKOĞLU 3 hafta önce
*Giriş bölümündeki teşebbüs hürriyeti ibaresi ile beraber devamında ya da öncesinde tebessüm nezaketi ve zerafeti diye de bir ibare eklemekte yarar var öyle geldi içimden.
* Durum tespiti bakımından çok güzel konulara değinmişsiniz Tabii ki de zor bir durum malum onu sen de kabul ediyorsun velakin Ukrayna ile Rusya çarpıştıran da Suriye'deki Irak'taki Afganistan'daki bu durumu bu hale getiren de süper güçler en başında Amerika ve Rusya Iğdır bu sefer rusya-ukrayna da gavur gavur vurdurdular gavur gavur gavur durmakla hem birbirlerini terbiye etmeye çalışıyorlar hem de onlara komşu olan bizim gibi ülkeleri terbiye etmeye çalışıyorlar gibi bir durum gitgide daha da belirginleşiyor diye düşünüyorum Şimdi diyeceksin ki biz terbiyesiz miyiz Onlara göre biraz Fazla geri gidiyoruz dizginleri bırakmak istemiyorlar değil mi yani...
* Suriyeli sığınmacılar konusunda Evet hatalarda yapılmış olabilir bu hataları kaşımak suretiyle bir kendilerince bir alan açmak hatayı yapanlar Hatasından dönmenin ötesinde köşeye sıkıştırma gayretleri bir plandadır burada Cumhuriyet Halk Partisi ve o tarafta bulunan bir kısım düşünce yapısına sahip düşünürler yöneticiler idareciler amaçları üzüm yemek olsa da bazı iyi bir falakaya yatırmak istiyorlar Umarım işler bir hale yola koyulur fakat kolay olmayacağı aşikar bizde Çok Suriyeli var diye yakınmanın sağa sola Yaygara yapmanın çok da alemi yok Almanya'da da çok Türk var Almanya ekonomisine Türklerin yararı var faydası var Evet oraya işçi olarak gitmişler Suriyelilerin hepsi de dilenci değil adamlar buraya gelmiş iş sahibi olmuşlar işyeri açmışlar Ticaret yapıyorlar sonra belli alanlarda özellikle inşaat sektöründe tarım sektöründe çalışan bir grup var Bunlar ucuz işçi gibi görünmekle beraber diğer kontrolsüz elinde gücü bulunduran müteahhitlerin ve iş güç sahiplerinin ya da çalışan kesimin belli ölçüde haddi aşacak derecede vatandaşın işini görmede yüksek fiyatlar �ne sürdükleri ve iş yaptırmanın çok da zor olduğu bilinen bir gerçek Örneğin siz evinizin banyosuna bir fayansını değiştirme yakarsanız bizim fayans ustaları Aynen fayans Hangi marka ve kaç liraya aldıysan o metrekare kadar da işçilik istiyor yani buna da İnsafYani Arabanızı götürün tamirhaneye bir iş yapılacak olsun ıp takılan yedek parçanın fiyatı ile kendi işçiliğine adam değer biçiyor yani Yok böyle bir şey işte Suriyeliler O bizim beğenmediğimiz İnsanlar bunları daha makul şartlarda yapıyorlar İyi ya yapıyorlar kötü yapıyorlar ama bu yönden bir faydaları var diye düşünüyorum 5000000 daha gelmiş olması çok da sorun değil 84 milyondu 90000000 oluruz Yeter ki onları eğitip gideni göndermek kalanı da topluma entegre etmek lazım okutmak lazım �ş güç sahibi yapmak lazım diyeceksin ki bizim kendi Vatandaşlarımızın işi gücü var mı yani o ayrı bir konu köyümüzdeki koyunlar için bir çoban tutmuyor Bakın bakalım hiç 10.000 liraya gelip çobanlık yapacak adam var mı maalesef yani sıkıntılı birtakım durumlar söz konusu gayriihtiyari yazdım kardeşim Sabrina sığınarak daha uzatmadan burada kesiyorum çok selam ediyorum gözlerinden öpüyorum
Ismail ulusoy 3 hafta önce
Devlet arsivlemeyi iyi yapacak.ti bizler sığınmacılara. zora düşmüş.insanlara her zaman Yardim eden edecek olan vicdana sahip bir milletiz .ama sahip olduğumuz değerlerimizin emperyalist guclerin oyuncağı ve alanına donusmus oldu edigimiz turk kültürü. Savaş verdiğimiz ekonomik alanlanlar(vergisiz acılan ticaret haneler).kültürel düzey.diger ülkeleri örnek alarak demokratik yapıyı bozdurmamak.gerekir.col kültürüne pakistanlı afganistanlı.kulturune yenik düşeyiz korkumuzdur.
Osman çaglar 3 hafta önce
Düsüncelerine katılıyorum yüregin suriyeliler Türkiye için büyük problem suriyelilerin çogunlugunun geri döönmeyecekleri düşünceindeyim onlar ukranyalılıa gibi vatanına sahip çıkmadılar kaçtılar
Mahmut Demir 3 hafta önce
Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu konuda üstüne düşen görevi fazlasıyla yaptığını düşünüyorum. Süreç mevcut haliyle devam ederse, orta ve uzun vadede, Suriyelilerin Türkiye için de sorun haline geleceği muhakkatır. Kesinlikle yapıcı ve sonuç alıcı radikal kararlar almasını elzemdir.
...Konuyu güzel bir şekilde dile getirmişsin. Tebrikler.
Mehmet çagan 2 hafta önce
Haşim kardeşim tesbitlerin ve önerilerin için teşekkür ederim, güzel tesbitler, ancak halkını 2. sınıf vatandaş yerine koyup, kendi bildiklerini okuyan, vatandaşının fikrine saygı duymayan idareciler yüzünden, ülkemiz gün geçtikçe değerlerini yitirmektedir. Açtıkları üniversiteler kalitesini yitirmiş, mezun olan öğrencilerine iş imkanı sunamayan, kendi koltukları altlarından gitmesin diye fakir ve cahil halkın duyguları ile oynayıp, dış güçlerin isteği ile, kendi çıkarlarını ön plana alan, yandaşlarını koruyup halkını düşünmeyen yöneticiler ve bozulan adalet sistemi tekrar düzelmeden bu ülkenin bir yere gidemeyeceği ve battıkca batacağı kaçınılmazdır. Aklımızı başımıza alıp vatana ve halkına hizmet edecek gerçek yöneticileri sevmezsen sonumuz hiçte iyi olmayacaktır, tüm duyarlı ve özverili, gerçekleri gören ülkesini ve bayrağını seven vatanseverlere ihtiyacımız vardır ve bu millet gerçekleri gören ve ferasetli idarecilere ancak tekrar millet olabilecektir
Adem GÜLŞEN 2 hafta önce
Kalemine yüreğine sağlık Komutanım. Çok doğru ve isabetli tesbitler. Suriye'de mevcut yönetim iş başında olduğu sürece sığınmacıların ülkelerine gönderilmesi kurda koyun emanet etmek gibi bir şey olur. Sizin de işaret ettiğiniz gibi kendi topraklarında bu insanların güvenliklerihin sağlanması en önemli meseledir.
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
20
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 22 Mayıs 2022
İmsak 03:43
Güneş 05:34
Öğle 13:06
İkindi 17:03
Akşam 20:28
Yatsı 22:10
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Granada 38 38
18. Cadiz 38 37
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 32
Günün Karikatürü Tümü