Ayşe Müzeyyen Taşçı Yazdı, Melika Salihbegiviç

 Ağustos ayı üç yıl ara ile üç güzel İslam Hanımefendi’yi Hakka uğurladı.

YAZARLAR 04.09.2020, 12:38 04.09.2020, 13:09
Ayşe Müzeyyen Taşçı Yazdı, Melika Salihbegiviç

Önceki yıl Balkanlar ve Bosna’nın örnek mücahidesi Aliya’nın dava Arkadaşı Malika Salihbegoviç’in,  geçtiğimiz yıl bir döneme damgasını vuran Şule Yüksel Şenler’i ve bu yıl cumhuriyet sonrası Başörtülü Doktor Ayşe Hümeyra Ökten teyzemizi Hakka uğurladık.

Şule Yüksel Şenler ile ilgili geçtiğimiz hafta bir makale kaleme almış idim. Bu yazımda ise Malika Salihbegoviç’in biyografisini kısaca, araştırabildiğim kadarı ile aktarmak,kendisini yâd etmek isterim. 

1945’te Bosna Hersek’te dünyaya gelmiş olan Melika Salihbegoviç  Zagrep üniversitesinde Siyaset Bilimi okumuş ayrıca karşılaştırmalı olarak Edebiyat ve Felsefe dersleri almıştır. Çağdaş Felsefe üzerine Yüksek Lisans yapan genç kız ardından Fransa’da bulunan Sorbon Üniversitesinde  “Modern Sanatın Ontolojisi üzerine araştırmalar yapmıştır. Saraybosna’ya döndüğünde kariyerinde geleceğin aydınları arasında görülmektedir. Nitekim Şiirleri ve felsefi yazıları ile dikkat çeken bu genç Felsefe Doktoru, Bosna Kültür Birliğine seçilir. Aynı zamanda Saraybosna Felsefe Üniversitesi Doğu Çalışmaları Bölümünde araştırmacı olur.

Ancak yıldızının parladığı bir dönmede ontoloji, yani varlık felsefesi üzerine yoğunlaşır. “Varlık nedir” sorusuna verilen cevaplar metafiziksel yaklaşımlara ulaştırır onu. Melika Salihbegovç’in sonraki yaşamı ontolojiye olan bağlılığa ve sadakate dönüşecek, onu “varlığın İlahi sahibine” ulaştıracaktır.

Nitekim 1978’de İslami yaşamı seçer. Yugoslavya Devleti çatısı altındaki Komünist yönetime rağmen örtünür ve İslam’ın temel kaidelerini yaşamına taşır. Melika Salihbegoviç ciddi ve devrim niteliğinde bir “metamorfoz” yani başkalaşım, dönüşüm yaşamaktadır artık. Bu durum çevresindeki hemen her unsuru rahatsız eder. Çalışma hayatındaki tek örtülüdür Melika Salihbegoviç. “Başını açması” yönündeki baskılara rağmen taviz vermez ve Bosna Kültür Birliğindeki işinden atılır. Üstelik Edebi-Felsefe alanındaki çalışmalarının yayımlanmaması kararı çıkmıştır.

Bir sabah namazı sonrasında evine düzenlenen baskın kasıp kavurucu şiddettedir. İki tanık eşliğinde (tanıdıktır her ikisi de)12. yaş gününü kutlamakta olan oğlu Amir’in gözleri önünde evleri adeta altüst edilerek aranır, bir Kur’an kaseti ve iki daktiloya el konur. Melika Salihbegoviç korkulu gözler ve dehşetle olanları izleyen oğlu Amir’i ardında bırakarak zorla bekleyen araca bindirilir. O bir annedir ve yalnız başına evin çıkış merdivenlerinde bıraktığı oğlunun akıbeti; yalnızlığı, okulu, yaşamı üzerine zihnine çöken ihtimallerin korkunç sancısı ile alınıp götürülür. Üstelik kardeşi Yakup Salihbegoviç’te saldırı anında çıkan arbedede yaralanmıştır.

O güne dair duygularını ”Ataist bir rejimin ortasında İslami kıyafetler giymeye cesaret eden dolayısı ile metafiziğini, yani Öteye inancını açıklayan bir entelektüel ve sanatçı olarak, onların benim için geleceklerini biliyordum. Tıpkı ölüm gibi, hani öleceğinizi bilirsiniz ama gelişi yine de ani olur ya, onun gibi.” Diye ifade ediyor Melika Hanım.

Komünist rejim yaşadığı “metamorfozu” ağır ödetmeye başlamıştır bir kere. Ardı ardına gelir hamleler. Tarihler 1983’ü gösterdiğinde bu kez Yugoslavya Devlet mahkemesinde üyesi olduğu Miladi Müslimani Hareketi üyeleri ile beraber yargılanır Melika Salihbegoviç. Aliya İzzetbegoviç’in kaleme aldığı İslam Deklarasyonu kitabı yargılanma gerekçelerinden sadece bir tanesidir. Yargılama sonrası uzun mahkûmiyet alan 13 üyeden de birisidir.

Saraybosna, Slavonskaya, Pozaki ve Foçi hapishanelerinde geçen iki buçuk yılda maddi ve manevi işkence gören Salihbegoviç, tüm bunlara karşı direnirken salıverilmesi için açlık grevine başlar.

72 gün süren grev neticesinde “öleceğinden korkularak” salıverilir.45 kilo olarak, kardeşinin kollarında çıktığı hapishaneden sonra onu çok daha zorlu bir yaşam karşılar. Tüm bu olanlardan sonra bir de ”Marksizm” den dönmeyen kocası ile yolları ayırılır artık 15 yaşındaki oğlu ile hayata tutunmaya çalışacak yapayalnız bir kadındır. Öte yandan örtülü olması, siyasi hüküm giymesi onun “tüm eğitim ve birikimine rağmen” işsiz kalmasına yol açar. Yanında olan tek yakını kardeşi Yakup Salihbegoviç’te işten atılmıştır. Genç Akademisyen bir bakıma oğlu ve kardeşi ile acımasız bir yoksulluğa terkedilmiştir. Hapishane hücrelerden miras hastalıklar vücudunu sarsıyorken üstelik.

Müslüman Kadın kimliğinden taviz vermemek için sürdürdüğü direniş ona oldukça ağır bedeller ödetmektedir. Nitekim tahliye sonrası bu kez yaşam mücadelesinde kendisine ve ailesine yönelik ağır mahkûmiyetler giyer. İşsiz bırakılmak sureti ile yoksulluğa mahkûm edilmiştir. Yaşadığı yoksulluk ve ağır şartlara rağmen devlete ait hiçbir yardımı kabul etmez Melika Hanım. Kendisi ile konuşan her kes sorgulanmakta, toplumdan tecrit edilmekte ve çeşitli ağır iftiralara maruz bırakılmaktadır. Hülasa Rejimin politikasına uygun bir “tecrit” uygulanılmaktadır genç kadına.

“Özgürlüğün bir zihin durumu olduğu” kanaatini taşıyan Melika Salihbegoviç “davasından” dönmez, olanca gücü ile direnir. En az haftada bir gün kapısı kırılırcasına çalınmakta ve evine baskın yapılmakta, telefonları dinlenmekte, emniyete çeşitli bahanelerle sorguya götürülerek işkence edilmektedir. Bütün bunlar, bir kadın olarak yalnız başına sürdürdüğü bu mücadelede yaşadığı çaresizlik üzerine “hicreti” seçerek oğlu emir ile beraber Londra’ya gitmeye teşebbüs eder. Zira Melika’nın siyasi kaderi genç oğlunda derin izler bırakmaktadır. Ne var ki, söz konusu hicreti gerçekleştirebilmesi de çok kolay olmaz. Kendisine pasaport ve vize vermekte direnç gösteren rejim ile kıyasıya savaşmak zorunda kalır.

Tahliyesinden iki yıl sonra evinin önünden alınarak tekrar Foça cezaevi gençlik bölümünde –bir yetişkin olarak” hücre hapsine konulur. Evinden alındığında yaşadıkları üzerinden iltica etme talebine imkân verilmemesi üzerine hazırladığı afişleri aracın camından geçtiği her yere atmış olması bu afişler üzerinden bir kamuoyu oluşturarak Uluslararası medya tarafından gündem yapılır. Bu vesile ile uluslararası Af Örgütü tarafından rejime baskı yapılır. Donarak geçirdiği ve yaklaşık bir ay süren hücre hapsinden sonra salıverilir. Ve kendi deyimi ile nihayet” bu cehennemden” çıkma adımı ile son bulur.

Londra’ya ilticasından sonra Mısır, Türkiye, Kanada, Amerika gibi ülkelere seyahat ederek Uluslararası Konferanslar verir. Oxford’dan Sait Luis’e kadar uzanan bu Konferanslar zincirinde ayrıca kaleme aldığı pek çok eseri yanı sıra “Katartik Düşler” romanını yazmaktadır. 

Öte yandan “işkence mağdurlarının bakımı” ile ilgili bir tıp Vakfı içerisinde faaliyet gösterir. 1921’de Londra’da Kurulmuş olan ve Dünya yazarlarını buluşturmayı amaçlayan Uluslararası PEN Kulüpleri Federasyonuna dâhil edilir. Ve yine Uluslararası Af Örgütünün “Bilinç Mahkûmları” Listesine alınır

Bütün bunlarla birlikte Melika Salihbegoviç’in çalışmalarının en büyük teması sadakatle bağlı olduğu “Ontoloji” üzerinedir. Ancak tüm yaşamı boyunca görmek istediği, amaç edindiği “mükemmel birey,  mükemmel toplum” çehresini göremediği Müslüman dünyası ile de çatışmalar yaşar.. Pek çok şeyi kabullenmekte zorluk çeker..

”Okuyan ancak kavrayamayan” bir hali tasvir ettiğini düşündüğü İslam toplumlarına dönük eleştirel yaklaşım ve mükemmeli bulma mücadelesi hiç tükenmez.

Balkanlarda yetişmiş bu Müslüman Entelektüel Dava Kadını 2017’de Büyük Mücadele ve zihin sancıları ile geçirdiği ömrünü noktalayarak hakka yürümüştür.

Kendisini tanımak, anlamak, izini sürebilmek üzere –gecikmiş- biyografisini kısaca kaleme almış olmakla beraber bu mücahide kadının vefatı vesilesi ile bu kısa bilgileri paylaşmış olmak isterim.

Rahmet ve Minnetle..

Yorumlar (1)
Kübra AY CAKALOĞLU 8 ay önce
Böyle bir mucahideyi bize tanittiginiz ,taniyanlara hatirlattiginiz icin Allah razi olsun sizden..Okurken yoruldugumuz hayat mücadelesinin sonucu cenneti alâ olsun insAllah ..
11
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 15 Nisan 2021
İmsak 04:47
Güneş 06:18
Öğle 13:09
İkindi 16:52
Akşam 19:50
Yatsı 21:16
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 30 58
4. İstanbulspor 30 54
5. Altay 29 53
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Tuzlaspor 30 44
9. Ümraniye 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 30 48
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Günün Karikatürü Tümü