Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı:Milli Devlet-Milli Siyaset!

 Milli devletlerde ise fikir hürriyeti, hak ve özgürlükler talebi dahi devlet tarafından çizilen milli bir çember içine alınmaktadır. Çemberin sınırları, devletin ve milletin ali menfaatleri ile belirlenir.

YAZARLAR 05.05.2021, 12:59
Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı:Milli Devlet-Milli Siyaset!

Milli Devlet-Milli Siyaset!

Demokratik olmayan siyasal sistemlerde siyasi partilerin, kuralların ve kurumların, daha açık bir ifadeyle Anayasa ve yasaların varlığı bir güvence teşkil etmez. Yurttaşların, kurum ve kuruluşların,  özellikle de farklı unsurların tek güvencesi; milli devlet ilkeleridir. 

Oysa Anayasal düzen, devletten bağımsız olarak “insanlığın en değerli kazanımı olan ‘İnsan Haklarının’ korunmasını” garanti etmek için gereklidir. 

 Milli devletlerde ise fikir hürriyeti, hak ve özgürlükler talebi dahi devlet tarafından çizilen milli bir çember içine alınmaktadır. Çemberin sınırları, devletin ve milletin ali menfaatleri ile belirlenir. Bu menfaatlerin neler olduğuna da milli devlet karar verir.

Devlet ve milletin bekası, vatan, bayrak, ezan ve camilerin korunması, iç ve dış düşmanlara karşı milli birlik ve beraberlik gösterisi gibi tanımlanmamış ve herkesin kendine göre içini doldurduğu ilkeler, devlet ve milletin ali menfaatleri olarak tartışılmaz alanlardır.

İnsan hak ve özgürlükleri, hukuk ve demokrasi, insanca yaşamak için güvenli bir hayat, nitelikli bir eğitim veya refah toplumu olma taleplerinin tamamı bu ali menfaatlerden sonra düşünülür.

Ülkemizde olduğu gibi kurumsal ve siyasal mutabakat bu bağlamda sağlanmış, toplumsal mutabakat da buna zorlanmıştır. Dini, siyasi, sosyal, ticari, kültürel, spor, sanat, medya gibi alanların tamamında meşruiyet ve makbul vatandaşlık bu mutabakatta aranmaktadır.

Mutabakatın dışında tutulanlar veya mutabakata itiraz eden Kürtler ve Aleviler gibi unsurlar “öteki” ve “düşman” olarak tanımlanmakta, fikir ve faaliyetleri devlet, millet ve vatan için tehdit ve tehlike olarak görülmektedir.

Milli devletler için toplumu baskı altına almanın en önemli araçlarından birisi; legal veya illegal ideolojik örgütlenmelerdir. İdeolojik Siyaset; cehaleti, bağnazlığı beslemek için kutuplaştırır, düşmanlaştırır, gerektiğinde çatıştırır ve en sonunda kurtarıcı olarak “milli devlet” gücünü ortaya koyar ve toplumu barışa, selamete çıkarır!

Başarısızlığın faturası da siyasete, siyasi partilere ve politikacılara çıkarılır ve onlar cezalandırılır. Toplum, siyasetin cezalandırılmasıyla esas olarak kendilerinin cezalandırıldıklarının farkına varmadan uygulamaya alkış tutar ve “yaşasın devlet” diye “milli birlik ve beraberlik” etrafında kenetlenir.

Çoğu zaman siyaset ve siyasi partiler, bu tiyatro oyununu bilerek oynarlar veya planlanmış tıkanıklıkları aşamadıkları gerekçesiyle yolun sonuna geldiklerinde anlarlar. Ancak iş işten çoktan geçmiştir.

Artık söz konusu tıkanıklık, çözümsüzlük ancak geçmişte olduğu gibi ya doğrudan TSK’nin müdahalesiyle veya 28 Şubat ve 15 Temmuz örneklerinde olduğu gibi post modern darbe yöntemiyle giderilmeye çalışılmaktadır.

Sorumlusu siyaset olduğuna göre cezalandırılması veya ıslah edilmesi gereken de kuşkusuz siyaset, yani toplum olacaktır. Bir bakıma toplum, farkında olmadan cezalandırılmayı alkışlarla, tezahüratla karşılayacaktır.

Bu durumda da siyaset, baştan aşağı yeniden dizayn edilir, partilere, derneklere, toplumsal örgütlenmelere, cemaatlere yeniden bir istikamet çizilir.! 

Tabiatıyla her seferinde demokrasi arayışına ve demokratikleşme iradesine bir darbe daha vurulur ve bir başka demokrasi oyunu sahneye konulur. Aynı oyun farklı oyuncularla oynanmaya devam eder!

Kuşkusuz askeri müdahalelerin, darbelerin, en azından Türkiye için söz konusu olduğunu düşünmüyorum ancak siyaset (siyasi partiler) marifetiyle post modern müdahalelere de açık olduğunu yok saymıyorum. Bunun için de iddiası demokrasi olan muhalefetin, söz konusu misyonu üstlendiği için Cumhur ittifakını sorgulaması gerekmez mi?

Hukuksuzluğun, kuralsızlığın, keyfiliğin en yoğun yaşandığı bir iktidar dönemi yaşıyoruz. Sadece muhalefete değil, bize de düşen bu keyfiyetin nedenlerini sorgulamaktır.

Esas itibariyle milli devletlerde iktidarların keyfiliği, iktidar gücünden veya millet desteğinden kaynaklı değildir. Keyfilik; hukuk ve demokrasi tesisinde kurumsallaşmayı önlemek için iktidarlara verilen bir imkândır.

Bu imkânla şımaran ve gücü kendinde gören iktidarlar, zamanla sınır tanımaz bu keyfi uygulamalarıyla sadece kendi sonlarını hazırlamakla kalmazlar, siyasetin de sonunu hazırlamış olurlar. Daha önemlisi, dayanacakları bir siyasi güvenceden de mahrum kalırlar. Bu kaçınılmaz bir sondur.

Thomas More, ‘’Üttopya’’adlı kitabında şu örneği verir: "Farz edelim ki beni yakalamak için ormandaki tüm ağaçları kestin ve bu sefer şeytan senin peşine düştü. Tüm o ağaçları kestiğine yani bütün o yasaları yerle bir ettiğine göre neyin arkasına saklanabilirsin."

Yöneticilerin keyfi uygulamalarından bir ülkeyi koruyan kurumsallıktır. Kurumsallaşmamış kuralların keyfiliğe engel olması sınırlı derecededir. Kural tanımayan en tepedeki yöneticileri sınırlaması ise mümkün değildir. Bugün Türkiye’de iktidar keyfiliğinin önlenememesi, kuralsızlıktan değil, kuralların kurumsallaşamamasındandır. 

Demokrasinin kökleşmesini engelleyen de bu kurumların yokluğudur. Kişilerin, politikacı ve yöneticilerin kurallara uymasından daha çok kurumların kurallara bağlı olması önemlidir. Çünkü güvence kişiler değil, kurumlardır. Bunun önündeki en büyük engel de, milli (hamasi) siyaset ve milli (ideolojik) devlet zihniyetidir.

Abdulbaki Erdoğmuş

Yorumlar (0)
24
az bulutlu
Namaz Vakti 14 Mayıs 2021
İmsak 03:54
Güneş 05:40
Öğle 13:05
İkindi 17:00
Akşam 20:21
Yatsı 21:59
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 35 60
6. West Ham 35 58
7. Tottenham 35 56
8. Everton 35 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 35 49
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 35 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 36 80
2. Real Madrid 36 78
3. Barcelona 36 76
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 36 56
6. Real Betis 36 55
7. Villarreal 36 55
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 36 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 36 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 36 30
Günün Karikatürü Tümü