Ayşe Müzeyyen Taşçı, Selam Sana Ey  Beyrut

“Selam sana yüreğimdeki derinliklerden ey Beyrut” diyen Feyruz, adeta bölgenin karakterini yansıtan bir kimlik olarak çıkmaktadır karşımıza.

YAZARLAR 11.08.2020, 12:27 11.08.2020, 12:47
Ayşe Müzeyyen Taşçı, Selam Sana Ey  Beyrut

2007’de İslam medeniyetinin kadim izlerini sürmek üzere gerçekleştirdiğim Ürdün-Suriye ziyaretim esnasında bir süre Şam’da konaklamıştım. Hemen 2 saatlik mesafede bulunan, tarihi ve kültürel miras bakımından oldukça zengin olduğunu düşündüğüm Lübnan’ı ve özellikle de Beyrut’u görmeyi çok arzu etmiştim.

MÖ önce 3 bin yıllarında Kenanlıların (Finikeliler)gelişi ile yerleşke olan Lübnan’ın HZ Ömer döneminde Yermük savaşı ile beraber Müslümanların hâkimiyetine geçtiği dönemlere dair bazı okumalar yapmıştım. Sonrasındaki araştırmalarım esnasında Şam’ın başkent olması ile Lübnan’ın daha da önemli hale geldiği bilgisine ulaşmış “mutlaka görmeliyim” diye düşünmüştüm.

Hemen her dönemin gözdesi konumundaki Lübnan’ın tarihi süreç içerisinde maruz kaldığı savaşlar çekişmeler bir yana, uzun zamanlar Müslümanların hâkimiyetinde olması bölgeye dair ilgimin asıl sebebi idi elbette. Özellikle Selahattin Eyyübi Kudüs Fethi ile beraber Beyrut’u da fethedişini hayranlıkla okumuştum. Sonraki süreçte onun vefatı ile tekrar Bizanslıların eline geçtiği halde bu kez Yavuz Sultan Selim’in Mısır fethi esnasında yeniden Fethini.

Nitekim, Memluk Devleti yıkıldıktan sonra Osmanlı tam 400 yıl bölgeye hâkim olmuştur. Ne var ki Lübnan 1918’de ise Fransız işgaline uğramış ve nihayet 1944’te bağımsızlığını kazanmıştır.

Sahibi Efendilerimizin ve Ecdadın işte böylesine derin bir tarihe sahip olan bölgenin elini bırakmayışı gönlüme dokunmuş, bölgenin önemini daha iyi kavramıştım. Bu anlamda tarihin sayfalarını bana somut bir şekilde açacak olduğunu düşündüğüm bu  bölgedeki yaşanmışlıkları hissetmek, yerinde değerlendirmek istiyordum..

Ancak istişare ettiğim büyüklerimin “bölgeye uzanan yollar şu an bir hanım için güvenli değil” uyarısı üzerine bu arzumu gerçekleştirememiştim.

Lübnan’ın tarihine merak sarmazdan öncesinde; özellikle çocukluk anılarımda bir felaketten söz edilirken “Beyrut gibi” benzetmesi yapıldığı hala hafızamdadır. Gençlik yıllarımda dinlediğim Feyruz’un “Li Beyrut” şarkısından yükselen nağmeleri ile dikkatimi çekmiş, gönlüme düşmüş bir şehirdir.

“Selam sana yüreğimdeki derinliklerden ey Beyrut” diyen Feyruz, adeta bölgenin karakterini yansıtan bir kimlik olarak çıkmaktadır karşımıza.

Feyruz bir yandan yaşadığı ve bağlı olduğu şehir Beyrut’a ağıt yakarken diğer yandan “yine de bir gün Filistin halkının özgürlüğünü; çocukların doyasıya gülüşünü göreceğim” diyerek Ortadoğu’nun kaderi üzerinde oynanan oyunlara isyanını dile getirmektedir bir bakıma.

Lübnan’ın geçmişine baktığımızda bir Müslüman olarak Feyruz’a olan –çelişkili- gönül bağımızı da az buçuk anlamlandırabiliyoruz esasında.

Zira Lübnan dini ve etnik bakımdan oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Farklı dini ve etnik gruplara mensup halk ayrı cemaatler halinde yaşamaktadır. Söz gelimi Sünni Müslümanlar,(kıyı kesimde) Şii Müslümanlar beka vadisi ve güneyde, Katolik, Katolik Ermeniler kırsal kesimlerde, Katolik Maruniler Lübnan dağlarında, Dürziler dağlık bölgenin orta kesimlerinde yerleşiklerdir.

Dolayı ile böylesine kozmopolit bir bölgede çatışmalar, iç ve dış savaşların tozu dumanı arasından yükselmektedir Feyruz’un nağmeleri. Kastım olan çelişkilerde bundandır işte. Lübnan’dan yükselen bu ses, Süryani Ortodoks Hristiyanlarından birine ait olduğu halde Ortadoğu’nun özgürlüğü ve direnişini ifade eden şarkıları ile biz Müslümanların bile gönül teline dokunmaktadır.

Oysa 1975’te çıkan iç savaş “İsrail’in Filistinlileri zorunlu göç ettirmesi sonucu Müslüman nüfusun artmasına” karşın Hristiyanların ayaklanması ile başlamış değil midir?

Nitekim 1982’deki İsrail işgalinde bölgedeki Hristiyan falanjistler İsrailli güçlere yardımcı olmuşlardı.

1975’ten 1990’ların başına kadar devam eden iç savaşta başta Beyrut olmak üzere şehirler bombalanmış,150 binin üzerinde insan hayatını kaybetmiş,1 milyon insan ise mülteci olarak ülkeyi terketmiştir. Yaşanan iç savaşın ardından Suudi Arabistan’ın Taif Şehrinde Arap birliği önderliğinde gerçekleşen Taif anlaşması gereği olarak Siyonistlere karşı mücadele veren Hizbullah dışındaki bütün güçlerin dağıtılmasına ve silahların toplanmasına karar verilmiştir..

Tansiyonun hiç düşmediği Lübnan’da 1982’de İsrail yeniden saldırı başlatmış, Lübnan işgal edilerek Beyrut kuşatılmıştır. Bu işgal; İsrail’in işgali altındaki Batı Şeria’yı ilhak etme hedefine dönük olarak yüzlerce Filistinli ve Lübnanlı sivilin ölümüne yol açmıştır.

Ayrıca o esnada uluslararası koruma altında olan Sabra ve Şatilla Filistin mülteci kamplarına giren Hristiyan Lübnan askerleri yüzlerce (750 ila 3500 arası) Filistinli sivili katletmiştir. Ki, evlerinden zorla çıkarılarak, vatanlarından sürgün edilen Filistinlilerin Lübnan’da sığındıkları mülteci kamplarında katledilişlerinin acısı hala yüreğimizde, isyanı hücrelerimizdedir.

Yaşadığı savaş, işgal ve acı dolu zamanların ardından nihayet 2000 yılında İsrail işgali sonlanmıştır. Ardı sıra “Hizbullahı” bırakarak bölgeden çekilen İsrail 16 Temmuz 2006’da tekrar Lübnan’ı işgal etmeye teşebbüs etmişse de, 33 gün süren çatışmaların ardından Hizbullah’a yenilerek bu arzusunu gerçekleştirememiştir.

Lübnan’da Son Durum

Son yıllarda ise Lübnan ekonomik krizler ile sarsılmaktadır. Parlamenter sistemle yönetilen Lübnan siyaseten çözümsüzlüğü ortaya koyan bir sistem ile temsil ediliyor. Ülkenin Cumhur Başkanı Hristiyanlardan, Başbakanı Sünni Müslümanlardan, Meclis Başkanı ise Şii Müslümanlardan seçilmek zorundadır.

Dolayısı ile Ortadoğu’nun ve Doğu Akdeniz’in en önemli ticari limanına sahip olan Lübnan halkının yüzde 55’inin işsiz olduğu, yüzde 30’nun ise yoksulluk sınırında yaşam sürdüğü ifade edilmektedir. Aynı zamanda inşaat, ticaret, turizm, bankacılık, otelcilik, medya, danışmanlık ve mühendislik sektörü başta olmak üzere pek çok alanda etkin olduğu bilinmektedir.

Ancak ne var ki, iç ve dış savaşların yansıması, mezhep çatışmaları, dejenerasyon ve özellikle de yanlış politikalar; var olan imkan ve kaynaklara rağmen ekonomik krize yol açmaktadır.

Lübnan’ın yaşadığı ekonomik krizde bir diğer etken ise, dünyada en fazla mülteciyi barındırıyor olmasıdır. Zira 6 milyonluk Lübnan’da 1,5 milyon üzerindeki nüfusu Filistin ve Suriyeli mültecilerden oluşmaktadır.

Ekonomistler, geçtiğimiz gün yaşanan korkunç patlamanın Lübnan’ın var olan ekonomik krizini daha da artıracağını ifade ediyorlar.

Kaldı ki, Hariri suikastının bile hala aydınlatılamadığı ülkede Beyrut limanında yaşanan “Hiroşima” benzeri korkunç patlamanın da( kaza olduğu bilgisine rağmen) şaibe içerdiğini içindir ki, gözler İsrail’e çevirdi. Bölgeyi kendi varlığı için tehdit olarak gören İsrail’in, güç yetiremediği Hizbullah’ın  teçhizatlarını yığdığını iddia ettiği  bazı noktaları açıkça hedef gösterdiği bilinmektedir.

Hâsılı siyasi, ekonomik ve stratejik anlamda pek çok unsurun söz konusu olduğu, satır aralarında birbirinden farklı unsurların dikkat çektiği Lübnan’da geçen yıldan bu yana devam eden protestolar patlama ile birlikte yeniden alevlendi. Ardından 10 Ağustos günü itibari ile hükumet istifa etti..

Tarihimizin, kardeşliğimizin daim olduğu Lübnan’ın yaşadığı korkunç Patlamadan üzüntü duyuyoruz. Hususen, uzun süreli kavgaların kaosa dönüştürdüğü, savaşların yıkımlarını iliğine dek yaşayan bölgenin kaderinin değişmesi, istikrara kavuşması için dua ediyoruz.

Yorumlar (0)
10
açık
Namaz Vakti 22 Ocak 2021
İmsak 06:47
Güneş 08:16
Öğle 13:21
İkindi 15:52
Akşam 18:15
Yatsı 19:39
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 19 41
2. Fenerbahçe 19 39
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Alanyaspor 19 31
6. Hatayspor 19 31
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 19 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Sivasspor 19 24
13. Rizespor 19 24
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Burnley 18 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 17 44
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Getafe 18 23
11. Celta de Vigo 19 23
12. Levante 18 22
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 19 20
15. Eibar 19 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 19 16
20. Huesca 19 12
Günün Karikatürü Tümü